Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Élysée Sarayı’nda iki dönem görev yaptıktan sonra, Cumhurbaşkanlığına yeniden aday olmayacağını açıklaması; sağ ve sol kanattan çok sayıda adayın adaylıklarını açıklamasını beraberinde getirdi. Merkez sağda olduğu gibi, merkez sol ve sosyal demokrat kanattan Cumhurbaşkanlığına aday olmak isteyen adayların sayısı giderek artıyor.

Sol kanatta, merkez solda eski başbakan ve Sözleşme (C) Partisi lideri Bernard Cazeneuve, Halk Meydanı (PP) Partisi lideri Raphaël Glucksmann ve Sosyalist Partisi (PS) Genel Sekreteri Olivier Faure’da Cumhurbaşkanlığına aday oldu. Yeşiller Partisi (EELV) lideri Marine Tondelier ve aynı partiden Delphine Batho’da, daha önce adaylıklarını açıklamıştı.

Bu adaylar arasında en favorisi, PP lideri Glucksmann’dır, Boyun Eğmeyenler Fransa (LFI) lideri Jean-Luc Melenchon karşıtlığı ile bilinen, 23 Ağustos'ta adaylığını açıklayan 46 yaşındaki PP lideri; ünlü filozof André Glucksmann’ın oğlu. En çokta genç kuşaklar tarafından destekleniyor. 2009-2013 yılları arasında, Batı yanlısı bir politika izleyen ve bugün ülkesinde hapiste bulunan, eski Gürcistan Cumhurbaşkanı Mikheil Saakashvili’nin danışmanı olarak çalıştığı biliniyor.

MERKEZ SOLDA GLUCKSMANN FAVORİ

23 Ağustos'ta adaylığını açıklayan Halk Meydanı (PP) lideri Raphaël Glucksmann, seçilmesi durumunda köklü değişiklikler yapacağını vurguladı. 26 Mayıs'ta da TF1 televizyon kanalında; cumhurbaşkanlığı seçimi için “ülkeyi baştan başa dolaşmak”, “vatanseverlik sözleşmesi önermek” ve merkez sol “siyasi ailesini bir araya getirmek” için kendine üç ay süre tanıyacağını açıklamıştı.

Yeşiller Partisi (EELV) lideri Marine Tondelier, aynı partiden Delphine Batho ve eski Başbakan ve Sözleşme (C) Partisi lideri Bernard Cazeneuve, daha önce adaylıklarını açıkladı. 30 Ağustos'ta, Sosyalist Partisi (PS) Genel Sekreteri Olivier Faure’da adaylığını açıkladı. PS’li eski Cumhurbaşkanı François Hollande’da yarışa katılmayı düşünüyor.

Gençler arasında, en çok sevilen Glucksmann’ın oy oranı %10-%12 arasında değişiyor. Bu oran ikinci tura çıkmak için, yeterli değil. Son AP seçimlerinde %13,8 oy oranına sahip olması da lehine bir durum. AP seçiminde, PS-PP listesinin başında yer alarak solun oy oranını önemli oranda arttırdı. Adaylık açıklaması, sol kamuoyunda önemli bir yankı yarattı.

Bu kararın ardından, TF2 televizyon kanalında çalışan hayat arkadaşı gazeteci Léa Salamé; seçim kampanyasında herhangi bir çıkar çatışmasını önlemek için görevinden ayrıldı. PS ve EELV’nin desteğini alan Glucksmann’ın, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde bir ekolojik devrim başlatacağının sözünü verdi. Eski PS’li Cumhurbaşkanı François Hollanda’nın aday olmaması durumunda ikinci tura kalabilme olasılığı üzerinde duruluyor.

EKİM AYINDAKİ ÖN SEÇİM ÖNEMLİ

Merkez sol ve sosyal demokratlar, oyların dağılımını ve solun bölümüşlüğünü önlemek ve Cumhurbaşkanlığı seçimine tek adayla girmek için; Sosyalist Partisi (PS), Halk Meydanı (PP) ve Yeşiller (EELV) tek bir aday belirlemek üzere, Ekim ayında bir ön seçim yapacak. Bu aday belirleme sürecinin ayrıntıları, 25 Ağustos’ta her üç partinin yönetim organları tarafından açıklandı.

Temmuz’da görüşleri alınan PS üyeleri, Genel Sekreter Olivier Faure’nin istediği «açık oyla» yapılacak bir ön seçimi reddetti. Bunun yerine PS, PP ve tüm sosyal demokratların katılacağı, Glucksmann’ın lehine olan “gizli oyla » yapılacak bir ön seçimi tercih ettiler. Glucksmann, PS’ye kıyasla daha reformist ve merkezci bir üslup benimsemis olsa da, adaylığını destekleyecek yeterli bir güce sahip olmadığı için; PS ile işbirliği yapmak onun yararına olacaktır.

Boyun Eğmeyenler (LFI) lideri Mélenchon’a karşı çıkan Glucksmann, Ekim’de yapılacak sosyal demokratların ön seçimleri için hazırlanan bildirgesine; parlamento seçimlerinde LFI ile herhangi bir ittifak kurulmasını yasaklayan bir madde eklemeye çalıştı. Ancak, başarılı olamadı.

EELV lideri Marine Tondelier birleşik solun, Ekim ayında yapılacak ön seçimine katılmak için; Cumhurbaşkanlığı kampanyasını sürdürüyor. Aynı partiden Delphine Batho, ekolojinin “küçülmesini” ve “ortadan kaybolmasını” önlemek amacıyla bu yarışa katılıyor.

MELENCHON’UN ŞANSI ARTIYOR

Son kamuoyu yoklamalarında, dört kez Cumhurbaşkanlığına aday olan radikal sol Boyun Eğmeyenler Fransa (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon’un oy oranı artıyor. Merkez sağın en favori adayı, Ufuklar (H) lideri eski başbakan Édouard Philippe’nin oy oranını geçti.

Böylece, Mélenchon, büyük bir süpriz yaparak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kalma şansını yakalamış görünüyor. Nisan ayında yapılan ankette, %12 oy oranı ile gösterilen Mélenchon, Châteauneuf-sur-Isère (Drôme) kentinde; binlerce partili önünde siyasi faaliyetlerine yeniden başladığı bir dönemde, oy oranını önemli ölçüde artırmış oldu.

Anketlerde, merkez solda Halk Meydanı (PP) lideri Raphaël Glucksmann (%10), merkez sağda eski başbakan ve Rönesans (R) lideri Gabriel Attal (%8), eski başbakan Ufuklar (H) lideri Édouard Philippe (%14) ve Cumhuriyetçiler (LR) lideri Bruno Retailleau (%6) oy oranına sahip. Mélenchon %16’lik bir oranla, merkez sağ ve soldaki adayların aldıkları oy oranlarını geçiyor.

Merkez sağda Attal ve Philippe’nin birbirleri lehine adaylıktan çekilmesi durumunda bile, Mélenchon’nun hâlâ daha şansı var. İlk senaryoda, yani Attal’ın yer almadığı durumda, Mélenchon ve Philippe’in oy oranları eşit (%17) bir durumda. İkinci senaryoda ise, Philippe’nin yokluğunda Attal’ın oy oranı %14-%15 arasında, Mélenchon’un ise yine %17 olarak tahmin ediliyor.

LE PEN EN SANŞLI ADAY

Merkez sağdaki aday çokluğunu ve dağılmışlığını fırsata çeviren aşırı sağcı, ırkçı ve faşist Ulusal Birlik Partisi (RN) lideri Marine Le Pen; üç kez başarısız denemenin ardından, 2027’de Élysée Sarayı’na çıkmak için, en şanslı adaylar arasında bulunuyor. Beş farklı ilk tur senaryosundan üçünde, radikal sol Boyun Eğmeyenler Fransa (LFI) lideri Mélenchon; Le Pen ile ikinci tura kalırken, bir senaryoda ise merkez sağda Ufuklar (H) lideri Édouard Philippe ile baş başa kalıyor.

Bu sonuçlar, merkez solda birlik sağlanamaması ve tek aday etrafından birleşememelerini fırsat bilen Mélenchon için; belirgin bir ilerlemeye işaret ediyor. Merkez sağda Philippe’in (%19), Melanchon’u (%17) geride bırakmasını sağlayacak tek bir senaryo var. O da, Rönesans (R) lideri Attal’ın adaylıktan kesin olarak çekilmesi ve François Hollande’ın (%8) Raphaël Glucksmann’ın yerine sosyal demokrasinin bayrağını taşımasıdır.

Bütün anketler, Le Pen’in %35 ile %38’lik bir oranla ilk turda önde olduğunu gösteriyor. Bu demektir ki, RN liderinin rakibi kim olursa olsun – Mélenchon (%68-%32), Attal (%57-%43) veya Philippe (%55-%45) – ikinci turda galip geleceği anlamına geliyor. Bugüne kadar Philippe, Le Pen’i yenecek en güçlü merkez sağ aday olarak görülüyordu. Seçimlere henüz 6-7 ay kadar bir süre kaldığı için, farklı sonuçların çıkacağının olanaklı olduğunu burada belirtmekte yarar var.