Bugün (31 Ekim) Paris'te gerçekleştirilecek toplumsal kitlesel protestolar öncesinde Fransız hükümeti, yargı mekanizmaları ve sendikalar arasındaki gerilim adeta kırılma noktasına geldi.
Fransa'nın en yüksek idari yargı organı olan Danıştay, sendikal grupların ısrarla talep ettiği ve sembolik önemi büyük olan Bastille Meydanı ile Nation Meydanı arasındaki yürüyüş güzergâhını iptal etti.
Danıştay, Paris Emniyet Müdürlüğünün güvenlik gerekçesiyle belirlediği alternatif güzergâhı nihai olarak onaylayarak tartışmalara son noktayı koydu. Yargının bu hamlesi, sendikalar tarafından demokratik eylem hakkına müdahale olarak yorumlanırken hükümetin "kamu düzeni" hassasiyeti ile işçi konfederasyonlarının "gösteri özgürlüğü" mücadelesini bir kez daha karşı karşıya getirdi.
Fransa'nın en üst idari yargı organı olan Danıştayın bu bağlayıcı kararı üzerine, ülkenin en büyük işçi sendikalarından Genel Emek Konfederasyonu (CGT) bir açıklama yaptı. Sendika yönetimi, kortej güvenliğini tehlikeye atmamak ve olası kolluk kuvveti müdahalelerinin önüne geçmek adına tüm eylemcileri resmî olarak belirlenen güzergâha ve yasal sınırlara bağlı kalmaya davet etti.
SİYASİ, HUKUKİ VE TOPLUMSAL GERİLİM ZİRVEDE
Fransa genelinde 31 Ekim'in, "kamu düzenini bozma riski oldukça yüksek" bir gün olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Cadılar Bayramı (Halloween) kutlamaları nedeniyle yetkililerin özellikle akşam saatlerinde olası taşkınlık ve şiddet olaylarına karşı tedbir aldığı aktarılıyor.
Bu doğrultuda, ülke genelinde güvenliği sağlamak amacıyla 70 bin polis ve jandarma görevlendirildi. Öte yandan lise ve üniversite öğrencilerinin protesto ve gösteri yürüyüşlerine yönelik destek çağrılarının da sürdüğü ifade ediliyor.
Geniş Katılımlı Toplumsal Seferberlik Çağrısı
Lise ve üniversite gençliği, hayat pahalılığına karşı yürütülen toplumsal muhalefete ivme kazandırmak amacıyla bu cumartesi (31 Ekim) sendikalar ve "Sarı Yelekliler" hareketiyle omuz omuza yeni bir kitlesel protesto dalgası gerçekleştirmek üzere meydanlara çağrıldı. "Sarı Yelekliler" hareketinin bu eylemlerde ön saflarda yer aldığını burada belirtmek gerekir.
Yargı ve Yürütme Arasında Güzergâh Krizi
Başkent Paris'te gösterilerin seyrine ilişkin ciddi bir hukuki ve idari mücadele yaşandı. İlk derece mahkemesi olan Paris İdare Mahkemesi, eylemcilerin Bastille-Nation arasındaki yürüyüş güzergâhı talebini hukuka uygun bularak onayladı. Ancak Paris Emniyet Müdürünün bu karara karşı yaptığı itirazı değerlendiren en üst idari yargı mercii Danıştay, nihai kararıyla söz konusu güzergâhta yürüyüş yapılmasına ilişkin izni iptal etti.
Maksimum Düzeyde Güvenlik Mobilizasyonu
İçişleri Bakanı Laurent Nuñez tarafından yapılan resmî açıklamada, bugünün "kamu düzenini bozmaya yönelik çok yüksek risk barındıran bir gün" olarak değerlendirildiği belirtildi. Bu doğrultuda, olası asayiş sorunlarının önüne geçmek amacıyla ülke genelinde 70 bin polis ve jandarmadan oluşan geniş çaplı bir güvenlik gücü görevlendirildi. Paris'in her sokağına güvenlik güçleri konuşlandırıldı ve yoğun güvenlik önlemleri alındı.
Ulaşım ve Serbest Dolaşım Kısıtlamaları
Öngörülen güvenlik riskleri ve operasyonel tedbirler kapsamında Paris genelinde 40'tan fazla metro istasyonu geçici olarak faaliyetlerine ara verdi. Ayrıca asayişin sağlanması amacıyla kent genelinde hafta sonu boyunca uygulanacak sokağa çıkma yasakları yürürlüğe konuldu. Söz konusu yasal düzenlemelere uymayanlar hakkında kanuni yaptırımların kararlılıkla uygulanacağı belirtildi.
Kamuoyu Algısında Kırılma ve Anket Sonuçları
Odoxa-Backbone Consulting şirketi tarafından merkez sağ eğilimli Le Figaro gazetesi adına gerçekleştirilen son kamuoyu araştırması, toplumsal algıda belirgin bir eksen kayması yaşandığını ortaya koyuyor. Ankete katılan Fransız vatandaşlarının yüzde 64'ü, öğrenci hareketlerinin ve kitlesel eylemlerin artık sona ermesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.
Oysa geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen kamuoyu yoklamalarında, her on Fransız'dan altısından fazlası lise öğrencilerinin bu protesto hareketine açıkça destek vermekteydi.
ÖĞRENCİ EYLEMLERİNE YENİ ENGEL
Fransa'daki Genel Öğrenci Dernekleri Federasyonu (FAGE), Danıştayın 31 Ekim'de Paris'te yapılması planlanan gösterinin ilk güzergâhını yasaklamasını protesto ederek bu kararı, en temel insan haklarından biri olan gösteri hakkına vurulan yeni bir darbe olarak nitelendirdi.
Federasyon, bu yasağın talepleri ifade etme özgürlüğünü ciddi biçimde kısıtladığını ve yürüyüş kollarını kasıtlı olarak tehlikeye attığını belirtirken gençlik sendikaları koalisyonunun eylemlerin geleceğini belirlemek üzere toplanacağını duyurdu. Eylemlerin seyrini belirlemek amacıyla gençlik konfederasyonunun gerçekleştireceği toplantı yakından takip ediliyor.
Danıştay, Paris'te bugün yapılması planlanan büyük gösterinin güzergâhına ilişkin tartışmalı kararı verdi. Fransız Haber Ajansının (AFP) incelediği karara göre yüksek mahkeme, Paris Emniyet Müdürlüğünün itirazını haklı buldu. Daha önce Paris İdare Mahkemesi, organizatörlerin talep ettiği "Bastille-Nation" güzergâhına izin vermişti.
Ancak Emniyet Müdürlüğü, bu güzergahta ciddi güvenlik riskleri oluşabileceğini savundu. Danıştayın son kararıyla alt mahkemenin verdiği izin iptal edilmiş oldu. Cumartesi günü gerçekleştirilecek eylem için onaylanan yeni rota ise başkentin dış çeperinde yer alıyor. Göstericiler, emniyet müdürlüğünün belirlediği Porte de Bagnolet ile Porte de Charenton arasındaki güzergâhta yürüyecek. Yetkililer, riskli geçmesi beklenen bu protesto günü için yoğun güvenlik önlemleri almaya hazırlanıyor.
Danıştay, güzergâh değişikliği kararını savunuyor. Bu kısıtlamanın hukuka uygun, gerekli ve ölçülü olduğu belirtiliyor.
Amaç, gösteri özgürlüğünü engellemek değil, korumaktır. Alternatif güzergâh sayesinde eylemciler taleplerini hedef kitleye tam ve güvenli bir şekilde duyurabilecektir. Aynı zamanda kolluk kuvvetlerimiz daha etkin bir şekilde konuşlanacaktır. Böylece olası provokasyonların ve olayların önüne geçilecektir. Hem kamu düzeni korunacak hem de demokratik hakların güvenle kullanılması sağlanacaktır.
Önemli not: Metindeki tarih, güvenlik önlemleri, sokağa çıkma yasağı, 70 bin güvenlik görevlisi ve metro istasyonlarının kapatılması gibi bilgileri doğrulamadım; yalnızca dil ve anlatım düzeltmesi yaptım. Ayrıca 31 Ekim'in hangi yıla ait olduğu ve metindeki bazı ifadelerin farklı kaynaklardan aktarılmış olabileceği dikkate alınmalıdır. Bunlar dil düzeltmesinin dışında kalan konulardır.