"BSW’nin AfD’yi etkileyen bir siyasi güç mü olacağı, yoksa onun önünü açan bir aktöre mi dönüşeceği, önümüzdeki dönemde Almanya siyasetindeki tartışmaların önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek."

Almanya’da siyaset sahnesinde kendisini alternatif olarak konumlandıran Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW), Saksonya-Anhalt eyaletinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ile kurduğu ilişkiler nedeniyle yeniden tartışmaların odağında. Daha önce AfD’li bir siyasetçinin eyalet parlamentosu başkanlığına seçilmesine katkıda bulunan BSW’nin, şimdi de AfD ile aynı siyasi zeminde buluşması, iki parti arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Magdeburg’da dikkat çeken buluşma

AfD’ye yakınlığı ve aşırı sağcı yayın çizgisiyle bilinen Compact dergisinin genel yayın yönetmeni Jürgen Elsässer, Magdeburg’da açılan televizyon stüdyosu vesilesiyle iki partinin temsilcilerini bir araya getirdi. Perşembe günü düzenlenen etkinliğe AfD’den 20 milletvekili katılırken, BSW’nin eyalet parlamentosundaki beş milletvekilinin tamamı da davete katıldı.

Compact dergisi bu buluşmayı “tarihî bir karşılaşma” olarak nitelendirdi. Derginin açıklamasına göre etkinlik yalnızca tanışma amacı taşımıyordu; küçük gruplar hâlinde çeşitli stratejik konular da ele alındı. İki partinin siyasetçilerinin birlikte kadeh kaldırdığı görüntüler, BSW ile AfD arasındaki siyasi mesafenin ne ölçüde korunduğu sorusunu gündeme taşıdı.

Tepkilerin ardından BSW Eş Genel Başkanı Fabio De Masi, AfD ile aralarında ayrıcalıklı bir ortaklık ya da siyasi dayanışma bulunduğu izlenimine karşı çıktı. De Masi, “AfD benim siyasi rakibimdir” diyerek mesafe koymaya çalıştı. BSW’nin dış politika temsilcilerinden Sevim Dağdelen de AfD ile yakınlaşmanın, transatlantik sağın güçlenmesine yol açacağı ve BSW’nin siyasi varlığını tehlikeye atacağı uyarısında bulundu.

Ancak yapılan açıklamalar, iki parti arasındaki temasların doğurduğu siyasi tartışmayı sona erdirmeye yetmedi.

“Savaşın genişletilmesi yerine barış görüşmeleri”

BSW ile AfD, Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu’na “Ukrayna’da savaşın genişletilmesi yerine barış görüşmeleri” başlıklı ortak bir önerge sundu. İki partinin özellikle Ukrayna savaşı konusunda aynı çizgide buluşması, aralarındaki siyasi yakınlaşmanın yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor.

BSW’nin Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin daha kapsamlı bir tutum ortaya konulmasını da istediği belirtiliyor. Ancak eleştirilere göre AfD’nin ABD ve İsrail’in askerî politikalarına yönelik yaklaşımı, bu alanda ortak bir siyasi tutum geliştirilmesini zorlaştırıyor.

AfD’nin Saksonya-Anhalt’ta İsrailli savunma sanayisi şirketi Elbit’in faaliyetlerine olumlu yaklaşması da çelişkiler bağlamında gündeme getiriliyor. Partinin göçmen karşıtı siyasi çizgisiyle bu tutumu arasında kurulan bağlantı, BSW ile AfD arasındaki olası işbirliğinin ideolojik sınırlarına ilişkin tartışmaları derinleştiriyor.

BSW, AfD’nin önünü mü açıyor?

Eyalet parlamentosunda kritik bir konumda bulunan BSW, siyasi dengeleri etkileyebilecek bir güce sahip. Ancak eleştirel değerlendirmeye göre parti, iddia ettiği gibi AfD’yi yönlendiren ya da onun siyasi alanını daraltan bir aktör olmaktan uzak.

Aksine BSW’nin, ekonomik açıdan liberal ve bazı kesimleri faşist olarak nitelendirilen AfD’ye sosyal politikalar üzerinden meşruiyet kazandırma riski taşıdığı savunuluyor. Ukrayna konusunda sunulan önergenin de bu açıdan sembolik bir anlam taşıdığı belirtiliyor. Zira Rusya yaptırımları ve Ukrayna’ya yönelik yardım politikaları esas olarak federal düzeyde belirleniyor. Buna rağmen AfD, söz konusu önerge aracılığıyla kendisini bir “barış partisi” olarak sunma fırsatı bulabiliyor.

Bu yaklaşımın temelindeki eleştiri şu: BSW, AfD’nin siyasi söylemini değiştirmek yerine, onun kendisini daha geniş kesimlere kabul ettirmesine istemeden de olsa katkıda bulunabilir.

“Alternatif” olarak doğdu, aşırı sağa köprü mü oluyor?

BSW, kuruluşunda Almanya’daki mevcut siyasi düzene ve özellikle geleneksel partilere alternatif olma iddiasını öne çıkarmıştı. Ancak Saksonya-Anhalt’taki son gelişmeler, partinin bu iddiasıyla siyasi pratikleri arasında çelişki bulunduğu yönündeki eleştirileri yeniden gündeme getirdi.

AfD ile kurulan temaslardan memnuniyet duyan bazı BSW üyelerinin, bu yakınlaşmanın siyasi sonuçlarını yeterince değerlendirmediği ileri sürülüyor. Eleştirel bakış açısına göre AfD, BSW’yi eşit bir ortak olarak güçlendirmekten çok, kendi siyasi hedefleri doğrultusunda kullanabilir.

Üstelik AfD’nin uzun vadeli stratejisinin yalnızca BSW ile işbirliğine dayanmadığı; CDU’dan ayrılabilecek isimlerle birlikte daha geniş bir muhafazakâr ve sağ blok üzerinden iktidar kurmayı hedefleyebileceği de belirtiliyor.

BSW’nin AfD’yi etkileyen bir siyasi güç mü olacağı, yoksa onun önünü açan bir aktöre mi dönüşeceği, önümüzdeki dönemde Almanya siyasetindeki tartışmaların önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.