Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi, ömür boyu hapis cezasında asgari infaz süresini 24 yıl olarak belirledi. Karar kesinleşirse Zschäpe’nin en erken 2035’te tahliye edilmesinin önü açılabilecek.
Almanya’da 2000-2007 yılları arasında işlenen ırkçı cinayetler, bombalı saldırılar ve silahlı soygunlarla anılan NSU’nun hayatta kalan tek üyesi Beate Zschäpe’nin erken tahliye talebi kabul edilmedi. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi (OLG), 51 yaşındaki Zschäpe’nin cezasında asgari infaz süresini 24 yıl olarak belirlerken kalan cezanın denetimli serbestlik kapsamında ertelenmesi talebini de reddetti.
27 Ekim 2026’da kamuoyuna yansıyan karara göre Zschäpe, en az 2035 yılına kadar cezaevinde kalacak. Ancak karar henüz kesinleşmedi. Hem savunma makamının hem de Federal Başsavcılığın karara itiraz etme hakkı bulunuyor.
Mahkeme suçun ağırlığını vurguladı
Kasım 2011’den bu yana tutuklu bulunan Zschäpe, 2018 yılında Münih’te görülen NSU davasında örgütün işlediği cinayetlere müşterek fail olarak katılmaktan ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahkeme ayrıca suçun özel ağırlığı bulunduğuna hükmetmişti. Bu karar, cezanın olağan 15 yıllık asgari infaz süresinin ardından sona erdirilmesini büyük ölçüde engellemişti.
Bu sürenin dolmasının ardından Zschäpe, cezasının kalan bölümünün denetimli serbestlik kapsamında infaz edilmesi için başvuruda bulundu. Savcılık asgari infaz süresinin 25 yıl olmasını talep ederken savunma, bu sürenin 20 yılla sınırlandırılmasını istedi.
Mahkeme ise Zschäpe’nin cezaevindeki tutumunu ve son dönemdeki açıklamalarını lehine değerlendirmekle birlikte, işlenen suçların olağanüstü ağırlığının daha uzun süre cezaevinde kalmasını gerektirdiği sonucuna vardı. Böylece asgari infaz süresi 24 yıl olarak belirlendi.
Zschäpe, cinayetlerden önceden haberdar olduğunu kabul etti
Mahkemenin değerlendirmesinde Zschäpe’nin son yıllardaki açıklamaları da etkili oldu. Daha önce NSU davasında sessiz kalmayı tercih eden Zschäpe, sonraki süreçte Bavyera Eyalet Meclisinin NSU soruşturma komisyonunda ve örgüte destek vermekle suçlanan bir kişinin yargılandığı davada ifade verdi.
Zschäpe’nin ayrıca NSU cinayetlerinden haberdar olduğunu kabul ettiği ve masum insanların hayatlarını yok ettiği ya da ciddi biçimde etkilediği için utanç duyduğunu dile getirdiği belirtildi. Mahkeme, Zschäpe’nin Nasyonal Sosyalist ideolojiden uzaklaştığı yönündeki beyanlarını ve cezaevindeki davranışlarına ilişkin değerlendirmeleri de lehine unsurlar arasında saydı.
Zschäpe’nin Saksonya eyaletindeki Chemnitz Cezaevi’nde kaldığı ve bir süredir devlet dışı bir aşırı sağdan uzaklaşma programına katıldığı bildirildi.
Bununla birlikte mahkeme, söz konusu gelişmelerin işlenen suçların ağırlığını ortadan kaldırmadığına hükmetti. Bu nedenle erken tahliye talebinin kabul edilmesi için yeterli gerekçe bulunmadığı sonucuna varıldı.
NSU, 10 kişinin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor
Beate Zschäpe, Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt, Almanya’da yıllarca gizlenerek faaliyet gösteren aşırı sağcı terör hücresi NSU’nun çekirdeğini oluşturuyordu.
NSU, 2000-2007 yılları arasında dokuz göçmen kökenli erkek ile bir Alman kadın polisin öldürülmesinden sorumlu tutuldu. NSU, 2000-2007 yılları arasında sekizi Türk, biri Yunan kökenli dokuz esnafı ve bir Alman polis memurunu öldürdü. NSU ayrıca Köln’de düzenlenen iki bombalı saldırı ve çok sayıda silahlı soygunla ilişkilendirildi. Bombalı saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı.
Örgüt, güvenlik birimlerinin hataları ve soruşturmalardaki eksiklikler nedeniyle yaklaşık 14 yıl boyunca ortaya çıkarılamadı. NSU’nun varlığı, 4 Kasım 2011’de Thüringen eyaletindeki Eisenach kentinde başarısız bir banka soygununun ardından açığa çıktı. Mundlos ve Böhnhardt’ın olay sonrasında intihar ettiği bildirildi. Zschäpe ise üçlünün Saksonya eyaletinin Zwickau kentindeki ortak evini ateşe verdikten dört gün sonra polise teslim oldu.
Tahliye için 2035 yılı işaret ediliyor
Münih Yüksek Eyalet Mahkemesinin kararı, Zschäpe’nin 15 yıllık asgari infaz süresinin dolmasının tek başına tahliye için yeterli olmadığını ortaya koydu. Mahkemenin belirlediği 24 yıllık süre, tutuklulukta geçen zamanı da kapsıyor.
Kararın kesinleşmesi hâlinde Zschäpe’nin tahliye olasılığı ilk kez 2035 yılında yeniden değerlendirilebilecek. Ancak bu tarih, cezaevinden kesin olarak çıkacağı anlamına gelmiyor. Tahliye için cezanın kalan kısmının denetimli serbestlik kapsamında infazına ayrıca karar verilmesi gerekecek.




