SPD yönetimi, koalisyon görüşmelerinin tamamlanmasının ardından üyelerin olası koalisyon sözleşmesi hakkında oy kullanmasını gündemine aldı.

Yeni hükûmetin kurulmasına ilişkin süreçte konut politikaları, antisemitizm tartışmaları ve kentte güvenlik politikalarının geleceği öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

SPD üyelerine danışmayı planlıyor

Eyalet eş başkanları Bettina König ve Steffen Krach, yaptıkları açıklamada, üye oylaması konusunun bu hafta eyalet yönetiminin yürütme kurulunda ele alınacağını ve ardından sonuç ile sonraki adımlar hakkında bilgi verileceğini bildirdi.

SPD içerisinde, Yeşiller ve Sol Parti ile kurulması muhtemel koalisyonun üyelerin katılımıyla değerlendirilmesi daha önce de gündeme gelmişti. Lichtenberg ve Reinickendorf gibi bazı yerel parti örgütleri, koalisyon anlaşmasının üyelerin oyuna sunulmasını savunmuştu.

Olası koalisyonun diğer ortakları Yeşiller ve Sol Parti de kendi üyelerine danışmayı planlıyor.

Ön görüşmelerin yaklaşık bir buçuk hafta önce tamamlanmasının ardından SPD eyalet yönetimi ve Yeşillerin küçük parti kongresi, koalisyon görüşmelerine başlanması yönünde karar aldı. Sol Parti ise 31 Ekim Cumartesi günü yapılacak parti kongresinde, SPD ve Yeşillerle resmî koalisyon görüşmelerine başlanıp başlanmayacağını oylayacak. Onay çıkması durumunda görüşmelerin kasım ayının başında başlaması öngörülüyor.

Böylece Berlin’de seçimlerin ardından yeni eyalet hükûmetinin kurulmasına ilişkin süreç, parti kongreleri ve üyelerin vereceği kararlarla şekillenecek.

Koalisyon görüşmelerinde güvenlik politikası öne çıkıyor

SPD’li Berlin Eyalet Meclisi milletvekili Orkan Özdemir, Frankfurter Rundschau gazetesine verdiği röportajda, olası koalisyonun güvenlik politikası ve kamuoyundaki tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özdemir, son aylarda Sol Parti’nin giderek daha fazla Almanya için Alternatif (AfD) ile aynı çizgide gösterilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Her siyasi hareketin somut eleştirilere açık olması gerektiğini belirten Özdemir, Sol Parti ile AfD’nin eş tutulduğu tartışmalara sağ popülistlerin, lobi çevrelerinin ve bazı medya aktörlerinin katkıda bulunduğunu savundu.

Almanya’da Cadılar Bayramı gösterilerine on binlerce kişi bekleniyor
Almanya’da Cadılar Bayramı gösterilerine on binlerce kişi bekleniyor
İçeriği Görüntüle

SPD’li siyasetçi, parti üyelerinin koalisyon konusunda oy kullanacağı süreçte tartışmaların daha da sertleşebileceğini ifade etti.

“Güvenlik yalnızca üniformayla başlamaz”

Berlin’de kırmızı-kırmızı-yeşil bir koalisyon kurulması durumunda kentin kaosa sürükleneceği yönündeki eleştirilere karşı çıkan Özdemir, güvenlik politikalarının yalnızca polis müdahalesi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Schöneberg’in sosyoekonomik açıdan dezavantajlı kuzey bölgesinde büyüdüğünü hatırlatan Özdemir, güvenliğin çoğu zaman mahallede, apartmanlarda, açık gençlik merkezlerinde ve komşular arasındaki dayanışmada başladığını ifade etti. Ona göre asıl risk, toplumsal sorunların ve sosyal ihtiyaçların göz ardı edildiği durumlarda ortaya çıkıyor.

Özdemir, Berlin için etkili bir güvenlik politikasının önleme, müdahale ve yaptırım mekanizmalarını birlikte ele alması gerektiğini vurguladı. Bu üç unsurdan herhangi birinin tek başına yeterli olmayacağını belirtti.

Polis ve güvenlik güçlerinin hem ölçülü davranması hem de gerektiğinde kararlı hareket etmesi gerektiğini söyleyen Özdemir, şiddet uygulayan veya güvenlik görevlilerine saldıran kişilerin sonuçlarla karşılaşması gerektiğini ifade etti. Bununla birlikte, cezalandırıcı önlemlerin sürecin son aşaması olması gerektiğini belirtti.

Özdemir, mahalle polislerinin erken müdahalesi, Kottbusser Tor gibi bölgelerdeki yerel polis noktaları ve farklı meslek gruplarından oluşan kriz ekiplerinin de güvenlik politikasında önemli rol oynadığını söyledi. Önleyici çalışmaların değişen bütçe koşulları nedeniyle aksatılmaması gerektiğini kaydetti.

SPD’li siyasetçi, Sol Parti ve Yeşillerle yapılması planlanan koalisyon görüşmelerinde güvenlik politikası konusunda uzlaşma sağlanabileceğini düşündüğünü belirtti. Özdemir’e göre milyonlarca kişinin yaşadığı bir kentte, devletin güvenlik kurumlarının işlevsel olması, parlamentonun denetimine tabi tutulması ve çalışmalarında şeffaflığın sağlanması gerekiyor.