Roth, açıklamalarında Yahudiler Merkez Konseyi’nin (Zentralrat der Juden) ve çeşitli çevrelerin yoğun baskısı altında kaldığını söyledi.
Açıklamalar, Almanya’da siyasi tartışma başlatırken, Eski Yeşiller Partisi Federal Meclis Milletvekili ve Almanya-İsrail Derneği Başkanı Volker Beck’ten sert tepki geldi.
Alman Yeşiller Partisi’nin (Die Grünen) önde gelen siyasetçilerinden ve eski Kültür Devlet Bakanı Claudia Roth, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere ilişkin geçmişte yaptığı açıklamalarla ilgili dikkat çekici bir özeleştiride bulundu.
Gazeteci Tilo Jung’un “Jung & Naiv” adlı podcast programına katılan Roth, 2024 yılında Berlin Uluslararası Film Festivali (Berlinale) sonrasında verdiği bir röportajda kullandığı ifadelerin yanlış olduğunu söyledi. Roth, o dönemde İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’daki politikalarının “apartheid” ve “soykırım” olarak nitelendirilmesine karşı çıkmıştı.
“O DÖNEMKİ AÇIKLAMALARIM BÜYÜK HATAYDI”
Mart 2024’te Der Spiegel’e konuşan Roth, Berlinale ödül töreninde İsrailli yönetmen Yuval Abraham’ın Batı Şeria’daki durumu “apartheid” olarak tanımlamasını eleştirmiş, Filistinli yönetmen Basel Adra’nın Gazze’deki İsrail askeri operasyonlarını “katliam” olarak nitelendirmesini de kabul edilemez bulmuştu.
Roth, aynı röportajda Amerikalı yönetmen Ben Russell’ın İsrail’i Filistinlilere karşı soykırım yapmakla suçlamasını da “dayanılmaz” ve törenin en düşük noktası olarak değerlendirmişti.
Podcast programında geçmişteki açıklamaları sorulan Roth, Filistinli yönetmen Adra’nın kendisi tarafından haksızlığa uğratıldığını kabul ederek, “Evet, bu tamamen büyük bir hataydı. Bunu sonradan tekrar söylemem de tamamen yanlıştı” dedi.
Roth, o dönemde Yahudiler Merkez Konseyi ve çok sayıda çevreden yoğun baskı gördüğünü belirterek, “Bu durumda çok zayıf kaldım ve kendimi aşırı derecede baskı altında hissettim. Bu bir hataydı” ifadelerini kullandı.
Eski Bakan, yönetmenlerin “apartheid” ve “soykırım” ifadelerini kullanmalarını eleştirmesinin de yanlış olduğunu söyledi.
“BATI ŞERİA’DAKİ DURUM APARTHEID”
Roth, podcast programında Batı Şeria’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmesini de değiştirdiğini belirtti. İsrailli bir bakanın Filistinlilerin Batı Şeria’daki yollarda araç kullanmalarının yasaklanmasına ilişkin açıklamalarına atıfta bulunan Roth, “Eğer durum buysa, o zaman bu apartheid, evet” dedi.
Gazze'deki gelişmeler konusunda uzmanların değerlendirmeleri ışığında görüşünün değişip değişmediği sorulduğunda da geçmişteki tutumunun hata olduğunu ifade etti.
Roth ayrıca, yurt dışındaki bazı yakın arkadaşlarının kendisine Almanya'nın tarihsel suçluluğundan ne zaman kurtulacağını ve İsrail konusunda bu tarihsel yükten bağımsız bir tutum geliştirebileceğini sorduklarını aktardı. Ancak bu sözlerin ardından Almanya'nın tarihsel sorumluluğuna ilişkin kendi yaklaşımını ayrıntılı biçimde açıklamadı.
VOLKER BECK’TEN SERT ELEŞTİRİ
Roth'un açıklamaları, aynı partiden siyasetçi ve Almanya-İsrail Derneği (Deutsch-Israelische Gesellschaft) Başkanı Volker Beck'in sert tepkisine neden oldu.
Beck, Roth'un ifadelerini “klasik Alman suçluluk savunusu” olarak nitelendirdi. Roth'un bazı yabancı arkadaşlarının sözlerini aktarmakla kalmadığını, bu düşünceyi kendi yaklaşımına da dahil ettiğini savundu.
Beck, Roth'un açıklamalarını yazar Martin Walser'in geçmişteki söylemleri ve aşırı sağcı AfD'li siyasetçi Björn Höcke'nin Almanya'nın geçmişiyle hesaplaşma biçimine yönelik eleştirileriyle ilişkilendirdi.
Almanya-İsrail Derneği Başkanı Beck, Roth'un İsrail'e yönelik “soykırım” ve “apartheid” suçlamalarını artık benimsediğini ileri sürerek, geçmişteki açıklamalarını kendi zayıflığına ve baskı altında kalmasına bağlamasını eleştirdi.
ROTH’TAN TARİHSEL SORUMLULUK AÇIKLAMASI
Tartışmaların büyümesi üzerine Claudia Roth, Stern dergisine yaptığı açıklamada Almanya'nın Nazi döneminde işlediği suçlara ilişkin tarihsel sorumluluğunu hiçbir zaman sorgulamadığını belirtti.
Kendisine yöneltilen tarihsel sorumluluğu hafife aldığı veya Almanya'nın Holokost nedeniyle taşıdığı sorumluluğu göreceleştirdiği yönündeki suçlamaları reddeden Roth, “Bana yönelik bu yorumlar kesinlikle kabul edilemez” dedi.
Roth, Almanya'nın tarihsel suçlarının araştırılması ve bunlardan doğan sorumluluğun hayatı boyunca siyasi çalışmalarının en önemli konularından biri olduğunu vurgulayarak, bu yaklaşımının değişmediğini ve değişmeyeceğini ifade etti.

