Alman basınında ve uluslararası haber ajanslarında yayımlanan haberlerde, kayyım operasyonu Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik baskıların yeni bir halkası olarak değerlendirildi. Uluslararası basın ve insan hakları kuruluşları da kayyıma tepki gösterdi.
Türkiye’de basın özgürlüğüne ağır darbe
İstanbul’daki Halk TV merkez binasına sabahın erken saatlerinde düzenlenen polis baskını, Türkiye’de medya özgürlüğü ve yargının bağımsızlığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kanalın yayınlarının kesildiği, çalışanların binaya girişinin engellendiği ve şirketlerin yönetimine kayyım atandığı bildirildi.
Alman basınında yayımlanan haberlerde, Türkiye’de AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimini eleştiren medya kuruluşlarının uzun süredir baskı altında olduğu vurgulandı. Haberlerde, Halk TV’ye yönelik polis baskını ile kayyım atanmasının bağımsız ve muhalif medyaya dönük son adımlardan biri olduğu belirtildi.
Alman medyasının yanı sıra uluslararası haber ajansı AFP de operasyonu geniş biçimde duyurdu. Haberlerde, soruşturmanın resmî gerekçesi ile kanal yönetiminin suçlamalara verdiği yanıt aktarılırken, kayyımın basın özgürlüğü açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çekildi.
Mahiroğlu hakkındaki soruşturma gerekçe gösterildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre operasyon, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlere el konulması ve bu şirketlere kayyım atanmasına ilişkin mahkeme kararı kapsamında gerçekleştirildi. Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve kara para aklama iddialarıyla soruşturma yürütüldüğü bildirildi.
Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldığı, bunlardan 11’inin gözaltına alındığı açıklandı. Mahiroğlu ise hakkındaki suçlamaları reddederek iddiaların dayanaksız olduğunu savundu. Yargının siyasi amaçlarla kullanılmasının Türkiye’ye verilebilecek en büyük zararlardan biri olduğunu belirtti.
Muhalif medyaya yönelik baskılar artıyor
Almanya'da birçok yayın kuruluşu, Halk TV’nin Türkiye’de hükümete yakın olmayan önemli televizyon kanallarından biri olduğunu vurguladı. Haberde, kayyımın Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada savunmaların başlayacağı güne denk gelmesine dikkat çekildi.
Alman Birinci Kanalı ARD’nin haber servisi, Halk TV’nin Türkiye’nin en çok izlenen haber kanallarından biri olduğunu ve ülkedeki medya kuruluşlarının önemli bölümünün hükümet kontrolünde ya da hükümete yakın çizgide bulunduğunu aktardı. Haberde, muhalefetin kayyıma sert tepki gösterdiği belirtildi.
Alman kamu radyosu NDR, operasyonu hükümetin Erdoğan karşıtı medyaya yönelik baskılarının son örneği olarak değerlendirdi. Yayın kuruluşu, Halk TV’ye yönelik müdahaleyi T24 haber sitesine erişimin engellenmesinin ardından yaşanan yeni bir gelişme olarak aktardı.
İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, operasyonun Türkiye’deki bağımsız medya alanını daha da daralttığına dikkat çekti. Gazete ayrıca kayyım uygulamasının, muhalefet üzerindeki hukuki baskıların ve medya kuruluşlarına yönelik işlemlerin yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleştiğini yazdı.
Euronews ve AFP: Yayın kesildi, 11 kişi gözaltına alındı
Euronews ve Agence France-Presse (AFP) tarafından yayımlanan haberlerde de polis baskınının ayrıntılarına yer verildi. Euronews, canlı yayının kesildiğini ve operasyonun Ekrem İmamoğlu’nun davasındaki savunmaların başlamasından saatler önce gerçekleştiğini bildirdi.
AFP ise müdahalenin ardından gazetecilerin kanal binasına erişemediğini, güvenlik güçlerinin bina çevresinde geniş önlemler aldığını aktardı. Haberde, insan hakları kuruluşlarının müdahaleyi basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir darbe olarak nitelendirdiği belirtildi.
Uluslararası insan hakları kuruluşlarından tepki
Uluslararsı Af Örgütü (Amnesty International) İnsan Hakları İzleme Örgütü de müdahaleyi ifade özgürlüğüne ve medya bağımsızlığına yönelik ciddi bir saldırı olarak değerlendirdi.
Uluslararası Af Örgütü Avrupa Bölgesi Direktör Yardımcısı Esther Major, Halk TV’ye yönelik polis baskınını ve kayyım atanmasını basın özgürlüğüne ağır bir darbe olarak nitelendirdi. Yetkililere kanalın bağımsız faaliyetlerinin yeniden sağlanması ve basın özgürlüğüne yönelik saldırıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

