Berlin’de Sol Parti’nin SPD ve Yeşiller ile koalisyon planı çıkmaza mı giriyor?
Berlin’de Sol Parti’nin SPD ve Yeşiller ile koalisyon planı çıkmaza mı giriyor?
İçeriği Görüntüle

Üç parti ayrıca organize suçla mücadele ve bu çevrelerle siyasi temas konusunda da ortak kurallar belirledi. Böylece özellikle Sol Parti içindeki bazı olaylar nedeniyle haftalardır tartışma konusu olan önemli bir engel aşılmış oldu.

Seçimden birinci çıkan Sol Parti koalisyon arıyor

20 Eylül'de yapılan Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde Sol Parti yüzde 25,7 ile açık ara birinci parti oldu. CDU yüzde 18,8, ırkçı AfD yüzde 16,3, Yeşiller yüzde 14,3 ve SPD yüzde 12,1 oy aldı.

Seçim sonucunda CDU-SPD koalisyonu parlamentodaki çoğunluğunu kaybederken, Sol Parti Yeşiller ve SPD ile üçlü bir hükümet kurmayı hedefledi. Böyle bir koalisyonun gerçekleşmesi halinde Sol Parti'nin Eş Genel Başkan Yardımcısı ve grup eş başkanı Elif Eralp'in Berlin'in ilk kadın Yönetici Belediye Başkanı olması mümkün olacak.

Ancak Yeşiller ve SPD, özellikle Sol Parti içindeki antisemitizm tartışmaları nedeniyle ön görüşmelere başlamadan önce açık ve bağlayıcı bir ortak tutum talep etti.

Antisemitizme karşı yaptırım mekanizması

Üç partinin üzerinde anlaştığı metinde Yahudi yaşamının korunacağı ve her türlü antisemitizmin reddedildiği vurgulanıyor. Taraflar ayrıca İsrail'in var olma hakkını savunurken, İsrail'in güvenliğini ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını mümkün kılan iki devletli çözümü desteklediklerini belirtiyor.

Antisemitist bir olayın üç partinin parlamento gruplarından birinde meydana gelmesi halinde konu önce üç grubun parlamentodaki yöneticileri tarafından incelenecek. Gerek görülmesi durumunda olay, üç uzmandan oluşan bir kurul tarafından da değerlendirilebilecek.

Uzmanların Berlin toplumundan ve konu hakkında özel uzmanlığa sahip kişiler arasından seçilmesi öngörülüyor. Yapılacak değerlendirme sonucunda ilgili parti grubu kendi tüzüğü doğrultusunda yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar gruptan çıkarılmaya, hatta parti üyeliğinin sona erdirilmesine kadar uzanabilecek.

Üç parti ayrıca polis ve Anayasayı Koruma Teşkilatının Yahudi yaşamını koruma ve antisemitist tehditlerle mücadele kapasitesinin güçlendirilmesini de destekliyor.

Organize suçla temas da kırmızı çizgi

Tarafların üzerinde uzlaştığı ikinci önemli başlık ise organize suçla mücadele oldu.

Anlaşmaya göre senato üyeleri, milletvekilleri ve parti teşkilatları organize suçla ilişkilendirilen kişi ve çevrelerle açık bir mesafeyi koruyacak. Bu kişilerle proaktif biçimde iletişim kurulması veya gelen temasların karşılanması dahi ağır bir ihlal olarak değerlendirilebilecek.

Şüpheli bağlantılarla ilgili iddiaların araştırılması ve doğrulanması halinde, ilgili parti ve koalisyon ortaklarının bilgilendirilmesi öngörülüyor. İhlaller, ilgili parti kurallarına göre parlamento grubundan veya partiden çıkarılmaya kadar varan yaptırımlara yol açabilecek.

SPD Berlin Eyalet Başkanı Steffen Krach da organize suçla mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, antisemitizm konusunda olduğu gibi bu alanda da siyasi çevrelerle organize suç arasında herhangi bir yakınlığa izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Sol Parti üzerindeki tartışmalar

Antisemitizm konusunda yaşanan tartışmaların arka planında, Berlin Sol Partisi içinde son dönemde yaşanan çeşitli olaylar bulunuyor. Partinin bazı üyelerinin İsrail ve Filistin konusundaki tutumları ile antisemitizmle ilgili açıklamaları, Yeşiller ve SPD başta olmak üzere diğer partilerin eleştirilerine neden olmuştu.

Tartışmalardan biri, seçim gecesi Neukölln'deki Sol Parti etkinliğine organize suç çevreleriyle ilişkilendirilen bir aileden bir kişinin ve tartışmalı bir Filistin yanlısı aktivistin katılmasıydı. Söz konusu aktivistin, Avrupa Birliği tarafından "terör örgütü" olarak kabul edilen Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'ne (PFLP) yakın olduğu iddia edilmişti.

Bu olaylar, Sol Parti'nin hükümet kurma arayışında güvenilirliği konusunda Yeşiller ve SPD'nin daha net kurallar talep etmesine yol açtı.

CDU'dan sert eleştiri: "Formül uzlaşması"

Muhalefetteki CDU ise üç partinin anlaşmasını sert biçimde eleştirdi. Berlin CDU Başkanı Stefan Evers, anlaşmanın Sol Parti'deki antisemitizm sorununu örtbas etmeye yönelik bir "göstermelik düzenleme" olduğunu savundu.

Evers, üç partinin dört görüşme turunun ardından Yahudi düşmanlığına karşı etkili bir mekanizma değil, kendileri açısından zaten olması gereken ilkelerin bir araya getirildiği bir metin ortaya koyduğunu ileri sürdü.