Gizli yapılan oylamada bu dört oyun hangi milletvekillerinden geldiği bilinmezken, gözler CDU grubuna çevrildi. SPD, koalisyon ortağı CDU’dan açıklama isterken, Berlin’de düzenlenen protestoda Magdeburg’daki seçim “demokrasi açısından bir dönüm noktası” olarak nitelendirildi.

Almanya’nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde yeni yasama döneminin ilk oturumu, ülke siyasetinde önemli sonuçlar doğuran bir seçimle başladı.

35 yaşındaki aşırı sağcı AfD milletvekili Tobias Rausch, Magdeburg’daki Landtag’da yapılan gizli oylamada 82 geçerli oyun 48’ini alarak eyalet parlamentosunun başkanı seçildi. 29 milletvekili Rausch’a karşı oy kullanırken, 5 milletvekili çekimser kaldı. Böylece ırkçı parti AfD, Almanya’da ilk kez bir eyalet parlamentosunun başkanlığını elde etmiş oldu.

Rausch’un seçilmesi öncesinde sonucu büyük ölçüde belirleyen tablo biliniyordu. AfD’nin yeni Landtag’da 39 sandalyesi bulunuyor. Beş sandalyeye sahip BSW ise Rausch’u destekleyeceğini önceden açıklamıştı. Bu iki grubun toplamı 44 sandalyeye ulaşıyor.

Buna karşın Rausch 48 oy aldı. Dolayısıyla AfD ve BSW’nin sandalye toplamının üzerinde dört oy bulunuyor. SPD, Yeşiller ve Sol Parti milletvekilleri Rausch’a karşı oy vereceklerini açıklamıştı. CDU yönetimi ise 15 milletvekiline çekimser kalmaları yönünde tavsiyede bulunmuştu.

Dört oyun kaynağı bilinmiyor

Seçimin ardından Almanya siyasetinin en fazla tartıştığı soru şu oldu: Rausch’a oy veren dört milletvekili kimdi?

Oylama gizli yapıldığı için bu sorunun mevcut durumda kesin bir yanıtı bulunmuyor. CDU Eyalet Meclisi Grup Başkanı ve mevcut Başbakan Sven Schulze, kendi grubunun Rausch’u desteklediğine dair bir bilgisi olmadığını söyledi. Schulze, CDU grubundaki 15 milletvekiline çekimser kalmaları yönünde tavsiyede bulunulduğunu, ancak sonucun beklenenden farklı çıktığını belirtti.

CDU içinde ise sonuçla ilgili tartışma başladı. CDU Genel Sekreteri Franziska Hoppermann, Rausch’un seçilmesini parti açısından “ağır bir darbe” olarak nitelendirdi ve oyların nasıl oluştuğunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Bununla birlikte, dört oyun CDU milletvekillerinden geldiği henüz kanıtlanmış değil. Sayısal tablo CDU’dan bazı milletvekillerinin Rausch’u desteklemiş olabileceğine işaret etse de, gizli oy nedeniyle bunu kesin bir sonuç olarak ifade etmek mümkün değil.

SPD’den CDU’ya: “Açıklama yapın”

Rausch’un seçilmesi kısa sürede Berlin’deki Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) arasındaki federal koalisyon ilişkilerine de yansıdı.

SPD Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil, Rausch’un AfD ve BSW’nin toplam oyundan daha fazla oy almasının CDU açısından açıklanması gereken sorular ortaya çıkardığını söyledi.

Klingbeil, AfD’li bir siyasetçinin Landtag başkanlığına seçilmesini “tabu ihlali” olarak nitelendirirken, yalnızca BSW’nin değil CDU’nun da seçim sonucunun nasıl ortaya çıktığını açıklaması gerektiğini savundu. SPD Genel Sekreteri Tim Klüssendorf da CDU’dan kendi saflarındaki olası desteğin araştırılmasını istedi.

CDU Federal Meclis Grup Başkanı Thorsten Frei ise gizli bir oylama yapıldığını hatırlatarak, belirli milletvekilleri hakkında spekülasyon yapmak istemediğini söyledi. Ancak seçim sonucunu kendisinin de “son derece kaygı verici” bulduğunu belirtti.

CDU’nun “Brandmauer” politikası yeniden tartışılıyor

Almanya’daki tartışmanın merkezinde CDU’nun AfD ile siyasi işbirliğini reddeden ‘Brandmauer’ politikası veya CDU’nun aşırı sağcı AfD ile arasına koyduğu siyasi sınır, yani “Brandmauer” bulunuyor.

CDU federal yönetimi, aşırı sağ olarak sınıflandırılan AfD ile siyasi işbirliğini reddeden çizgisini sürdürüyor. Ancak Saksonya-Anhalt’taki seçim sonucu, özellikle gizli oylamadaki dört fazla oyun kaynağının açıklanamaması nedeniyle bu politikanın eyalet düzeyinde ne ölçüde korunduğu konusunda yeni tartışma başlattı.

Saksonya-Anhalt Anayasayı Koruma Teşkilatı, AfD’nin eyalet teşkilatını 2023'ten bu yana aşırı sağcı bir yapılanma olarak sınıflandırıyor. AfD ise bu sınıflandırmaya karşı hukuki süreç yürütüyor.

Tillschneider da başkan yardımcısı oldu

Rausch’un seçilmesinin ardından AfD için ikinci önemli gelişme yaşandı.

AfD’nin önde gelen isimlerinden Hans-Thomas Tillschneider, Landtag başkan yardımcılığına seçildi. Tillschneider 44 oy aldı; 38 milletvekili karşı oy kullandı. Bu oylamada da oyların parti gruplarına göre nasıl dağıldığı gizli oylama nedeniyle kesin olarak bilinmiyor.

Tillschneider, AfD’nin eyalet teşkilatındaki etkili isimlerden biri olarak biliniyor ve partinin aşırı sağ kanadıyla geçmişteki ilişkileri nedeniyle Almanya'da uzun süredir tartışılıyor. Özellikle Rusya'ya yönelik tutumu ve Rusya yanlısı çevrelerle ilişkileri daha önce Alman kamuoyunda gündeme gelmişti.

Landtag’ın diğer başkan yardımcılığı görevine ise CDU’lu Carsten Borchert seçildi. SPD’nin adayı Armin Willingmann ise 33 “evet” oyuna karşılık 48 “hayır” oyuyla başarısız oldu.

SPD’den Berlin’de protesto

Berlin’de Sol Parti’nin SPD ve Yeşiller ile koalisyon planı çıkmaza mı giriyor?
Berlin’de Sol Parti’nin SPD ve Yeşiller ile koalisyon planı çıkmaza mı giriyor?
İçeriği Görüntüle

Magdeburg’daki gelişmeye tepki olarak SPD Federal Meclis Grubu Berlin’de protesto yürüyüşü düzenledi.

SPD milletvekilleri Federal Meclis’ten Brandenburg Kapısı üzerinden Bebelplatz’a yürüdü. 1933’te Nazi yönetiminin düzenlediği kitap yakma eylemlerinin sembol mekânlarından biri olan Bebelplatz’ın seçilmesi özellikle dikkat çekti. Bazı milletvekilleri ellerinde Almanya Anayasası’nın nüshalarını taşıdı.

SPD Federal Meclis Grup Başkanı Matthias Miersch, demokrasinin baskı altında olduğunu düşündükleri durumlarda siyasi olarak “sorumluluk almaları” gerektiğini söyledi.

Savunma Bakanı Boris Pistorius ise Rausch’un seçilmesini Almanya’nın parlamenter demokrasisi açısından “eşsiz bir tabu ihlali” olarak nitelendirdi. Pistorius’un konuşmasının ardından SPD milletvekilleri Almanya milli marşını söyledi.