Türkiye’de borsa piyasasını sarsan manipülasyon skandalında 131 fonun işlemleri mercek altına alındı. Yedi portföy yönetim şirketinin yönettiği fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık 18 milyar dolara ulaştığı belirtilirken, 450 binden fazla yatırımcının etkilendiği bildirildi.
Soruşturma kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alınırken, AKP’nin eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın da soruşturma konusu şirketlerden birinin hisselerinden yüksek kazanç sağladığı haberleri gündeme geldi.
Türkiye’nin finans piyasası, son yılların en büyük borsa manipülasyonuyla karşı karşıya. Çok sayıda yatırım fonunda bazı hisselerin yasa dışı yöntemlerle yapay biçimde yükseltildiği ve bu süreçte yüz binlerce küçük yatırımcının zarara uğradığı açığa çıktı.
Soruşturma kapsamında yedi portföy yönetim şirketinin yönettiği 131 fon incelemeye alınırken, söz konusu fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık 18 milyar dolar olduğu ifade ediliyor. Fonlarda 450 binden fazla yatırımcının bulunduğu belirtiliyor.
Hisselerde binlerce puanlık yükseliş
Soruşturmanın merkezinde, piyasada sınırlı miktarda işlem gören ve düşük likiditeye sahip bazı şirketlerin hisseleri bulunuyor.
Haberlere göre söz konusu fonlar, dolaşımdaki hisse miktarı düşük şirketlerin hisselerini kademeli olarak satın alarak fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. Bazı hisselerin değerinin kısa sürede yüzde 100’ün üzerinde arttığı, bazı şirketlerde ise çok daha yüksek oranlarda yükselişler yaşandığı belirtiliyor.
Tera Portföy tarafından yönetilen fonlardan birinin 2025 yılının başından bu yana yüzde 17 binin üzerinde getiri sağladığı da basına yansıyan bilgiler arasında.
İlk fonların 2021 yılında oluşturulduğu, erken dönemde yatırım yapan bazı yatırımcıların yüksek kazanç elde ettiği belirtiliyor. Bazı hisselerin 100 liradan 2 bin liraya kadar yükseldiği ifade ediliyor.
Uzmanlar tarafından sistemin, gerçek hisseler üzerinden yürütülmesine rağmen yeni yatırımcıların sisteme dahil olmasıyla sürdürülebilen bir zincirleme yapıya benzediği değerlendirmeleri yapıldı.
SPK’nın düzenlemesinin ardından satış baskısı oluştu
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) ağustos ayında bazı hisselerde fonların sahip olabileceği paylara ilişkin yeni sınırlar getirmesinin ardından piyasalarda hareketlilik arttı.
Yeni düzenlemeler nedeniyle bazı fonların ellerindeki hisselerin bir bölümünü satmak zorunda kaldığı, bunun da özellikle düşük likiditeli hisselerde sert fiyat düşüşlerine yol açtığı bildirildi.
Bu gelişmelerin ardından bazı yatırımcıların fonlardan kısa sürede yüksek miktarda para çekmek istediği, ancak fonların talepleri karşılayacak yeterli likiditeye sahip olmadığı belirtildi.
15 Eylül’den itibaren bazı portföy yönetim şirketleri, yatırımcıların satış taleplerini karşılamakta zorlandıklarını açıkladı.
SPK ise 17 Eylül’de soruşturma konusu fonların işlemlerini dondurdu. Fonlara yeni para girişinin ve fonlardan para çıkışının engellenmesinin ardından söz konusu fonların altı ay içinde tasfiye edilmesine karar verildi.
Soruşturma genişliyor
Soruşturma kapsamında ilk aşamada dört portföy yöneticisi gözaltına alınarak tutuklandı. Yaklaşık bir hafta içinde gözaltı ve tutuklama sayısının arttığı, toplam 26 kişinin gözaltına alındığı ve 60’tan fazla kişi hakkında soruşturma yürütüldüğü bildirildi.
Savcılık soruşturmasının; piyasa manipülasyonu, dolandırıcılık, kara para aklama ve suç örgütü kurma suçlamaları üzerinden yürütüldüğü aktarıldı.
AKP yöneticisi Kaya hakkındaki iddialar
Skandalın siyasi boyutuyla ilgili iddialar da gündeme geldi.
Geçen haftaya kadar AKP'nin Genel Başkan Yardımcısı olan eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, soruşturma kapsamında bulunan şirketlerden birinin hisselerini satın aldığı ve söz konusu hisseleri skandalın kamuoyuna yansımasından kısa süre önce sattığı haberi gündemi altüst etti.
Haberlerde Kaya’nın bu işlemlerden 25 milyon doların üzerinde kazanç sağladığı belirtildi. Bazı haberlerde Kaya’nın eşiyle birlikte fonlardan elde ettiği toplam kazancın çok daha yüksek olduğu açıklandı.
Kaya, yaşanan gelişmelerin ardından AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrıldı. Hakkında ise şu ana kadar herhangi bir dava açılmadığı bildirildi.
Muhalefet lideri Özgür Özel de skandala ilişkin açıklamalarında AKP'li bazı siyasetçilerin ve kamu görevlilerinin olası bağlantılarına dikkat çekti. Özel, görevde bulunan bir bakanın söz konusu sistemden 200 milyon euro kazandığını bildiklerini ifade etti.

