Kararda, Avrupa’daki İslamcı ağların siyasi ve kurumsal etkilerine karşı ortak strateji geliştirilmesi, AB fonlarının daha sıkı denetlenmesi ve yabancı finansman kaynaklarının şeffaflığının artırılması istendi. Türkiye ve Katar kaynaklı finansman da inceleme çağrısı yapılan başlıklar arasında yer aldı. Ancak karar, Müslüman Kardeşler’in doğrudan terör örgütü ilan edilmesi veya Türkiye ve Katar’a yaptırım uygulanması anlamına gelmiyor.

Hollanda’dan Hamburg’a gelen 13 yaşındaki çocuk cinayet şüphesiyle yakalandı
Hollanda’dan Hamburg’a gelen 13 yaşındaki çocuk cinayet şüphesiyle yakalandı
İçeriği Görüntüle

Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa’daki İslamcı ağların siyasi ve kurumsal etkileriyle mücadele edilmesini öngören kararını 8 Ekim 2026 Perşembe günü yapılan oylamada kabul etti. P10_TA(2026)0342 sayılı karar, 381 lehte, 167 aleyhte ve 15 çekimser oyla kabul edildi.

Kararda, Avrupa Birliği (AB) kurumları ve üye ülkelerin, Parlamento tarafından “İslamcı sızma” olarak tanımlanan faaliyetlerin belirlenmesi ve bunlarla mücadele edilmesi için ortak bir yöntem geliştirmesi istendi. Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi ve kuruluşların yanı sıra, bu yapılarla ilişkili ağların finansman kaynaklarının ve kurumsal bağlantılarının da daha yakından incelenmesi çağrısı yapıldı.

Ancak kabul edilen karar, Müslüman Kardeşler hareketinin doğrudan terör örgütü ilan edildiği anlamına gelmiyor. AB’nin terör yaptırımları listesine yeni kişi veya kuruluşların eklenmesi için ilgili hukuki koşulların karşılanması ve AB Konseyinin ayrı bir hukuki süreç kapsamında karar alması gerekiyor.

AB fonları ve yabancı finansman mercek altında

Kararın öne çıkan başlıklarından biri, Avrupa kurumlarından sağlanan mali kaynakların denetlenmesi oldu. Parlamento, AB fonlarının izlenebilirliğinin artırılmasını, kaynak tahsisinden önce daha kapsamlı incelemeler yapılmasını ve yasal koşulların oluşması durumunda fonlardan yararlanmanın engellenmesine yönelik mevcut mekanizmaların uygulanmasını talep etti.

Avrupa Komisyonundan, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğu veya karar metninde siyasi İslam kapsamında değerlendirildiği belirtilen kişi ve kuruluşlara sağlanan AB finansmanına ilişkin genel bir değerlendirme hazırlaması da istendi.

Kararda, yabancı finansman kaynaklarının ve sınır ötesi işbirliklerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda Türkiye ve Katar kaynaklı olduğu belirtilen mali ilişkilerin dikkatle incelenmesi çağrısında bulunuldu.

Bununla birlikte, karar Türkiye veya Katar'a yönelik doğrudan bir yaptırım öngörmüyor. Talep edilen adımlar, yabancı finansman kaynaklarının şeffaflığının artırılması ve AB kaynaklarının kullanımına ilişkin denetimlerin güçlendirilmesiyle sınırlı.

Müslüman Kardeşler için terör listesi süreci

Parlamento, AB Konseyinden Müslüman Kardeşler ile bağlantılı kişi ve kuruluşların terör yaptırımları listesine alınması için gerekli hukuki koşulların bulunup bulunmadığını değerlendirmesini istedi.

Kararda, incelemelerin yalnızca resmî örgütlenmelerle sınırlı tutulmaması; bağlantılı kuruluşların, finansman kanallarının, gençlik ağlarının ve yönetsel ya da koordinasyon görevleri üstlenen kişilerin de değerlendirmeye alınması gerektiği belirtildi.

Ancak bu çağrı, herhangi bir kişi veya kuruluşun otomatik olarak terör listesine alınmasını sağlamıyor. Mevcut AB çerçevesinde, listeye yeni bir kişi, grup veya kuruluşun eklenebilmesi için ilgili terör eylemleriyle bağlantılı soruşturma, kovuşturma veya mahkûmiyete dayanan, yetkili bir makam tarafından verilmiş uygun bir kararın bulunması gerekiyor. Listeye alınan kişi ve kuruluşlar, mal varlığının dondurulması ve kendilerine fon veya ekonomik kaynak sağlanmasının yasaklanması gibi yaptırımlarla karşılaşabiliyor.

FEMYSO da kararda anıldı

Karar, AB kurumlarının belirli kuruluşlarla ortaklık kurmadan veya bu kuruluşlara kurumsal erişim sağlamadan önce daha kapsamlı incelemeler yapmasını da öngörüyor.

Parlamento, bu bağlamda Avrupa Müslüman Gençlik ve Öğrenci Örgütleri Forumu (FEMYSO) adlı kuruluşu açıkça anıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun siyasi bir kararda adının geçmesi, o kuruluş hakkında verilmiş bir ceza hükmü veya terör örgütü olarak sınıflandırıldığı anlamına gelmiyor.

Kararda ayrıca Schengen mekanizmalarının ve Avrupa veri tabanlarının daha etkin kullanılması, Europol ve Eurojust ile işbirliğinin ilgili yetki sınırları içinde güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.

Parlamento, bazı ülkeler tarafından nefret vaizi olarak nitelendirilen kişilere yönelik önlemlerin artırılmasını da gündeme getirdi. Bu çerçevede Avrupa düzeyinde bir liste oluşturulması ve vize ile oturum izinlerine ilişkin incelemelerin sıkılaştırılması istendi. Ancak bu çağrı da tek başına yeni bir vize reddi veya oturum iznini iptal etme yetkisi oluşturmuyor.

Tam örtünme yasağına destek

Kararda tam yüz örtünmesi konusu da ele alındı. Parlamento çoğunluğu, kamuya açık alanlarda peçe ve burka dâhil yüzün tamamen örtülmesini yasaklayan ulusal düzenlemelere destek verdi. Bu yaklaşım, kamu güvenliği, hukukun uygulanması ve başkalarının haklarının korunması gerekçeleriyle savunuldu.

Bununla birlikte karar, AB genelinde doğrudan uygulanabilecek yeni bir örtünme yasağı getirmiyor. Konuya ilişkin düzenlemeler, ulusal mevzuat ve yürürlükteki Avrupa hukuku çerçevesinde belirlenmeye devam edecek.

“İslamcı sızma” tartışması ve temel haklar

Kararda, dinî söylem ile siyasi faaliyetlerin kesişmesi, finansman kaynaklarının şeffaf olmaması, aynı yapılarla tekrarlanan kurumsal ilişkiler ve mevcut ağlarla bağlantılar, incelenmesi gereken göstergeler arasında sıralandı. Farklı muhataplara yönelik değişen söylemler ve kuruluşların farklı adlar ya da biçimler altında yeniden ortaya çıkması da değerlendirme başlıkları arasında yer aldı.

Parlamento, bu göstergeleri kurumsal denetim ve değerlendirme çerçevesinde ele alırken bunların tek başına suç işlendiğini veya bir kuruluşun terör örgütüyle bağlantılı olduğunu kanıtlamadığını da belirtti.

Kararın dikkat çeken bir diğer yönü ise Müslüman vatandaşların haklarına ilişkin vurgusu oldu. Parlamento, Müslümanları ayrımcılığa karşı korumanın demokratik bir yükümlülük olduğunu ifade ederek, Müslüman inancının siyasi veya aşırılıkçı ağlarla özdeşleştirilmemesi gerektiğini kaydetti. Demokratik değerleri savunan ve aşırılıkçı baskılara karşı duran Müslüman temsilciler ile sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi çağrısında bulundu.

ABD’den karara destek

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, kararın kabul edilmesini memnuniyetle karşıladı.

Boulos, X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin terör faaliyetleri ve istikrarsızlaştırıcı girişimlerle bağlantılı Müslüman Kardeşler yapılanmalarına karşı adımlar attığını belirtti. Avrupalı ortaklarla terörle mücadele, şiddet yanlısı aşırılıkçı ağların faaliyetlerinin engellenmesi ve ortak güvenliğin korunması konularında işbirliğinin sürdürülmesini desteklediklerini ifade etti.

Kararın hazırlanmasında rol oynayan Fransız Avrupa Parlamentosu üyesi Céline Imart ise oylama sonucunu “tarihi” olarak nitelendirdi. Imart, Avrupa kurumlarında uzun süredir tartışılmaktan kaçınıldığını savunduğu bir konuyu gündeme taşıdıklarını ve kararın AB kurumlarının yaklaşımında önemli bir değişime işaret ettiğini söyledi.

Oylama sonuçları, Avrupa Parlamentosundaki siyasi gruplar arasındaki görüş ayrılıklarını da ortaya koydu. Merkez sağ ve sağ partilerin çoğunluğu kararı desteklerken sosyal demokrat, yeşil ve sol grupların büyük bölümü karşı oy kullandı.

Uygulama için Komisyon ve Konseyin adımları bekleniyor

8 Ekim'de kabul edilen karar, Avrupa Parlamentosunun konuya ilişkin siyasi tutumunu ortaya koyuyor. Ancak finansman denetimlerinin artırılması, kurumsal ilişkilerin gözden geçirilmesi ve terör listesine olası yeni kişi veya kuruluşların eklenmesi gibi adımların hayata geçirilmesi, Avrupa Komisyonu, AB Konseyi ve üye ülkelerin atacağı ilave adımlara bağlı.

Özellikle terör yaptırımları listesine alınma konusunda yürürlükteki hukuki usul ve koşullar geçerliliğini koruyor. Parlamento kararı, bu sürecin yerine geçmiyor; ilgili kurumlara değerlendirme ve inceleme çağrısında bulunuyor.