“[…] Başta İnönü ve Ecevit olmak üzere 48 ret oyu veren veya oylamaya katılmayanların olduğunu bir sorumluluk icabı belirtmeliyim. Fakat bu iki lider de bu mandacılarla ilişkiyi kesmemiştir. Daha da önemlisi, parti grup kararı almayarak idamlara yol verilmiştir.”

6 Mayıs 1972 yılındaki arkadaşlarımızın idamını ve on binlerce devrimcinin ve halkın öldürüldüğü yıl dönümlerinde onları anarak, katliamları protesto ediyor ve kınıyoruz. Bugün de bu resmi cinayetin pek konuşulmayan, konuşulsa da kısaca değinilen arka planından bahsetmek istiyorum.

İlk elde, idama oy veren sağ ve “sol” mandacıların geçmişlerine, tarihsel arka planına, yani nereden çıktıklarına değineceğim. Ülkemizde, Fransız ve Avrupa’daki devrimlerden etkilenen ve 1900’ler öncesinde başlayan sağ ve “sol” kavgası, Genç Türkler Kongresi’nde görünür olmuştu. Bu kongre sonrası “sol” kanadı, daha sonra İttihat ve Terakki adı ile anılacak olan meşruti monarşi taraftarları; diğer sağ kanadı da Hürriyet ve İtilaf Fırkası adı verilen, mutlak monarşi taraftarı mandacılar oluşturuyordu.

Bu “sol” mandacılar, 1915 yılında Paramaz ve 19 sosyalist Ermeni’yi asarak geleneksel emekçi ve demokrasi düşmanlığına devam ettiler. Tıpkı ülkenin bağımsızlığını istemeleri nedeniyle asılan Üç Fidan gibi! Mandacıların, kamuoyuna sızmayan düşünceleri şöyleydi:

Ne demek bağımsızlık! Ne demek siyasi dürüst kişilik! Görmüyor musunuz, efendilerimiz her şeyi düşünüyor, üretiyor ve bize bunları veriyorlar. Bu ne nankörlük! Sallandırın bunları. Peki, bu işi yapan, gençlerimizi katleden, işkenceyle öldüren ve asan ülke ve halk düşmanları kimlerdi? Bakalım ve görelim!

İkinci olarak tanıtacağım arka planda da bu mandacılar yer alıyor: Arkadaşlarımızın asılmasına karar veren parlamenter sağ siyasiler, yani mandacılar, iktidardaydılar. Onlar ki ülkemiz ve halkımızın karşısında, fakat emperyalistlerin yanında olanlardır. İyi tanıyın onları!

Parlamentonun 1972 yılında Meclis’teki üye sayısı 450 idi ve idam oylamasına 323 milletvekili katılmıştı. 273 milletvekili arkadaşlarımızın idam edilmesine kabul oyu verirken, 48 ret oyu çıkmış ve 2 de çekimser oy kullanılmıştı. İdam oylamasında “Süleyman Demirel, Necmettin Cevheri, Nahit Menteşe, İsmet Sezgin, Alpaslan Türkeş, Barlas Küntay, Esat Kıratlıoğlu, Nuri Bayar, Orhan Öztrak, Saadettin Bilgiç, Turhan Feyzioğlu” gibi tanınmış sağ mandacılar, Üç Fidan’ın idamına “evet” derken, eksik kalan oyları da “sol” mandacılar tamamladılar. Eğer “sol” mandacı CHP’liler oy vermeselerdi idam çıkmayacaktı.

CHP’den 30 milletvekili “evet” demişti. İdamın çıkması için 226 oya ihtiyaç vardı. Dönemin sağ mandacıları olan AP, MHP ve Güven Partisi ile diğerlerinin oyları idamın çıkmasına yetmiyordu. 28 oy eksikti! Bunu CHP’li sağcılar tamamladı. 30 oy fazlasıyla yetmişti! Bu 30 “sol” satılmışın tamamını buraya alamam ama bazılarından size bahsedebilirim.

Evet diyenlerden biri, eski İçişleri Bakanlarından Orhan Öztrak’tı. İsmet İnönü ve Ecevit iktidarlarında bakanlık (Gümrük ve Tekel Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı) da yapan bu zat, devletin siyasi bürokratlarından biridir. Devletini, bağımsızlık ve sosyalizm isteyen gençleri katlederek koruyacağını sanan CHP’li mandacıların başında gelmektedir.

Diğer bir isim de Kemal Satır’dır. CHP’de uzun dönem milletvekilliği, bakanlıklar (cunta iktidarında) ve genel sekreterlik yapan mandacı bu zat, daha sonra partiden ekibiyle birlikte ayrılmış ve Cumhuriyetçi Partiyi kurmuş, ardından eski CHP’li olan ve baş mandacı Turhan Feyzioğlu’nun Milli Güven Partisi ile birleşmiştir.

Yine CHP’den, arkadaşlarımızın idamına oy veren Ali İhsan Göğüş’ten size bahsetmeliyim. CHP’de üç dönem milletvekilliği ve cunta döneminde bakanlık yapan bu “sol” mandacı şahıs, 1963-65 yıllarında İnönü hükümetinde Turizm Bakanlığı yaptı. Daha sonra CHP’den ayrılıp mandacıların diğer bir partisi Cumhuriyetçi Güven Partisi’ne katıldı.

“Tam Bağımsız Türkiye” diyenleri katleden mandacılardan üç CHP’liyi tanımış olduk. Aslında CHP’nin içinde mandacılık yapanların hikâyesi ayrı bir yazı olacak kadar derin ve önemli bir konu. CHP içinde arkadaşlarımızın idamına karşı çıkanlar da olmuştur. Başta İnönü ve Ecevit olmak üzere 48 ret oyu veren veya oylamaya katılmayanların olduğunu bir sorumluluk icabı belirtmeliyim. Fakat bu iki lider de bu mandacılarla ilişkiyi kesmemiştir. Daha da önemlisi, parti grup kararı almayarak idamlara yol verilmiştir.

Üçüncü olarak bahsedeceğim arka plan ise Mersin’deki 68’liler Derneği’nin faaliyetleridir. Derneğin yarattığı ve bakımını üstlendiği 200 dönümlük orman alanında, 2008 yılından itibaren binlerce insanın katıldığı 6 Mayıs anma toplantıları yapılmaktadır. 2009 yılında tam 20 bin insan 6 Mayıs etkinliğine katılarak düşmanlarına korku salmıştır. Etkinliğe CHP’li, HDP’li milletvekilleri ve yöneticileri, tanınmış sanatçı ve yazarlar, 68-78’liler, tüm sosyalist gruplar ve halkımız katılmaktadır.

Arkadaşlarımıza ağıt yakanlar, onlarla duygusal ve siyasi bağlılıklarını ilan edenler, bence öncelikle burayı ziyaret etmeliler. 10 metre boyunda ve “Üç Fidan” adındaki anıtın önünde saygılarını göstermeliler derim.

Özetle:

Bugün yaratılan ağır yoksulluk, soygun ve kanunsuzluklar, onları ayakta tutan emekçilerin bilinçaltında gerekli birikimi olgunlaştırıyor. Bunu bilince çıkarmak için hem çok çaba harcamalı hem de onların kafalarını bulandıran reformist ve mandacı solculardan onları korumalıyız!

Fakat her şeyden önce, arkadaşlarımızın aziz hatırasına saygı duyuyor ve anmalarımıza değer katmak istiyorsak, birlik için bir araya gelmeyi görev bilmeliyiz.

Yoksa gerisi lafügüzaf!

Linkler:

[1] https://www.haber7.com/etiket/necmettin+cevheri
[2] https://www.haber7.com/etiket/nahit+mente%C5%9Fe
[3] https://www.haber7.com/etiket/alpaslan+t%C3%BCrke%C5%9F
[4] https://www.haber7.com/etiket/barlas+k%C3%BCntay
[5] https://www.haber7.com/etiket/esat+k%C4%B1ratl%C4%B1o%C4%9Flu
[6] https://www.haber7.com/etiket/nuri+bayar
[7] https://www.haber7.com/etiket/orhan+%C3%B6ztrak
[8] https://www.haber7.com/etiket/saadettin+bilgi%C3%A7
[9] https://www.haber7.com/etiket/turhan+fe