Gazetenin, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre BAE, nisan ayı başında İran’daki hedeflere gizli hava saldırıları düzenledi.

Haberde, emirlik savaş uçaklarının Basra Körfezi’ndeki İran’a ait Lavan Adası’nda bulunan bir rafineriyi hedef aldığı öne sürüldü. Saldırının büyük bir yangına yol açtığı ve rafinerinin kapasitesinin aylar boyunca devre dışı kaldığı belirtildi.

Saldırı ateşkes ilanı döneminde gerçekleşti

Wall Street Journal’a göre saldırı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik beş haftalık hava saldırılarının ardından ateşkes ilan ettiği dönemde gerçekleşti. İran yönetimi olayın ardından saldırıyı “düşmanca bir eylem” olarak nitelendirmiş ve BAE ile Kuveyt’teki hedeflere yoğun füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemişti.

BAE Savunma Bakanlığı verilerine göre İran, savaş boyunca Emirlikler’e 550’den fazla füze ve 2 bin 200 İHA gönderdi.

“Tarafsızlık” politikası değişti iddiası

Haberde, savaşın ilk döneminde tarafsız bir tutum sergileyen Abu Dabi yönetiminin, ağır ekonomik kayıpların ardından strateji değiştirdiği ileri sürüldü. İran saldırıları sonrası hava ulaşımı, turizm ve emlak sektörlerinde ciddi düşüş yaşandığı, birçok şirketin işten çıkarma ve kısa çalışma uygulamalarına gittiği belirtildi.

Emirliklere ait savaş uçakları iddiası

BAE’nin İran savaşına dahil olduğuna ilişkin ilk işaretlerin mart ayı ortasında ortaya çıktığı aktarıldı. O dönemde İran hava sahasında görüntülenen ve ne ABD’ye ne de İsrail’e ait olduğu belirlenemeyen savaş uçaklarının, uzmanlara göre Emirlikler tarafından kullanılan Fransız yapımı Mirage savaş uçakları ile Çin üretimi Wing-Loong insansız hava araçları olduğu ifade edildi.

BAE Dışişleri Bakanlığı’nın söz konusu iddialarla ilgili yorum yapmayı reddettiği, Pentagon’un da resmi açıklama yapmadığı bildirildi.

Die Zeit gazetesinde dikkat çeken analiz: Zihinlerdeki faşizm
Die Zeit gazetesinde dikkat çeken analiz: Zihinlerdeki faşizm
İçeriği Görüntüle

ABD’nin “sessiz destek” verdiği öne sürüldü

Wall Street Journal’ın daha önceki haberlerinde ise ABD’nin BAE’nin operasyona katılımından haberdar olduğu ve bazı Körfez ülkelerinin İran’a yönelik saldırılarını sessiz şekilde desteklediği iddia edilmişti.

Haberlere göre BAE, İran’dan gelen füze ve İHA saldırılarından Körfez’de en fazla etkilenen ülkelerden biri oldu. Emirlik yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda, İran kaynaklı tehditlere karşı “tüm araçlarla caydırıcılık hakkını saklı tuttuğunu” belirtmişti.

Ateşkes pamuk ipliğine bağlı

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık beş haftadır yürürlükte olan ateşkesin ciddi risk altında olduğunu söyledi. Trump, İran’ın savaşı sona erdirmeye yönelik sunduğu planı “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, ateşkesin “yoğun bakımda” olduğunu ifade etti.

İran devlet medyasına göre Tahran yönetimi, ABD’den savaş tazminatı, yaptırımların kaldırılması, Hürmüz Boğazı üzerinde tam egemenlik ve dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor.

Nükleer gerilim sürüyor

ABD ve Batılı ülkeler uzun süredir İran’ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığını savunurken, Tahran yönetimi bu suçlamaları reddediyor. Özellikle İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokuna sahip olması Batı tarafından ciddi güvenlik riski olarak değerlendiriliyor.

Müzakerelerde ilerleme sağlanamaması üzerine Washington yönetimi İran’a yönelik ekonomik baskıyı da artırdı. ABD, İran petrolünün Çin’e satışına destek verdikleri gerekçesiyle aralarında Hong Kong ve BAE merkezli şirketlerin de bulunduğu çok sayıda kişi ve kuruluşa yeni yaptırımlar uyguladı.