Fransa'dan İsrailli bakana giriş yasağı: Filistinli sivillere yönelik şiddete diplomatik tepki
Fransa'dan İsrailli bakana giriş yasağı: Filistinli sivillere yönelik şiddete diplomatik tepki
İçeriği Görüntüle

AB liderleri, Çin ile ekonomik ilişkilerin sürdürülmesinden yana olduklarını vurgularken, adil rekabeti bozduğu belirtilen uygulamalara karşı Avrupa Birliği'nin ekonomik savunma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.

Ticaret açığı 360 milyar avroya ulaştı

AB ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler son yıllarda giderek daha sorunlu bir hâl aldı. AB, Çin’i uzun süredir devlet destekleri ve sübvansiyonlar yoluyla kendi şirketlerine haksız avantaj sağlamakla suçluyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, son beş yılda Çin’den AB’ye yapılan ithalatın yüzde 45 arttığını belirterek, geçen yıl Çin ile ticarette 360 milyar avroluk rekor düzeyde açık verildiğini açıkladı. İlk dört ayda açığın yaklaşık yüzde 10 daha büyüdüğü ifade edildi.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ise günlük ticaret açığının yaklaşık 1 milyar avroya ulaştığına dikkat çekerek, “Bu durum sürdürülebilir değildir” dedi.

Çin’in yükselen rekabet gücü Avrupa’yı zorluyor

AB çevrelerinde giderek daha fazla dile getirilen görüşe göre Çin artık yalnızca düşük maliyetli üretim merkezi değil. Çinli şirketler otomobil, batarya, rüzgâr türbini, ısı pompası, demiryolu teknolojileri ve birçok sanayi alanında Avrupa’nın geleneksel üstünlüğüne meydan okuyor.

Çin’in devlet destekleri, ucuz krediler ve çeşitli teşviklerle şirketlerini desteklediği; bunun da küresel rekabette ciddi dengesizlikler yarattığı belirtiliyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, küresel ticaretteki rekabet bozulmalarına dikkat çekerek, “Pazarları sübvansiyonlarla dolduran uygulamaları kabul etmek istemiyoruz” dedi.

“Kopuş değil, risk azaltma”

AB liderleri, Çin’e karşı ABD tarzı kapsamlı bir ekonomik kopuş politikasını benimsemiyor. Zirvede öne çıkan yaklaşım “de-risking” olarak adlandırılan risk azaltma stratejisi oldu.

Bu çerçevede Avrupa Komisyonu’ndan, şirketlerin belirli ülkelere bağımlılığını azaltacak yeni bir “çeşitlendirme aracı” hazırlaması istendi. Söz konusu mekanizmanın doğrudan herhangi bir ülkeyi hedef almayacağı, ancak kritik sektörlerde tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesini teşvik edeceği belirtildi.

Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen, Avrupa şirketlerinin bu konuda bugüne kadar yeterince hızlı hareket etmediğini belirterek, yeni aracın işletmeleri daha hızlı adım atmaya yönlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Yeni koruma önlemleri masada

AB, son dönemde Çin menşeli elektrikli araçlara ek gümrük vergileri getirmiş ve aşırı devlet desteği aldığı değerlendirilen şirketlerin kamu ihalelerine katılımını sınırlandıran bazı düzenlemeleri yürürlüğe koymuştu.

Ancak birçok üye ülke, mevcut önlemlerin yeterli olup olmadığının yeniden değerlendirilmesini istiyor. Zirvede Avrupa Komisyonu’ndan mevcut koruma araçlarını gözden geçirmesi ve gerekirse yeni savunma mekanizmaları geliştirmesi talep edildi.

AB kaynaklarına göre, “Made in Europe” kriterlerinin güçlendirilmesi, stratejik sektörlerin desteklenmesi ve olası Çin karşı önlemlerine karşı dayanışma fonlarının oluşturulması da tartışılan seçenekler arasında yer alıyor.

Diyalog sürecek

Bazı üye ülkeler daha sert bir Çin politikası talep ederken, çoğunluk ekonomik ilişkilerin tamamen koparılmasına karşı çıkıyor. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Çin ile çatışmadan kaçınılması gerektiğini belirterek, “Pragmatik olmalı ve köprüler kurmalıyız” dedi.

AB liderleri sonuç bildirgesinde, Birliğin ekonomik ve güvenlik çıkarlarını korurken önemli ticaret ortaklarıyla yapıcı diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni bütçe hazırlıkları da gündemdeydi

Zirvede ayrıca AB’nin 2028–2034 dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçevesi de ele alındı. Avrupa Komisyonu’nun mevcut 1,2 trilyon avroluk bütçeyi yaklaşık 2 trilyon avroya çıkarmayı önerdiği belirtildi.

Yeni bütçede Avrupa’nın rekabet gücünün artırılması, savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve tarım ile bölgesel kalkınmanın desteklenmesi öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Ancak bütçenin büyüklüğü ve finansmanı konusunda üye ülkeler arasında zorlu müzakerelerin yaşanması bekleniyor.