ORHAN KEMAL'İN 30. SANAT YILI 54 YIL ÖNCE KENDİSİ
HAPİSTEYKEN DIŞARIDA BİR JÜBİLEYLE KUTLANABİLMİŞTİ

Ünlü roman yazarımız Orhan Kemal, bundan 54 yıl önce, 1966 Mart'ında “hücre çalışması ve komünizm propagandası” yaptıkları gerekçesiyle iki arkadaşı ile birlikte İstanbul’da tutuklanmıştı. (Bkz: Babıalide Sabah Gazetesi'nin ekteki 9 Mart 1966 tarihli manşeti).

Bu nedenle Orhan Kemal’in aynı yıla denk gelen 30. sanat yılı kendisi hapisteyken 7 Nisan 1966’da dostları tarafından dışarıda bir jübileyle kutlanmıştı.

Büyük yazarımızı, bu tutuklamadan dört yıl sonra, 2 Haziran 1970’de, tedavi görmekte olduğu Sofya’da kaybedecektik.

Orhan Kemal'in ölümü tam da işçi sınıfimızın tarihi 15-16 Haziran direnişi öncesine denk gelmişti.

Ant Dergisi'nin "İşçi sınıfımızı asla yenemeyeceklerdir" kapağıyla yayımlanan Temmuz 1970 tarihli sayısında Orhan Kemal'in ölümünü "Yaratıcı Orhan Kemal" başlıklı aşağıdaki haberle duyurmuştuk:

"Emekçi sınıflar en dürüst dostlarını, en güçlü yazarlarını kaybettiler. Edebiyatımız, özellikle Türk hikayeciliği ve romancılığı Orhan Kemal’in ölümüyle zedelendi, bir yanı eksildi. Kendisini ve kalemini Türkiye halkının kurtuluşuna adamış yılmaz bir savaşçı ayrıldı aramızdan. Ama edebiyatımıza ve halkımıza bıraktıkları hemen unutulacak, eskiyip gidecek şeyler değil. Orhan Kemal’in bütün eserlerini tek bir adla anabiliriz: Türkiye emekçilerinin serüveni ya da direniş destanı. Bu destan gelecek kuşaklara çok şey öğretecektir."

Ant'ın aynı sayısında Süreyya Berfe'nin de Orhan Kemal üzerine bir yazısı yer alıyordu.

ORHAN KEMAL'İN YAŞAM ÖYKÜSÜ

Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu.

1938’de Niğde’de askerliğini yaparken “Maksim Gorki ve Nazım Hikmet kitapları okumak”, “yabancı rejimler lehinde propaganda ve isyana muharrik” suçundan 5 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

1940’ta, Bursa Cezaevi’nde tanıştığı Nazım Hikmet’den etkilendi, kendisinden Fransızca, felsefe ve siyaset dersleri aldı. Orhan Kemal’i şiir yerine roman ve öykü yazmaya teşvik eden de Nazım Hikmet oldu.

İlk öykülerini Bacaksız Orhan takma adıyla yayımladı. İlk kez 1943’te İkdam Gazetesi’nde “Asma Çubuğu” öyküsünde Orhan Kemal adını kullandı.

1943’te tahliye olunca Adana’ya döndü. Amelelik ve hamallık gibi işlerde çalıştı.

1944’te doğan oğluna Nazım adını verdi. 1949’da üçüncü çocuğu Kemali’nin doğumundan sonra, 1950’de ailesiyle İstanbul’a yerleşti ve ölümüne kadar kitap ve makale yazarak geçindi. 1957’de dördüncü çocuğu Işık doğdu.

1958’de Sait Faik Hikaye Armağanı’nı Kardeş Payı adlı öyküsü ile aldı.

1966'daki tutukluluğu kısa bir süre sonra yaptıklarında “suç teşkil eden bir cihet bulunmadığı” yolundaki bilirkişi raporu üzerine sona erdikten sonra Orhan Kemal 1967’de 72. Koğuş oyunu ile Ankara Sanatseverler Derneği tarafından en iyi oyun yazarı seçildi.

1969’da Türk Dil Kurumu Ödülü’nü ve Sait Faik Hikaye Armağanı’nı Önce Ekmek adlı kitabı ile aldı.