Özdemir, AfD’ye uygulanan siyasi ölçütlerin Sol Parti için de geçerli olması gerektiğini savunurken, Yeşiller Eş Başkanı Franziska Brantner da Sol Parti yönetiminden antisemitizm ve organize suçla ilişkilendirilen çevrelere karşı net bir tutum istedi.
Berlin’de 20 Eylül’de yapılan Eyalet Meclisi seçimlerini Sol Parti, Elif Eralp’in başbakan adayı olduğu listeyle yüzde 25,7 oy alarak kazandı. Parti böylece 2023 seçimlerindeki oy oranını iki katından fazla artırdı. Ancak tek başına hükümet kurmak için gerekli çoğunluğa ulaşamadığı için hükümet kurma süreci SPD ve Yeşiller ile yapılacak görüşmelere bağlı.
Seçimin ardından Sol Parti ile SPD ve Yeşiller arasında olası bir koalisyon tartışılırken, özellikle Berlin Sol Partisi içindeki bazı açıklamalar ve olaylar koalisyon ortakları açısından tartışma konusu oldu.
Özdemir: “Aynı ölçüt Sol Parti için de geçerli olmalı”
Baden-Württemberg Başbakanı Cem Özdemir, Politico’nun “Berlin Playbook” podcastinde yaptığı değerlendirmede, Sol Parti içindeki bazı siyasetçilere yönelik antisemitizm suçlamalarına değindi.
Özdemir, seçim kampanyası sırasında AfD’den gelen kabul edilemez açıklamaların “bunlar yalnızca bazı kişilerin sözleri” denilerek geçiştirilmesine karşı çıktığını belirterek, aynı ölçütün Sol Parti için de uygulanması gerektiğini savundu.
Özdemir, Sol Parti içindeki bazı çevrelerin iktidara yaklaşmaması gerektiğini söylerken, eleştirisinin partinin başbakan adayı Elif Eralp’i doğrudan hedef almadığını özellikle vurguladı.
Eralp hakkında “Kendisini tanımıyorum ve ona haksızlık etmek istemiyorum” diyen Özdemir, asıl soru işaretinin Eralp’in parti teşkilatı üzerindeki etkisi olduğunu söyledi. Özdemir, Eralp’in parti üyelerinin, milletvekillerinin ve gelecekte görev alabilecek senatörlerin aynı tutumu benimsemesini garanti edip edemeyeceği konusunda “büyük bir soru işareti” bulunduğunu ifade etti.
Konut politikası da tartışma konusu
Özdemir, Sol Parti’nin büyük gayrimenkul şirketlerinin kamulaştırılmasına yönelik politikasını da eleştirdi.
Kamulaştırma için kullanılacak kaynakların yeni konutların inşasında değerlendirilemeyeceğini savunan Özdemir, bu politikanın “yanlış yol ve yanlış ekonomik araç” olduğunu söyledi.
Yeşiller siyasetçisi bunun yerine Berlin’deki konut sorununa çözüm amacıyla Tempelhofer Feld’in çevresinde ölçülü bir yapılaşmayı savundu. Özdemir, geniş alanın bir bölümünde konut inşa edilmesi halinde dahi yeterli kamusal alanın kalacağını belirtti.
Yeşiller yönetimi de Eralp’ten net tutum istiyor
Özdemir’in açıklamalarının yanı sıra Yeşiller Partisi Eş Başkanı Franziska Brantner da Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp’e yönelik çağrıda bulundu.
Brantner, Eralp’in antisemitizm, organize suç ve İslamcılıkla bağlantılı olduğu öne sürülen çevrelere karşı açık bir mesafe koymasını istedi. Brantner, bu tür kişi veya grupların bir hükümeti desteklemesine ya da hükümet politikalarını şekillendirmesine izin verilmemesi gerektiğini savundu.
Yeşillerin diğer eş başkanı Felix Banaszak da Sol Parti’nin seçim gecesi düzenlediği kutlamada tartışma yaratan kişilerin nasıl etkinliğe katılabildiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi. Banaszak, Eralp ve diğer Sol Parti yöneticilerinin söz konusu kişinin davet edilmediği ve etkinlikten uzaklaştırıldığı yönündeki açıklamalarını dikkate aldığını, ancak olayın ayrıntılarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.
Neukölln’deki etkinlik tartışması
Sol Parti’ye yönelik eleştirilerin önemli başlıklarından biri de Berlin’in Neukölln ilçesindeki parti etkinliği oldu.
Ağustos ayında Sol Parti’nin Neukölln teşkilatının düzenlediği seçim kampanyası etkinliğinde sahne alan rapçi Dahabflex’in, İsrail ordusuna yönelik şiddet çağrısı olarak yorumlanan ifadelerin yer aldığı bir şarkıyı seslendirmesi tartışma yaratmıştı.
Sol Parti’nin Berlin başbakan adayı Elif Eralp ise olayın ardından yaptığı açıklamada, insanlara yönelik şiddet ve öldürme çağrılarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Eralp, Yahudi yaşamının korunmasından yana olduğunu ve antisemitizmin her türüne karşı çıktığını belirterek, olayın nasıl gerçekleştiğinin araştırılmasını ve gerekli sonuçların çıkarılmasını istedi.
Seçim gecesindeki konuklar da tartışma yarattı
Sol Parti’nin seçim gecesi düzenlediği kutlamada, organize suç çevreleriyle ilişkilendirilen Remmo ailesinden Issa Remmo’nun bulunması da SPD ve Yeşiller tarafından eleştirildi. Aynı etkinlikte Filistin yanlısı aktivist İbrahim İbrahim’in de bulunması tartışmaları artırdı.
Sol Parti yönetimi ve Eralp, söz konusu kişilerin etkinliğe davet edilmediğini ve Remmo’nun etkinlikten uzaklaştırıldığını belirtti. Buna rağmen Yeşiller, olayın nasıl gerçekleştiğinin ve herhangi bir siyasi ya da kişisel bağlantı bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmasını istiyor.
Ayrıca Sol Parti Federal Meclis Milletvekili Ferat Koçak’ın Remmo ailesinden bir kişiyle mesajlaşmasının ortaya çıkması da tartışmaya konu oldu. Alman kamu yayın kuruluşu ARD’nin haberine göre Sol Parti yönetimi söz konusu olaylar karşısında çeşitli açıklamalar yaparak mesafe koydu.
Eralp: “Partinin büyük çoğunluğu Yahudi yaşamının korunmasından yana”
Elif Eralp ise antisemitizm tartışmalarına ilişkin daha önce yaptığı açıklamalarda, partisinin büyük çoğunluğunun Yahudi yaşamının korunmasından yana olduğunu söylemişti. Eylül ayındaki bir tartışma programında Eralp, antisemitizmin partisinde olağanüstü derecede yaygın olduğu iddiasını reddetti.

