Bremen'de sahnelenen "Der Zauberer von Öz – Eine Fußballtragödie" (Öz'ün Sihirbazı – Bir Futbol Trajedisi) adlı oyun, Özil'in kariyerini ve özellikle 2018 sonrası yaşadığı tartışmaları merkezine alıyor.
Bir futbolcunun ötesine geçen hikâye
Theater Bremen tarafından sahnelenen oyun, yazar Akın Emanuel Şipal tarafından kaleme alındı. Eser, Mesut Özil'in futbol kariyerini yalnızca sportif başarılar üzerinden değil, Almanya'daki göç, aidiyet, kimlik, entegrasyon ve ayrımcılık tartışmaları ekseninde ele alıyor.

Oyunun merkezinde, 2018 yılında Mesut Özil ile Almanya Milli Takımı'nda forma giyen Türk kökenli futbolcuların, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çektirdiği fotoğrafın ardından başlayan tartışmalar yer alıyor. Söz konusu fotoğraf, Almanya'da siyaset, medya ve sosyal medyada uzun süre gündem olmuş; Özil ağır eleştirilere maruz kalmıştı.

Dünya şampiyonluğundan istifaya
Gelsenkirchen doğumlu Mesut Özil, genç yaşta profesyonel futbola adım attıktan sonra Almanya'nın en önemli futbol yıldızlarından biri haline geldi. 2010 yılında entegrasyona katkıları nedeniyle ödüllendirilen Özil, 2014 Dünya Kupası'nı kazanan Alman Milli Takımı'nın da kilit isimleri arasında yer aldı.
Ancak 2018'deki fotoğraf krizi sonrasında kamuoyunda yoğun bir tartışmanın odağına yerleşti. Aylar süren eleştirilerin ardından milli takımı bırakan Özil, dönemin futbol federasyonu yöneticilerini, sponsorları ve medyayı çifte standart uygulamakla suçlamıştı. Özil'in o dönemde yaptığı "Kazandığımızda Alman, kaybettiğimizde göçmen oluyorum" açıklaması uzun süre tartışılmıştı.
"Öz'ün Sihirbazı": Futbol, siyaset ve toplum
Oyunda Mesut Özil'in hayatı gerçekçi bir biyografi olarak değil, masalsı ve çok katmanlı bir anlatımla sahneye taşınıyor. Futbol, popüler kültür, siyaset ve toplumsal kutuplaşma iç içe geçirilirken, Özil'in kariyeri üzerinden Almanya toplumundaki kırılmalar ve aidiyet tartışmaları da sorgulanıyor.

Daha önce "İstanbul" ve "Mutter Vater Land" gibi yapıtlarıyla dikkat çeken Akın E. Şipal'in eseri, futbolun yalnızca bir spor olmadığını; aynı zamanda toplumsal ve siyasi tartışmaların da bir parçası haline gelebildiğini gösteriyor.
Oyun, Bremen'deki gösterimlerinde Türkçe ve İngilizce üst yazıyla sahnelendi.
ZDF de Özil'i mercek altına aldı
Mesut Özil'in yaşam öyküsü ve kamuoyunda yarattığı tartışmalar yalnızca tiyatro sahnesine taşınmadı. Almanya'nın kamu yayın kuruluşlarından ZDF de kısa süre önce Özil'in kariyerini, milli takım yıllarını ve 2018 sonrasında yaşanan gelişmeleri konu alan üç bölümlük bir belgesel yayımladı.
Hem tiyatro oyunu hem de belgesel, Mesut Özil'in hikâyesinin yalnızca bir futbolcunun kariyerinden ibaret olmadığını; Almanya'da göç, kimlik, entegrasyon ve toplumsal aidiyet tartışmalarının da önemli bir parçası haline geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Ne olmuştu?
Tartışmalar, Mayıs 2018'de Mesut Özil, İlkay Gündoğan ve Cenk Tosun'un Londra'da AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmesiyle başladı. Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden kısa süre önce gerçekleşen görüşmede futbolcular Erdoğan'a imzalı formalar hediye etti.
Özellikle İlkay Gündoğan'ın formasına el yazısıyla yazdığı "Sayın Cumhurbaşkanıma büyük saygılarımla" notu Almanya'da yoğun eleştirilere neden oldu. Bazı siyasetçiler ve yorumcular, Almanya'da sık sık "diktatör" olarak nitelendirilen Erdoğan ile poz veren milli takım oyuncularının Alman Milli Takımı'nı temsil etmesinin sorgulanması gerektiğini savundu.
Görüşmenin ardından futbolcular uzun süre kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapmadı. Özil, sosyal medya hesabında yalnızca takım arkadaşları Gündoğan ve Tosun ile çekilmiş bir fotoğraf paylaşırken, Erdoğan'ın görüşmede yer aldığı fotoğrafları kendi hesabından yayımlamadı.
Ancak tartışmalar dinmedi. 2018 Dünya Kupası'nda Almanya'nın erken elenmesinin ardından eleştirilerin merkezine yerleşen Mesut Özil, daha sonra milli takımı bırakarak Alman Futbol Federasyonu'nu (DFB), medyayı ve sponsorları çifte standart uygulamakla suçladı.
Arsenal'li futbolcu Mesut Özil, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, Erdoğan ile çektirdiği fotoğrafı savunarak "Bu saygının gereğidir, siyasi amacı yoktur" demişti.



