Kongrede 19 kişilik yönetim kurulu seçilirken, 13 Haziran’da Köln Tanzbrunnen’de yapılacak açık hava festivalinin programı da açıklandı.
1980 yılında Almanya’ya göç eden ilk kuşak Türkiyeli işçiler tarafından kurulan DİDF’in kongresi aynı zamanda federasyonun 45. yılına denk geldi.
“Toplumsal dayanışmayı nasıl güçlendirebiliriz?” paneli
Kongrenin ilk gününde sendika ve siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla “Toplumsal dayanışmayı nasıl güçlendirebiliriz?” başlıklı bir panel düzenlendi.
Panele Ver.di Sendikası Yönetim Kurulu üyesi Rebecca Liebig, Göttingen Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nicole Mayer-Ahuja, Sol Parti Milletvekili Cem İnce, SPD Milletvekili Jan Drien ve DİDF Yönetim Kurulu üyesi Alev Bahadır katıldı. Çok sayıda kurum temsilcisi de panelde söz alarak DİDF ile yürütülen ortak mücadeleye dikkat çekti.

Ekşi: Emperyalist saldırıları kınıyoruz
14 Mart Cumartesi günü saygı duruşu ve divan seçimiyle başlayan kongrede açılış konuşmasını DİDF Genel Başkanı Zeynep Sefariye Ekşi yaptı.
Ekşi, dünyada ve Almanya’da yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelere dikkat çekerek silahlanma yarışının rekor seviyelere ulaştığını ve bölgesel savaşların arttığını söyledi.
Ekşi, “Silahlanma yarışının rekor düzeyde olduğu, bölgesel savaşların arttığı, emperyalist güçlerin dolaylı ya da doğrudan karşı karşıya geldiği bir dönemden geçiyoruz. İran’a yapılan ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizminin saldırısının hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Emperyalist emellerinden başka hiçbir gerekçesi olmayan ABD gibi ülkelerin müdahalesini kınıyoruz. İran halkının kaderini emperyalist güçler değil, İran halkının laik, barışçı demokrasi için mücadelesi belirleyecektir” dedi.
Sosyal haklara yönelik saldırılar
Almanya’da emekçilerin kazanılmış sosyal haklarına yönelik saldırıların arttığını belirten Ekşi, ekonomik gelişmeler gerekçe gösterilerek işten çıkarmaların arttığını söyledi.
Ekşi ayrıca hükümet partilerinin ırkçı partilerle birlikte yerli ve göçmen ayrımını derinleştirdiğini ve bunun toplumsal bölünmeyi büyüttüğünü ifade etti.
Yükselen ırkçılığa karşı güçlü bir antifaşist mücadelenin geliştiğine dikkat çeken Ekşi, “Her şeye rağmen savaşa, silahlanmaya, ırkçılığa ve sosyal hak gasplarına karşı mücadele devam etti ve bunun büyüme olanakları artıyor. Kitleler içerisinde ortaya çıkan tepkiyi ve huzursuzluğu örgütlü bir güce dönüştürerek sömürüye karşı hareketin büyümesine katkı sunabiliriz. DİDF olarak sorumluluk ve görevlerimizin bilincindeyiz” diye konuştu.
İşçiler arasında ırkçılığa karşı mücadele
Kongrede yapılan tartışmalarda Almanya’da artan ekonomik ve sosyal sorunların işçi sınıfı içinde de siyasi etkiler yarattığı vurgulandı. Delegeler, eski ve yeni hükümet partilerine duyulan tepkinin aşırı sağ partilerin oylarını artırmasına yol açtığını ve bu partilerin işyerlerinde örgütlenme çalışmaları yürüttüğünü örneklerle anlattı.
Özellikle işyeri işçi temsilciliği (Betriebsrat) seçimlerinde aşırı sağcı listelerin sayısında artış yaşandığına dikkat çekildi.
İşçi delegeler, aşırı sağın işçiler arasında güç kazanmasında sendikaların işçilerin hak ve taleplerini savunmada geri bir tutum takınmasının da etkili olduğunu belirterek sendikalar içinde mücadeleci güçlerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye kökenli göçmen emekçiler de etkileniyor
Kongrede Almanya’daki ekonomik ve sosyal sorunların, militarist politikaların ve yükselen ırkçılığın en büyük göçmen grubu olan Türkiye kökenlileri de önemli ölçüde etkilediği belirtildi.
İşsizlik, yoksulluk, yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı yürütülen mücadelenin birlikte yaşam açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Başbakan Friedrich Merz’in göçmenleri kastederek kullandığı “şehir manzarasını bozuyorlar” ifadesine karşı yükselen toplumsal tepkilerde göçmenlerin de yer aldığına dikkat çekildi.
Kongrede ayrıca Türkiye hükümeti ve bazı partilerin Türkiye kökenli göçmenleri yedeklemek için çeşitli vaatlerde bulunduğu, ancak bu vaatlerin büyük bölümünün yerine getirilmediği belirtildi. AKP’nin göçmenlere ucuz uçak bileti vaadinin hâlâ hayata geçirilmediği ve bu konuda bir çalışma başlatılacağı ifade edildi.
Türkiye’deki emek, demokrasi ve barış güçleriyle dayanışmanın da önümüzdeki dönemde sürdürüleceği vurgulandı.
Uluslararası gençlik kampı Avusturya’da
Kongrede DİDF Gençlik çalışmaları ve gençliğin içinde bulunduğu durum da ele alındı. Delegeler arasında gençlerin oranının önceki yıllara göre daha yüksek olduğu belirtildi.
Özellikle zorunlu askerliğe karşı başlatılan eylem ve boykotlara dikkat çekilerek daha fazla göçmen gencin silahlanmaya karşı eylemlere katılması için çalışmalar yürütüldüğü ifade edildi.
DİDF Gençlik’in 28 Şubat – 1 Mart tarihlerinde kongresini yaptığı hatırlatılarak, ağustos ayı başında DİDF Gençlik ve Uluslararası Gençlik Birliği’nin (IJV) Avusturya’da düzenleyeceği uluslararası gençlik kampı için hazırlıkların başlatıldığı bildirildi. Kampa yaklaşık 800 gencin katılması hedefleniyor.

Yeni yönetim seçildi
İki gün süren tartışmaların ardından yapılan seçimlerde 17 asıl ve 2 yedek yönetim kurulu üyesi ile 3 asıl ve 3 yedek denetleme kurulu üyesi belirlendi.
4–5 Nisan tarihlerinde toplanacak yeni yönetim kurulu görev dağılımını yapacak.
Kongreye Hollanda ve İsviçre’den DİDF temsilcileri de katılarak dayanışma ve ortak mücadele mesajları verdi.
13 Haziran’da geleneksel festival
Kongrede DİDF’in iki yılda bir Köln’deki Tanzbrunnen alanında gerçekleştirdiği geleneksel açık hava festivali için de çalışmalar başlatıldı. Irkçılığa, milliyetçiliğe ve savaşa karşı mücadelenin öne çıkacağı festival bu yıl 13 Haziran’da yapılacak. Festivale katılacak sanatçılar: Yeni Türkü, Selçuk Balcı, Agire Jiyan ve Mustafa Özarslan. Alman sanatçılar ve konuşmacılar da en kısa zamanda DİDF’in sosyal medya hesaplarında yayınlanacak.



