Kremlin, Ratcliffe’in Rus istihbarat yetkilileriyle görüştüğünü doğrularken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir görüşme gerçekleşmediğini açıkladı.
ABD medyasına göre Ratcliffe’in Moskova’daki temaslarının önemli başlıklarından biri Rusya’nın NATO ülkelerine yönelik olası bir saldırısı konusunda uyarılmasıydı. Başkan Donald Trump ise bu iddiayı reddederek ziyareti “yarı rutin” olarak niteledi.
ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin Ukrayna savaşı nedeniyle son derece gergin olduğu bir dönemde CIA Başkanı John Ratcliffe’in Moskova’ya yaptığı gizli ziyaret, uluslararası kamuoyunda soru işaretlerine yol açtı.
Ratcliffe, salı günü ABD’ye ait Boeing C-17 Globemaster III tipi askeri nakliye uçağıyla Moskova’daki Vnukovo Havalimanı’na geldi. Uçuş takip verilerine göre uçak yaklaşık sekiz saat Moskova’da kaldıktan sonra yeniden havalanarak Riga’ya geçti. Ratcliffe’in Moskova ziyareti, CIA başkanı olarak Rusya’ya yaptığı bilinen ilk ziyaret oldu.
Ziyaret başlangıçta ne Washington ne de Moskova tarafından resmi olarak açıklanmıştı. Ancak ABD ve Rusya basınında çıkan haberlerin ardından Kremlin, Ratcliffe’in Moskova’da Rus istihbarat yetkilileriyle temaslarda bulunduğunu doğruladı.
Kremlin: “İstihbarat kanalları üzerinden temas gerçekleşti”
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ratcliffe’in Rus istihbarat birimleriyle görüştüğünü ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir araya gelmediğini açıkladı.
Peskov, Putin’in görüşmelerin sonuçları hakkında gecikmeden bilgilendirildiğini belirtti. Görüşmelerde hangi konuların ele alındığı konusunda ise ayrıntı vermedi.
Kremlin Sözcüsü, iki ülkenin istihbarat servisleri arasındaki temasların en zor dönemlerde dahi sürdüğünü belirterek, bu tür görüşmelerin başlı başına olumlu bir süreç olduğunu söyledi. Ancak temasların ABD-Rusya ilişkilerini mevcut “derin krizden” çıkarıp çıkaramayacağını söylemek için henüz erken olduğunu vurguladı.
ABD medyası: Moskova’ya NATO uyarısı götürdü
Ziyaretin amacı konusunda ilk saatlerde çok sayıda ihtimal gündeme geldi. Bunlar arasında Ukrayna savaşı, olası bir esir takası, İran ve Rusya’nın NATO’ya yönelik yeni bir adım atma ihtimali bulunuyordu.
Ancak Wall Street Journal ve CBS News’in kaynaklara dayandırdığı haberler, Ratcliffe’in Moskova’daki görüşmelerinde Rusya’yı NATO ülkelerine saldırmaması konusunda uyardığını öne sürdü.
Haberlere göre Washington, Rusya’nın özellikle Baltık ülkeleri başta olmak üzere NATO’nun doğu kanadındaki ülkelerin ittifak kararlılığını test etmeye yönelik sınırlı bir askeri girişimde bulunabileceğine ilişkin istihbarat değerlendirmelerine sahip.
CBS News’e konuşan kaynaklar, Ratcliffe’in ayrıca İran konusunu da gündeme getirdiğini ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılmaması halinde ABD’nin yeni yaptırımlar uygulayacağı yönünde mesaj verdiğini söyledi. CIA ise ziyaretin içeriği hakkında yorum yapmadı.
Trump: “Yarı rutin bir ziyaret”
ABD Başkanı Donald Trump ise NATO ve İran bağlantılı iddiaları reddetti.
Trump, Ratcliffe’in Moskova ziyaretini “yarı rutin” olarak nitelendirirken, ziyaretin Rusya’nın NATO’nun kararlılığını test etme ihtimali veya İran’a yönelik yaptırımlarla ilgili olmadığını söyledi.
Trump, görüşmelerden bir sonuç çıkabileceğini belirterek asıl hedefin Ukrayna savaşının sona erdirilmesi olduğunu ifade etti.
“Savaşın sona ermesi için çok çalışıyoruz.”
Trump ayrıca hem Moskova’nın hem de Kiev’in savaşın sona ermesini istediğini savundu.
Böylece Washington cephesinden ziyaretin resmi amacı konusunda dikkat çekici bir belirsizlik ortaya çıktı: ABD Başkanı temasları rutin olarak tanımlarken, ABD medyasında yayımlanan kaynaklı haberlerde Ratcliffe’in Rusya’ya doğrudan NATO uyarısı götürdüğü ileri sürülüyor.
Ukrayna ziyaretin merkezinde mi?
Ratcliffe’in Moskova ziyaretinin Ukrayna savaşıyla bağlantılı olduğu ihtimali ise güçlü biçimde gündemde kalmaya devam ediyor.
Ziyaret, Rusya ve Ukrayna’nın karşılıklı uzun menzilli saldırıları artırdığı, diplomatik çabaların ise henüz kalıcı bir ateşkes veya barış anlaşması ortaya çıkaramadığı bir dönemde gerçekleşti.
ABD yönetimi bir yandan Moskova ile Kiev arasındaki savaşı sona erdirmeye çalışırken diğer yandan Rusya’nın Avrupa’daki olası hamleleri konusunda güvenlik değerlendirmeleri yapıyor.
ABD’nin ziyaret sırasında Ukrayna tarafını Moskova’daki temaslar konusunda bilgilendirdiği ve Ratcliffe’in heyeti Rusya’da bulunduğu sürece bazı bölgelere yönelik saldırıların geçici olarak durdurulmasını istediği de bildirildi.
C-17’nin Moskova’ya uçuşu dikkat çekti
Ratcliffe’in Moskova’ya tarifeli bir uçuşla değil, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait C-17 Globemaster III tipi askeri nakliye uçağıyla gitmesi de ziyaretin dikkat çeken ayrıntılarından biri oldu.
Uçak önce Washington yakınlarındaki Joint Base Andrews üssünden Riga’ya uçtu. Burada yaklaşık bir gün kaldıktan sonra Moskova’ya geçti.
Uçuş takip verilerine göre uçak Moskova’da yaklaşık sekiz saat kaldı. Daha sonra yeniden Riga’ya hareket etti. Moskova’da aynı saatlerde diplomatik plakalı araçlardan oluşan bir konvoyun görülmesi de Ratcliffe’in ziyaretiyle ilgili spekülasyonları artırdı.
2021’den bu yana ilk CIA başkanı ziyareti
Ratcliffe’in ziyareti, 2021’den bu yana görevdeki bir CIA başkanının Moskova’ya yaptığı ilk bilinen ziyaret olması açısından da önem taşıyor.
Kasım 2021’de dönemin CIA Başkanı William Burns Moskova’ya gitmiş ve Vladimir Putin’le görüşmüştü. Burns, dönemin ABD Başkanı Joe Biden tarafından Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik olası bir saldırısının önüne geçilmesi amacıyla gönderilmişti.
Ancak Rusya, 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı geniş çaplı savaşı başlattı. Buna rağmen savaş sonrasında da ABD ve Rus istihbarat servisleri arasında iletişim kanalları tamamen kopmadı.
Baltık ülkeleri gelişmeleri yakından izliyor
Ratcliffe’in Moskova ziyareti, özellikle Rusya’nın komşusu olan Baltık ülkelerinde de yakından takip ediliyor.
Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda, Washington ile Moskova arasındaki doğrudan temasın gerginliği azaltma girişimi olabileceğini belirtti ancak görüşmelerin içeriği hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.
Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkēvičs ise ABD ve Letonya istihbarat servislerinin yakın iş birliği içinde olduğunu belirterek bölgedeki güvenlik durumunun “dinamik” olduğunu ifade etti.



