Hafta içinde Fas'tan Sebte'ye (Ceuta) kara ve deniz yoluyla yaklaşık 60 bin kişinin geçtiği belirtilirken, Madrid yönetimi göçmenlerin büyük bölümünün kısa süre içinde yeniden Fas'a döndüğünü duyurdu.
İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre sınırı geçen yaklaşık 50 bin kişiden 48 binden fazlası geri döndü.
Sánchez'ten Avrupa'ya sert mesaj
Krizin ardından İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, bazı Avrupa ülkelerinin Madrid yönetimine yönelttiği eleştirilere sert tepki gösterdi.

Avrupa Birliği kurumlarına gönderdiği mektupta, bazı üye ülkelerin tutumunu "bencil", "ayrıştırıcı" ve "hukuka aykırı" olarak nitelendiren Sánchez, Avrupa'nın göç krizine ortak hareket ederek çözüm üretmesi gerektiğini savundu.
İspanyol lider, AB üyesi 27 ülkenin içişleri bakanlarının olağanüstü video konferansla toplanmasını talep etti. Diplomatik kaynaklara göre bu çağrıya 22 üye ülke destek verdi.
Sánchez, "Uluslararası konjonktürde Avrupa Birliği'nin önyargılar, yanlış bilgiler ve siyasi hesaplarla hareket etme lüksü yok." değerlendirmesinde bulundu.

Meloni'nin çıkışı tartışmaları büyüttü
Sebte'deki göç akını Avrupa'da sert siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yaşananları "şoke edici" olarak nitelendirirken, İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Roma yönetimi bunun ardından hava ve deniz ulaşımında İspanya'ya yönelik sınır kontrollerini geçici olarak yeniden başlattı.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise yaşananların İspanya'nın göç politikasındaki başarısızlığın sonucu olduğunu savundu.
İtalya'nın yanı sıra Danimarka, İsveç, Finlandiya, Çekya ve Avusturya'dan da İspanya'ya yönelik eleştiriler geldi.

Madrid: Schengen'den çıkarılmamız mümkün değil
İspanya hükümeti ise Schengen tartışmalarına sert karşılık verdi.
Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Sebte'den İspanya ana karasına ve Schengen bölgesine kontrolsüz geçişin mümkün olmadığını belirterek, "Neredeyse Sebte'ye gelen herkes yeniden Fas'a döndü." dedi.
Hukukçular da mevcut Avrupa Birliği mevzuatı uyarınca herhangi bir üye ülkenin Schengen sisteminden bu şekilde çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığına dikkat çekiyor.
AB Göç Komiseri Magnus Brunner ise "Tek bir kişi bile Avrupa ana karasına geçmedi." açıklamasını yaptı.
İspanya sınırı güçlendiriyor
Madrid yönetimi yeni düzensiz geçişleri önlemek amacıyla Sebte'deki güvenlik önlemlerini artırdı.
İçişleri Bakanlığı, Tarajal dalgakıranı boyunca deniz üzerine 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurulmasına başlandığını açıkladı.
30 ila 70 santimetre su yüzeyinin üzerine çıkacak, yaklaşık bir metre derinliğe uzanacak bariyerin, son günlerde göçmenlerin kullandığı en önemli geçiş noktalarından birini kapatması hedefleniyor.
İspanya ayrıca 2021'den bu yana ilk kez Sebte'de sınır güvenliğine destek vermek amacıyla asker konuşlandırırken, bölgeye 60 asker ile 200 özel harekât polisi sevk edildi.
Fas'ın rolü yeniden tartışılıyor
Göç dalgasının nasıl bu kadar kısa sürede büyüdüğü konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor.
İspanyol hükümeti, insan kaçakçılarının sınırın açıldığı yönünde yanlış bilgiler yaydığını savunurken, bazı uzmanlar ise Fas'ın sınır kontrollerini gevşetmiş olabileceği görüşünü dile getiriyor.
Uzmanlar, 2021 yılında da Rabat ile Madrid arasında Batı Sahra nedeniyle yaşanan diplomatik kriz sırasında binlerce kişinin Sebte'ye geçmesine izin verildiğini hatırlatıyor.

Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus da yaklaşık 50 bin kişinin bir gün içinde Sebte'ye (Ceuta) ulaşmasını "tamamen olağanüstü" olarak nitelendirirken, geçmişte yaşanan benzer krizlerde belirleyici unsurun Rabat yönetiminin siyasi tercihleri olduğuna dikkat çekti.
İspanya'da siyasi tartışmalar büyüyor
Sebte krizi İspanya iç siyasetinde de tansiyonu yükseltti.
Muhafazakâr Halk Partisi (PP), hükümeti sınır güvenliğinde yetersiz kalmakla suçlarken, Başbakan Sánchez'in kısa süre önce yaklaşık 500 bin belgesiz göçmene yasal statü tanınmasını öngören düzenlemesinin göç hareketlerini teşvik ettiği iddiasını gündeme getirdi.
Hükümet ise yaşanan olağanüstü göç hareketinin düzensiz göç politikalarıyla değil, insan kaçakçılarının yaydığı dezenformasyon ve Fas sınırındaki gelişmelerle bağlantılı olduğunu savunuyor.


