Hannover Eyalet Mahkemesi, sanığın aylar boyunca devam eden süreçte soruşturma detaylarını organize suç örgütüne aktardığına kanaat getirdi. Mahkeme kararına göre Yashar G., her bir bilgi sızdırma karşılığında yaklaşık 5 bin euro aldı. Sanık, karar duruşmasında hükmü sakin bir şekilde karşıladı.
Mahkeme: Güven sarsıldı
Mahkeme heyeti, savcının eylemlerinin hukuk devletine duyulan güveni ciddi şekilde zedelediğini vurguladı. Kararda, “Bağımsız ve güvenilir bir yargı sistemi, işleyen bir hukuk devletinin temel şartıdır” denildi. Hakim ayrıca sanığın pişmanlık göstermediğine dikkat çekti.

Dava sürecinde sanık ile savcılık arasında bir anlaşma yapıldığı ve sanığın itirafta bulunduğu öğrenildi. Ancak mahkeme, mevcut delillerin itiraf olmasa da mahkûmiyet için yeterli olduğunu belirtti.
Aracıya ertelenmiş ceza
Davada sanıkla birlikte yargılanan ve çete ile savcı arasında aracılık yaptığı belirtilen boks antrenörü Amir F. ise 1 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ceza ertelendi.
16 tonluk kokain operasyonu
Skandalın merkezinde, 2021 yılında Hamburg Limanı’nda ele geçirilen 16 ton kokain bulunuyor. Bu miktar, Almanya tarihinin en büyük uyuşturucu yakalamalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Ancak operasyon sırasında çıkarılan yaklaşık 30 yakalama kararından sadece 19’u uygulanabildi. Çok sayıda şüphelinin önceden kaçmış olması, içeriden bilgi sızdırıldığı şüphesini doğurdu. Soruşturma sürecinde elde edilen şifreli mesajlar ve tanık ifadeleri, şüphelerin Yashar G. üzerinde yoğunlaşmasına neden oldu.
Aylarca bilgi sızdırmış
İddianameye göre savcı, 2020 ile 2021 yılları arasında çeteye düzenli olarak bilgi aktardı. Çetenin, savcıya aylık ödemeler yaptığı ve bazı durumlarda “ek ödemeler” verdiği öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında 14 ayrı bilgi sızdırma vakası tespit edildi. Bu bilgilerin, çete üyelerinin operasyonlardan kaçmasına yardımcı olduğu değerlendiriliyor.
BGH’den dikkat çeken karar
Öte yandan davayla bağlantılı bir başka gelişmede, Almanya Federal Yüksek Mahkemesi (BGH), çete üyelerinden Jonas H. hakkında verilen cezayı kısmen bozdu. Mahkeme, sanığın suçun aydınlatılmasına katkı sağlamaya çalıştığını ancak bu durumun yeterince dikkate alınmadığını belirtti.
Jonas H.’ye verilen 12,5 yıllık hapis cezasının suçun niteliği açısından hukuka uygun olduğu ifade edilse de, cezanın miktarının yeniden değerlendirilmesi için dosya alt mahkemeye geri gönderildi.
Siyasi tartışma büyüyor
Kararın ardından dosyanın siyasi boyutu da yeniden gündeme geldi. Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi’nde muhalefette bulunan CDU, olayın bir “yargı skandalı” olduğunu savunarak parlamenter soruşturma komisyonu kurulmasını talep etti.
Muhalefet, Adalet Bakanı Kathrin Wahlmann’ı, savcı hakkındaki şüphelere rağmen zamanında harekete geçmemekle suçluyor. En çok tartışılan konulardan biri ise hakkında 2022’den bu yana şüphe bulunan savcının, 2024 yılına kadar kritik davalarda görev yapmaya devam etmesi.
Bakanlık eleştirilerin hedefinde
Adalet Bakanlığı ise savunmasında, savcı hakkında yürütülen soruşturmanın gizliliği nedeniyle görevden alınmadığını ve bu sayede delil toplanabildiğini belirtti. Ancak eleştiriler devam ediyor.
Ayrıca soruşturma kapsamında, uyuşturucu bağlantılı bir kişi tarafından kurulan bir IT şirketinin de yargı kurumlarıyla iş ilişkisi içinde olduğunun ortaya çıkması, skandalın kapsamını genişletti. Yetkililer, şirketin hassas verilere eriştiğine dair bir kanıt bulunmadığını açıkladı.
Güven krizi derinleşiyor
Yashar G. davası, Almanya’da yargıya duyulan güveni sarsan en önemli olaylardan biri olarak değerlendiriliyor. Hem hukuki hem de siyasi boyutlarıyla uzun süre tartışılması beklenen dosya, devlet kurumları içindeki denetim mekanizmalarını da yeniden gündeme taşıdı.



