Hükümet açıklamasında, İran’la uluslararası silahlı çatışmaya dahil olan ülkelere savaş malzemesi ihracatının çatışma sürdüğü sürece onaylanamayacağı vurgulandı. Bu kapsamda ABD’ye yönelik yeni ihracat lisanslarının verilmeyeceği belirtilirken, “Bu nedenle ABD’ye savaş malzemesi ihracatı şu aşamada yetkilendirilemez” ifadelerine yer verildi.
Kararın, İsviçre’nin tarafsızlık politikası çerçevesinde alındığı belirtilse de, mevcut sözleşmelerin akıbeti belirsizliğini koruyor. İsviçre basınına yansıyan bilgilere göre, hükümetin yalnızca yeni başvuruları değil, hâlihazırda onaylanmış ihracat izinlerini de askıya alma veya iptal etme yetkisi bulunuyor.
Özellikle savunma sanayii temsilcileri, kararın ekonomik sonuçlarına dikkat çekiyor. Neuchâtel kantonunda faaliyet gösteren ve savaş uçakları için kablolama sistemleri üreten bir şirketin yöneticisi, ABD ile yürütülen büyük ölçekli projelerin riske girdiğini belirtti. Şirketin, 100’den fazla F-35 savaş uçağı için üretim planladığı ve bu iş birliği için üç yıldır hazırlık yaptığı ifade ediliyor.
Sektör temsilcileri, hükümetten daha net ve öngörülebilir bir politika talep ediyor. Belirsizliğin uzun vadede yatırımları ve istihdamı olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunan üreticiler, İsviçre’nin ya savunma sanayiine açık destek vermesi ya da bu alandan tamamen çekilmesi gerektiğini savunuyor. Aksi halde bazı firmaların üretimlerini yurt dışına kaydırabileceği belirtiliyor.
Öte yandan uluslararası hukuk uzmanları, hükümetin kararını hukuki açıdan kaçınılmaz olarak değerlendiriyor. Tarafsızlık hukukuna göre, bir ülkenin çatışmanın taraflarına askeri destek sağlamaması gerektiği, bunun da silah ihracatını doğrudan kapsadığı ifade ediliyor.
İsviçre hükümeti daha önce de ABD’ye yönelik askeri uçuşlara hava sahasını kapatma kararı almıştı. Son gelişmeyle birlikte, ülkenin tarafsızlık politikasının kapsamı yeniden gündemin üst sıralarına taşınırken, Bern’in önümüzdeki dönemde nasıl bir denge politikası izleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.



