Hakkında yürütülen soruşturmalarda, uzun süreli hastalık izni sırasında alternatif tıp uygulayıcısı ( Heilpraktiker) olarak çalıştığı şüphesi bulunurken, 62 yaşındaki öğretmenin zorunlu emekliliğe ayrılmasına ilişkin karara karşı açtığı dava sürüyor.

Emeklilik gerçekleşirse, hastalık nedeniyle kullanılamayan belirli izin haklarının maddi karşılığının ödenmesi de gündeme gelebilecek.

Almanya’nın Duisburg kentinde yaşayan ve Wesel’deki bir meslek okulunda görev yapan 62 yaşındaki kadın öğretmen, yaklaşık 17 yıldır ders vermiyor. Öğretmen, 2009 yılından bu yana çeşitli sağlık raporlarıyla görevinden uzak kaldı. Buna rağmen uzun yıllar boyunca resmi olarak görevdeki statüsünü korudu ve maaş ödemeleri devam etti.

Emeklilik kararına karşı dava açtı

Sol Partili siyasetçi Türkiye’yi örnek verdi: Ramelow’dan Almanya'da PKK'ye af çağrısı
Sol Partili siyasetçi Türkiye’yi örnek verdi: Ramelow’dan Almanya'da PKK'ye af çağrısı
İçeriği Görüntüle

Olayın kamuoyunda gündeme gelmesinin ardından NRW makamları öğretmenin sağlık durumunun resmi olarak değerlendirilmesini istedi. Daha önce yıllarca, resmi hekim muayenesi (amtsärztliche Untersuchung) yapılmaması da tartışma konusu oldu.

Yapılan değerlendirme sonrasında Düsseldorf Bölge Yönetimi, mayıs ayının sonunda öğretmenin emekliye ayrılmasına karar verdi. Ancak öğretmen bu kararı kabul etmeyerek Düsseldorf İdare Mahkemesi'ne başvurdu.

Mahkeme, davanın 29 Haziran 2026'da açıldığını doğruladı. Dava henüz sonuçlanmış değil ve mahkemenin ne zaman karar vereceği konusunda şu aşamada kesin bir tarih bulunmuyor.

Raporlu olduğu sırada çalıştığı şüphesi

Dosyanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise öğretmen hakkında yürütülen ceza soruşturması.

Duisburg Savcılığı, kadının hastalık nedeniyle görev yapamayacağını bildirdiği dönemde alternatif tedavi uzmanı (Heilpraktiker) olarak çalışmış olabileceğinden şüpheleniyor. Savcılığa göre öğretmenin çalışma kapasitesini olduğundan düşük göstererek eyaletten maaş almaya devam etmiş olabileceği ihtimali araştırılıyor.

Mart 2026'da öğretmenin evinde arama yapıldı. Aramada belge ve dijital veri taşıyıcılarına el konuldu. Savcılık, elde edilen ve “delil niteliği taşıyabilecek” materyallerin halen incelendiğini açıkladı. Soruşturmanın mevcut aşamasında öğretmen hakkında kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet bulunmuyor; suçsuzluk karinesi geçerli.

Memur statüsünü kaybedecek mi?

Öğretmenin Almanya'daki memur statüsünü kaybedip kaybetmeyeceği de ayrı bir hukuki konu.

Alman Memur Statüsü Kanunu’nun (Beamtenstatusgesetz) 24. maddesine göre, kasten işlenen bir suçtan dolayı en az bir yıl hapis cezası verilmesi ve kararın kesinleşmesi halinde memuriyet sona erebiliyor. Ancak bunun gerçekleşmesi otomatik olarak mevcut soruşturmanın sonucu anlamına gelmiyor.

Ayrıca “dolandırıcılık Almanya'da her durumda beş yılda zamanaşımına uğrar” şeklindeki genel ifade de hukuken fazla basitleştirici. Basit dolandırıcılıkta azami ceza beş yıl olduğu için genel zamanaşımı süresi beş yıl olabilirken, ağırlaştırılmış bazı durumlarda ceza sınırı daha yüksek ve zamanaşımı süresi de daha uzun olabiliyor. Alman Ceza Kanunu'nun 78. maddesi süreyi suç için öngörülen azami cezaya göre belirliyor; 263. madde ise özellikle ticari nitelikteki ağırlaştırılmış dolandırıcılık hallerinde daha yüksek ceza öngörüyor.

Disiplin soruşturması da devam ediyor

Ceza soruşturmasının yanı sıra öğretmen hakkında bir disiplin süreci de bulunuyor. Ancak bu süreç, paralel yürüyen ceza soruşturması nedeniyle şu anda tamamlanmış değil.

Olası disiplin yaptırımları arasında maaş kesintisi, para cezası veya daha ağır durumlarda memuriyetin sona erdirilmesi bulunabiliyor. Ayrıca olay nedeniyle Düsseldorf Bölge Yönetimi'nde görevli bir çalışan hakkında da ayrı bir disiplin soruşturması başlatılmış durumda. Bu soruşturmanın temelinde, öğretmenin uzun süreli hastalık durumunun yeterince erken ve etkili biçimde denetlenmemiş olması eleştirisi bulunuyor.

Emekli olursa izin parası alabilecek

Dosyayı kamuoyunda yeniden gündeme taşıyan bir diğer ayrıntı ise kullanılmayan yıllık izinlerin maddi karşılığı.

Halen yürürlükte bulunan Kuzey Ren-Vestfalya İzin ve Serbest Bırakma Yönetmeliği (Freistellungs- und Urlaubsverordnung NRW) düzenlemesine göre, memuriyet sona erdiğinde hastalık nedeniyle kullanılamamış ve henüz zamanaşımına uğramamış asgari izin hakkı, belirli şartların oluşması halinde kurum tarafından başvuruya gerek kalmadan maddi karşılığı ödeniyor. Düzenleme, beş günlük çalışma haftası esas alınarak yılda 20 iş günlük asgari izini kapsıyor.

Ödeme, son üç aydaki brüt maaş ortalaması üzerinden günlük ücret esas alınarak hesaplanıyor. Dolayısıyla öğretmenin emeklilik işlemi kesinleşirse, şartları karşılayan kullanılmamış asgari izin hakları için ayrıca bir ödeme yapılması hukuken mümkün.

Davanın sonucu bekleniyor

Böylece Duisburg'daki öğretmenin dosyası üç ayrı hukuki süreçte ilerliyor: Bir yandan zorunlu emeklilik kararına karşı açtığı dava, diğer yandan Heilpraktiker olarak çalıştığı iddiasına ilişkin ceza soruşturması ve ayrıca disiplin süreci devam ediyor.