HTBB'den gazetecilik mesleğini yerine getirmek yerine Şanlıurfa'yı Avrupa'da 'şanlandırma' sözü.

Onlarca gazetecinin gözaltına alındığı Erdoğan Türkiyesi'nde HTBB üyeleri baklava ve davul zurna ile karşılandı.

Kuruluş ilkelerinden koparak bir süredir gazetecilik örgüt ve kurumları ile dayanışma, ilkesel düzeyde gazetecilik sorunlarının tartışıldığı ve çözüm üretme adına bir birlik oluşturma yerine gazetecilik dışında dernekler, konsolosluklar ve Türkiye'deki belediyelere gezi düzenlemeyi misyon haline getiren Hamburg Türk Basın Birliği (HTBB), muhalif gazeteciler Silivri'de tutsak edilirken, Şanlıurfa'da Hilton Oteli'nde karşılanarak herkesi şaşırtmaya devam ediyor. 

GAZETECİLİKTEN ÖTE LOBİ HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ

Aralarında gazetecilikten öte farklı meslek kollarında çalışan çok sayıda üyenin yer aldığı bir oluşum haline gelen HTBB, şu ana kadar Almanya'daki herhangi bir gazeteci sendikası, basın birlikleri ile yan yana gelmedi, hiçbir parti ve resmi kurumu ziyaret etmedi. Türkiye'de ise gazetecilik göreviyle bağdaşmayacak bir misyon ve lobi hareketi gibi reklam ağırlıklı „tanıtım gezileri“ düzenleyen bir dernek haline geldi. 

En son olarak Şanlıurfa'ya ve Gaziantep'e gezi düzenleyen HTBB üyeleri, gazetecilere ülkeyi zindan eden Erdoğan'ın resminin altında fotoğraf çektirirken çok sayıda meslektaşlarının keyfi olarak tutuklandığını bilmiyorlar mı? Gazeteciler Cemiyeti Özgürlük İçin Basın Projesi raporuna göre sadece geçtiğimiz aylarda 36'sı hükümlü, 34'ü tutuklu olmak üzere toplam 70 gazeteci cezaevinde olduğunu hiç mi düşünmediler.

Urfa'da AKP MKYK üyesi tarafından bizzat karşılanan ve övgü ile söz edilen HTBB bu türden geziler ile neyi amaçlamaktadır? 

Şanlıurfa ismini Avrupa'da 'şanlandırma‘ görevi HTBB'ye mi düşmekte! Bütün bunlar politikacıların mı yoksa gazetecilerin mi görevi?  Nitekim HTBB Başkanının bölgede yaptığı ve yerel medyaya yansıyan bir haberde sarfettiği "Bu geziden edindiğimiz bilgi ve izlenimlerimizde yapacağımız haberlerle Şanlıurfa'yı şanlandırmanın sözünü veriyoruz" ifadesi gazetecilikten çok sorgulanması gereken bir lobi ve misyondan başka bir şey değildir. 

Muhalefet partilerinin yasaklanmasının tartışıldığı bir günde gazetecilerin görevi vali, belediye başkanları ve kaymakamlarla buluşmak mıdır? Davul-zurna ve baklava ile karşılandıklarını sosyal medyada resimli olarak paylaşanların mesajı hangi çevreleredir?

Türkiye'de yüzlerce gazetecinin sarı basın kartı iptal edilirken, sarı basın kartı sahibi HTBB yöneticilerinin başka hangi ayrıcalıkları vardır? 

"GAZETECİYSEN BOYUN EĞMEYECEKSİN, BOYUN EĞECEKSEN GAZETECİYİM DEMEYECEKSİN"

Barış Terkoğlu yazdı: Bakın baronlar nasıl kurtarılıyor Barış Terkoğlu yazdı: Bakın baronlar nasıl kurtarılıyor

Son yıllarda Türkiye'de tutuklanan, baskıya maruz kalan, Erdoğan rejimi tarafından hakarete ve iftiralara uğrayan hiçbir gazeteciye bir kez dahi destek açıklamasında bulunmayarak üç maymunları oynayan, gazeteciler için 'Terörist' suçlamasına ses çıkarmayan, gazeteler kapatılırken, televizyonlar karartılırken Türkiye'deki tutuklu ve davası devam eden gazetecilerle dayanışma göstermek yerine, gazetecilik mesleği için etik olmayan ve reklam ağırlıklı toplu gezi turları ile gazetecilik ismine düşürülen gölgeye ne zaman 'dur' denilecek? Bu günlerin de geçici olduğunu belirterek gazeteciler için tarihi değerdeki o sözü hiçbir zaman unutmayalım: “Gazeteciysen boyun eğmeyeceksin, boyun eğeceksen gazeteciyim demeyeceksin”. (Fotoğraflar: Facebook)