BSW’li üç milletvekili Stefan Wogawa, Dirk Hoffmeister ve Roberto Kobelt hem partiden hem de BSW Meclis Grubu’ndan ayrıldıklarını açıkladı.
Ayrılığın ardından BSW Meclis Grubu’ndaki milletvekili sayısı 15’ten 12’ye düştü.
Üç milletvekili yeni parti kurdu
Ayrılan üç milletvekili, Thüringen Eyalet Meclisi’ndeki milletvekilliklerinden istifa etmeyeceklerini açıkladı. Dirk Hoffmeister, “Deine Stimme zählt” (Senin oyun önemli) adıyla yeni bir parti kurduklarını duyurdu.

Yeni oluşumun Thüringen Eyalet Meclisi’nde de aynı adla bir parlamento grubu oluşturmayı hedeflediği bildirildi. Stefan Wogawa ise yeni grubun hükümet koalisyonuna karşı doğrudan muhalefet yürütmeyeceğini belirterek, mevcut durumda en fazla ortak noktanın hükümet koalisyonuyla bulunduğunu söyledi.
BSW ile hükümet arasındaki denge değişti
Başbakan Mario Voigt’in liderliğindeki CDU, BSW ve SPD koalisyonu, kuruluşundan bu yana mecliste kendi başına çoğunluğa sahip değildi. 88 sandalyeli Thüringen Eyalet Meclisi’nde koalisyon daha önce 44 sandalye ile muhalefet karşısında başa baş bir dengeye sahipti.
Koalisyon, yasaları geçirebilmek için özellikle Sol Parti’nin desteğine ihtiyaç duyuyordu. Üç BSW milletvekilinin ayrılmasıyla birlikte hükümetin sandalye sayısı 43’e geriledi ve koalisyon fiilen azınlık hükümeti konumuna geldi.
BSW içinde uzun süredir devam eden anlaşmazlık
Üç milletvekilinin ayrılması, Thüringen BSW teşkilatı ile partinin federal yönetimi arasında 2024 yılında başlayan ve zaman zaman açık çatışmaya dönüşen anlaşmazlığın yeni bir aşaması oldu.
Stefan Wogawa, ayrılığının gerekçesi olarak BSW Federal Yönetimi’nin Thüringen’deki çalışmalara müdahalesini gösterdi. Wogawa, federal yönetimin sürekli müdahalelerinin çalışmalarını zorlaştırdığını ve Thüringen’deki BSW milletvekillerinin sürekli olarak şüphe altında bırakıldığını söyledi.
Thüringen BSW teşkilatının başında bulunan ve aynı zamanda eyalet maliye bakanlığı görevini yürüten Katja Wolf ile parti kurucusu Sahra Wagenknecht arasında da uzun süredir görüş ayrılıkları bulunuyor.
Wagenknecht, Thüringen’de CDU, BSW ve SPD koalisyonunun sona erdirilmesini ve farklı çoğunluklarla çalışabilecek bir uzmanlar hükümeti kurulmasını savunurken, Katja Wolf hükümet ortaklığının sürdürülmesinden yana tavır alıyor.
Sachsen-Anhalt seçimi anlaşmazlığı büyüttü
BSW içindeki anlaşmazlığın önemli başlıklarından biri de Sachsen-Anhalt eyaletindeki yaklaşan seçim oldu.
Sahra Wagenknecht, Sachsen-Anhalt’ta BSW’nin bir AfD’li başbakan adayının seçilmesini çekimser kalarak engellemeyebileceğini açıklamıştı. Katja Wolf ise bu tutuma karşı çıkarak, BSW’nin AfD’nin iktidara gelmesine yardımcı olmaması gerektiğini savundu.
Thüringen’deki BSW milletvekillerinin parti yönetiminin bu yaklaşımına yönelik eleştirileri, eyalet teşkilatı ile federal yönetim arasındaki anlaşmazlığı daha da derinleştirdi.
Daha önce bir milletvekili daha ayrılmıştı
Üç milletvekilinin ayrılmasından kısa süre önce BSW Thüringen milletvekili Matthias Herzog da partiden ayrıldığını açıklamıştı.
Herzog, parti içinde uzun süredir sorunlu bir iletişim kültürü gözlemlediğini ve partiyle arasında giderek artan bir mesafe oluştuğunu söyledi. Ancak milletvekilliği görevine devam edeceğini ve Thüringen’deki CDU, BSW ve SPD koalisyonunu oluşturan hükümet sözleşmesini desteklediğini açıkladı.
Herzog’un BSW Meclis Grubu içinde kalıp kalmayacağına ise grup karar verecek.
AfD’den erken seçim çağrısı
Yaşanan siyasi kriz, muhalefetteki AfD’nin de erken seçim çağrısını gündeme getirmesine yol açtı.
AfD Thüringen Meclis Grup Başkanı Björn Höcke, eyalet meclisinin feshedilerek erken seçime gidilmesi için önerge vereceğini açıkladı. Höcke, hükümetin mevcut yapısıyla devam edemeyeceğini savunarak siyasi kararın yeniden seçmene bırakılması gerektiğini söyledi.

Höcke’nin erken seçim talebi, Başbakan Mario Voigt’in geçtiğimiz günlerde AfD tarafından verilen yapıcı güvensizlik oylamasından çıkmasının ardından geldi. Höcke, söz konusu oylamada Voigt’in yerine başbakan adayı olarak kendisini göstermiş ancak gerekli desteği alamamıştı.
Koalisyon görevine devam etmek istiyor
CDU, BSW ve SPD’den oluşan hükümet koalisyonu ise yaşanan ayrılıklara rağmen görevine devam edeceğini açıkladı.
Koalisyonun mecliste çoğunluk sağlayabilmesi için Sol Parti ile görüşmeler yapması gerekecek. Sol Parti Meclis Grup Başkanı Christian Schaft, son gelişmelerin hükümetin çoğunluk arayışını değiştirmediğini ve hükümetin önemli kararlar için yine Sol Parti ile anlaşmak zorunda olduğunu söyledi.



