Yaklaşık 8 kilometre uzunluğundaki Hark Adası, İran’ın petrol ihracatı için hayati bir merkez konumunda bulunuyor. Ülkenin ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ı bu adadaki petrol terminali üzerinden gerçekleştiriliyor. Uydu görüntülerini inceleyen uzmanlar, adadaki depolama tanklarının doluluk oranının son haftalarda belirgin şekilde düştüğünü tespit etti.
HARK ADASI’NDA STOKLAR HIZLA AZALIYOR
Adadaki petrol tanklarının büyük bölümü yüzer çatı sistemine sahip. Bu tanklarda çatının yüksekliği ve oluşan gölgeler, depodaki petrol miktarını anlamaya yardımcı oluyor. Analizlere göre ocak ayı ortasında 27 büyük ve küçük tank tamamen dolu görünürken, şubat ayı başında bu sayı 19’a geriledi. Geçtiğimiz cumartesi günü çekilen görüntülerde ise yalnızca dokuz tankın tamamen dolu olduğu görüldü.
Hark Adası’ndaki en büyük depolama tanklarının çapı yaklaşık 130 metreye ulaşıyor. Daha küçük tankların çapı ise yaklaşık 50 metre civarında. Bu büyüklükteki depoların boşaltılması için çok sayıda büyük petrol tankerinin terminale yanaşması gerekiyor.
Son günlerde çekilen uydu görüntülerinde terminale düzenli olarak yeni tankerlerin yanaştığı da görülüyor. Bu tankerlerin petrol yüklemek için adaya geldiği değerlendiriliyor. Bazı tankerlerin ise adanın doğusunda demirlediği ve “floating stock” olarak adlandırılan yüzer depolama yöntemiyle geçici petrol deposu olarak kullanıldığı belirtiliyor.
UZMANLAR: HARK ADASI'NDAKİ PETROL ÇİN'E GÖNDERİLDİ
İran daha önce de ABD’nin petrol sektörüne yönelik yaptırımlarını aşmak için benzer yöntemlere başvurmuştu. Bu kapsamda petrolün farklı ülkeler üzerinden sevk edildiği, bazı durumlarda Malezya’da başka petrol türleriyle karıştırılarak özellikle Çin’e gönderildiği ifade ediliyor.
Hark Adası’nın stratejik önemi nedeniyle bugüne kadar ABD ve İsrail tarafından doğrudan hedef alınmadığı belirtiliyor. Financial Times’ın aktardığına göre Washington yönetimi için adaya yönelik olası bir saldırı “kırmızı çizgi” olarak değerlendiriliyor. Böyle bir saldırının yalnızca İran ekonomisi için değil, küresel enerji piyasaları için de ciddi sarsıntı yaratabileceği ve bölgedeki gerilimi hızla tırmandırabileceği ifade ediliyor.
Buna rağmen bazı İsrailli siyasetçilerin İran’ın enerji altyapısına yönelik daha sert adımlar atılması gerektiğini savunduğu ve Hark Adası’nın da olası hedefler arasında gösterildiği belirtiliyor. Enerji uzmanları ise adaya yönelik bir saldırının hem İran ekonomisi hem de dünya petrol piyasaları üzerinde büyük etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.

