MÜNİH – Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in de katıldığı törende hem ırkçılık ve nefret suçlarına karşı güçlü mesajlar verildi hem de ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları olayın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısını yineledi.

Münih'teki anma törenine Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in yanı sıra Bavyera Eyalet Meclisi Başkanı Ilse Aigner, Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dominik Krause, Bavyera Başbakanı Markus Söder, çok sayıda siyasetçi ile saldırıda yaşamını yitirenlerin aileleri ve yakınları katıldı.
Saldırının gerçekleştiği Olympia Alışveriş Merkezi önünde düzenlenen törende katledilen dokuz kişinin fotoğrafları sergilendi. Saat 17.51'de, saldırının başladığı dakikada kentte toplu taşıma araçları kısa süreliğine durdurularak saygı duruşunda bulunuldu.
Steinmeier: "Almanya göç geçmişi olan bir ülkedir"
Cumhurbaşkanı Steinmeier konuşmasında saldırının yalnızca ırkçı saldırıda hayatını kaybedenleri ve ailelerini değil, tüm Almanya'yı ilgilendirdiğini belirterek, ırkçılık ve antisemitizme karşı kararlı mücadele çağrısı yaptı.
"Kimse kökeni nedeniyle bir başkasından üstün değildir" diyen Steinmeier, Almanya'nın bir göç ülkesi olduğuna dikkat çekerek, "Artık şunu kabul edelim; sadece bazı insanların değil, bütün ülkemizin bir göç geçmişi var. Almanya göç geçmişine sahip bir ülkedir ve bu bizim kimliğimizin bir parçasıdır." ifadelerini kullandı.
Steinmeier, saldırının yıllarca "kişisel nedenli bir cinnet" olarak değerlendirilmesini de dolaylı biçimde eleştirerek, olayın sağ terör saldırısı olarak kabul edilmesinin çok geç gerçekleştiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı ayrıca Hanau, Halle, NSU cinayetleri, Walter Lübcke suikastı ve 1980 Münih Oktoberfest saldırısını hatırlatarak, sağ terörün Almanya için hâlâ ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Ailelerden sert eleştiri: "Artık açıklama değil, gerçeği istiyoruz"
Törenin en dikkat çekici bölümü ise ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınlarının konuşmaları oldu.
Aileler, saldırının üç yıldan fazla süre boyunca "ırkçı terör" yerine "amok" olarak nitelendirilmesini sert sözlerle eleştirerek, olayın tüm yönleriyle araştırılması için Bavyera Eyalet Parlamentosu'nda araştırma komisyonu kurulması taleplerini yineledi.
Selçuk Kılıç'ın annesi Yasemin Kılıç, konuşmasında duygusal ifadeler kullanırken devlet yetkililerine de seslendi.
"Artık kameralar önündeki güzel sözler bize yetmiyor. Bu saldırıyla ilgili bütün dosyaların açıklanmasını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı, burada artık aydınlatılmayı talep etmiyoruz; bunu talep etmenin ötesinde, hesap verilmesini istiyoruz." dedi.
Sevda Dağ'ın eşi Hacı Dağ da saldırının üzerinden on yıl geçmesine rağmen birçok sorunun hâlâ yanıtsız olduğunu belirterek, "Biz aileler gerçeğin tamamını öğrenmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Dijamant Zabërgja'nın kız kardeşi Margareta Zabërgja ise Almanya'da göçmen kökenlilerin hâlâ tam anlamıyla kabul görmediğini belirterek, kardeşine hitaben, "Keşke ölümün bir şeyleri değiştirmiş olsaydı. Keşke bugün kimse kökeni nedeniyle korku yaşamasaydı." dedi.
"OEZ sağ terördü" vurgusu
Anma alanında kurbanların büyük fotoğrafları ve çiçekler yer alırken, sahnenin arkasına "Münih OEZ bir sağ terör saldırısıydı" yazılı büyük bir pankart asıldı.
Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dominik Krause de konuşmasında, toplumun sağ terörü açık biçimde adlandırmakta uzun süre zorlandığını belirterek, bunun değişmesi gerektiğini söyledi.
Önce "amok", sonra "ırkçı terör"
18 yaşındaki saldırgan, 22 Temmuz 2016'da Münih'teki Olympia Alışveriş Merkezi çevresinde dokuz kişiyi öldürdükten sonra intihar etmişti. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün Türk, Yunan, Kosovalı, Arnavut ya da Roman kökenli olması dikkat çekmişti.
Saldırı ilk etapta kişisel nedenlerle gerçekleştirilen bir "amok" olarak değerlendirilmiş, ancak Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi 2019 yılında olayın ırkçı ve aşırı sağcı saiklerle işlenmiş bir terör saldırısı olduğunu resmen kabul etmişti.

Irkçı saldırıda hayatını kaybedenler tek tek anıldı
Törende saldırıda yaşamını yitiren
- Armela Segashi
- Can Leyla
- Dijamant Zabërgja
- Guiliano Kollmann
- Hüseyin Dayıcık
- Roberto Rafael
- Sabine Sulaj
- Selçuk Kılıç
- Sevda Dağ
isimleri tek tek okunarak anıldı.


