Muharrem İnce: „Siyaset bırakılmaz, bir yaşam biçimidir'

Avrupa Postası: Türkiye'nin bugünkü durumunu tek kelimeyle nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnce: Rahmetli Süleyman Demirel'e sormuşlar, "Tek kelimeyle nasıl?" diye. O da "İki kelimeyle: iyi değil" demiş. Ben de kopya çekmiş olayım; iki kelimeyle özetleyeyim: İyi değil.

Avrupa Postası: Kendi siyasi özelliğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

İnce: İlkelerimden vazgeçmemek. Bazıları partisi için ilkelerinden vazgeçer. Ben ilkelerimden vazgeçmem.

Siyasi yaşamınızda en çok eleştirdiğiniz yönünüz nedir?

İnce: Herhalde biraz agresif davranabiliyorum. Bazen agresif olabiliyorum.

Siyasi yolculuğunuzda en çok pişman olduğunuz şey nedir?

İnce: İnsan sonuçta, pişmanlıkları olur. Ben yaptıklarımdan pek pişman olmam. Pişmanlığım, yapamadıklarımdır.

Size yönelik eleştirilerden hangisinin haklı olduğunu düşünüyorsunuz?

İnce: "Seçim gecesi neredeydiniz?" eleştirisini hak etmediğimi düşünüyorum. CHP sandıkları koruyamamıştır. 12 bin 843 sandıkta gözlemci yoktu, sistem çökmüştü. İki yol vardı önümde:

Ya CHP Genel Merkezi'ne gidip ortalığı karıştırabilirdim, insanları sokağa dökebilirdim...Ya da kendimi geri çekebilirdim. Ben partiyi yakmadım, kendimi yaktım. İnsan içine çıkmadım. Bir sürü dedikodu da üretildi tabii.

Siyaseti bırakmayı hiç düşündünüz mü?

İnce: Düşündüm... dört kollu tabut. Siyaset bırakılmaz, siyaset bir yaşam biçimidir.

Türkiye'de gençlerin beyin göçü hakkında ne düşünüyorsunuz? Gençlere ne söylersiniz?

İnce: Recep Tayyip Erdoğan'ın okumuş insanlarla problemi var. Boğaziçi Üniversitesi ile problemi var, doktorlarla problemi var, ODTÜ ile problemi var. Gençlere diyorum ki: Gitmeyin, burada kalın. Ormanlarımızı koruyalım, Cumhuriyetimize sahip çıkalım. Doktorlara diyorum ki gitmeyin; bizi kim tedavi edecek? Siz bu ülkenin en değerli insanlarısınız. Doktorları gönderip Afgan çobanları davet etmek akılsız insanların işidir.

Almanya'daki Türk seçmenin Türkiye siyasetine etkisini nasıl görüyorsunuz?

İnce: Almancı" ve "yabancı" tanımlamasının değişmesini istiyorum. Yurtdışında yaşayan vatandaşlara sadece döviz kaynağı olarak bakılmasını doğru bulmuyorum. Devletin yurtdışındaki vatandaşların sorunlarıyla daha yakından ilgilenmesi gerekir. Ayrıca Avrupa'da sol partilere oy verip Türkiye'de iktidar yanlısı olan seçmen davranışını anlamakta zorlanıyorum. Benim anlayışıma göre seçmen suçlanmaz. Oy alamıyorsan kendini sorgulayacaksın. Seçmene "bidon kafalı", "göbeğini kaşıyan adam", "koyun" denmez.

Hamburg'da Uyum Kurslarının Kısıtlanması Kararı Protesto Edildi
Hamburg'da Uyum Kurslarının Kısıtlanması Kararı Protesto Edildi
İçeriği Görüntüle

Muhalefetin son seçim performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnce: Türkiye kutuplaşmıştır. Bu kutuplaşmada CHP'nin başarılı olmasını isterim. Kim ne derse desin CHP son seçimde birinci parti olmuştur. Bu bir başarıdır. Ama sandıkta alamadığı belediyeleri mahkeme salonlarında alan bir Erdoğan ile karşı karşıyayız.

Bursa'daki belediye tartışması hakkında ne söylemek istersiniz?

İnce: Bursa'da görevde olan başkana sesleniyorum: Sen utanmıyor musun? İnsanda biraz utanma olur, edep olur. 170 bin oy fark var. Buna rağmen görevden alıyorsunuz. 10 belediye meclis üyesi fazlalığıyla o koltukta oturuyorsun. Aldığın maaş haram olsun. Yaptığın hizmet haram olsun. Sizde Allah korkusu yok, utanma yok, edep yok. Ben olsam kabul etmem, kendime yakıştıramam.

Siyasette sizi en çok yoran şey nedir?

İnce: İftiralar.Sonra yargı yoluyla haklılığınız ortaya çıkıyor ama herkese ulaşamıyorsunuz. Ulaşamadığınız insanlar sizi hâlâ suçlu sanıyor. En yorucu olan bu.

Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

İnce: Hayata umutla bakan, geleceğin iyi olacağına inanan biriyim. Tarihin diyalektiğine inanıyorum; aydınlığın karanlığı yeneceğine inanıyorum. Sadece kendi torunlarım için değil, bu memleketin bütün çocukları için güzel bir ülke hayal ediyorum. Kaynakları bol ama iyi yönetilemeyen bir ülkenin bir gün düzeleceğine inanıyorum.

Avrupa'daki Türk toplumuna mesajınız nedir?

İnce: Ülkenizle gönül bağınızı koparmayın.Gençlere söylüyorum: Baba ocağınızı asla satmayın.

Nerede olursanız olun, o bağ kopmasın. Avrupa'daki vatandaşlarıma diyorum ki: Baba ocağında dumanınız tütsün.

Türkiye'de demokrasi ve yargı konusunda umutlu musunuz?

İnce: Eskiden "yargısız infaz yapmayın" denirdi.Şimdi Türkiye'de yeni bir şey var: Yargı yoluyla infaz. Yargı, iktidarın sopası haline gelmiştir. Türkiye'nin bir numaralı sorunu yargıdır. Hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur.