ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, müzakerelerin anlaşmaya varılmadan sona erdiğini duyurdu.
Vance, “İyi haber İranlılarla önemli görüşmeler yapmış olmamız, kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bunun İran için ABD’den daha kötü bir haber olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. ABD heyetinin görüşmelerin ardından ülkeye döndüğünü belirten Vance, İran’ın ABD’nin şartlarını kabul etmemeyi tercih ettiğini söyledi.
ABD tarafının temel talepleri arasında İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğine dair net bir taahhüt vermesi ve bu yönde uzun vadeli bir güvence sunması yer aldı. Vance, “İran’ın uzun vadede nükleer silah geliştirmeyeceğine dair temel bir taahhüt görmedik” dedi. Görüşmeler sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile de sürekli temas halinde olduğunu belirten Vance, İran’a “nihai teklif” niteliğinde bir öneri bırakıldığını ifade etti.
İran tarafı ise görüşmelerin başarısızlığından ABD’yi sorumlu tuttu. İran devlet medyası ve yetkililer, müzakerelerin “aşırı ve kabul edilemez talepler” nedeniyle sonuçsuz kaldığını bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, taraflar arasında nükleer program, Hürmüz Boğazı, yaptırımların kaldırılması, savaş tazminatları ve bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi gibi başlıklarda yoğun görüşmeler yapıldığını açıkladı.
İranlı yetkililere göre özellikle Hürmüz Boğazı konusu müzakerelerde temel anlaşmazlık noktalarından biri oldu. ABD’nin boğazın yeniden açılmasını talep ettiği, İran’ın ise kontrolü elinde tutmak ve geçişler için ücretlendirme gibi şartlar öne sürdüğü belirtildi.
İran basınında yer alan haberlere göre, Tahran yönetimi görüşmeler boyunca “ulusal çıkarlarını korumak” amacıyla yoğun çaba gösterdi, ancak ABD’nin talepleri ortak bir çerçeve oluşmasını engelledi. İran tarafı ayrıca diplomatik sürecin geleceğinin, karşı tarafın “gerçekçi ve makul talepler” ortaya koymasına bağlı olduğunu vurguladı.
Taraflar arasında yeni bir görüşme yapılıp yapılmayacağına ilişkin ise henüz net bir açıklama yapılmadı. İran basını, şu aşamada yeni bir müzakere turunun planlanmadığını öne sürdü.
Söz konusu görüşmeler, 1979’daki İran İslam Devrimi’nden bu yana en üst düzey temaslar arasında yer alırken, iki ülke arasında 2015’te imzalanan nükleer anlaşmadan sonra gerçekleştirilen ilk doğrudan resmi müzakereler olma özelliğini taşıyor. ABD, 2018 yılında Donald Trump döneminde bu anlaşmadan çekilmiş, İran da anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini askıya almıştı.


