Zeki RÜZGAR / Köln

Tüm bestelerini ve geleneksel Kürt müziğinden derlemelerini toplayarak olağanüstü̈ zor koşullarda, bir gün içinde ilk albümlerini kaydettiler.

Tek kopya olarak kasete kaydedilen Kulîlka Azadî (Özgürlük Çiçeği 1990) albümü öğrencilerin çabasıyla ve gizlice çoğaltılarak geniş̧ kitlelere ulaştırıldı. Enternasyonal marş 'Bella Ciao'ın (Çaw Bella) Kürtçe versiyonuyla yer aldığı bu albüm sadece Koma Amed için değil Kürtler için de birçok 'ilk'i barındırıyordu. Çünkü grup Kürtçe Müzik yapan ilk gruptu.

Almanya'da anket sonucu: Hükümete destek yüzde 16’da kaldı Almanya'da anket sonucu: Hükümete destek yüzde 16’da kaldı

Koma Amed 1993 yılında çalışmalarını İstanbul’a taşıdı ve Kürtlerin ilk kültür sanat merkezi olan Mezopotamya Kültür Merkezi'ne (MKM) dahil oldu. 

MKM, Kürtlerin sesi ve müziğinin büyüyerek geniş kitlelere ulaşmasında önemli bir rol oynadı. Koma Amed, Kürt müziğinin kitlelere ulaşmasında ve Kürtlerin varlık mücadelesinde sesini duyurmasında öncülük etti. 

Koma Amed müziğiyle tanınmaya ve Kürt grup müziğinin öncülüğünü yapmaya başladı. Yeni beste ve derlemelerini gruba eklenen yeni elemanlarıyla ikinci albümünde bir araya getirdi. Agir û Mirov (Ateş ve İnsan 1995) 


Kürdistan'da konser verebilme yolları kapalı olsa da Türkiye’nin birçok şehrinde ve birçok Avrupa ülkesinde konserler vermeye başladılar. 

Özellikle 1996 yılında Koma Amed'e İtalyan Komünist Partisi'nden bir turne teklifi geldi. İtalya'nın bir çok şehrinde onlarca konser yaparak Kürt müzik tarihinde bir başka ilk'i gerçekleştirdiler. 

Grubun bestelerine Kürt mücadelesinin özgürlükçü, direnişçi politik ruhu yön verirken geleneksel Kürt müziğinden ve sözlü edebiyatından beslenmeye de devam ettiler. 

Üçüncü albümleri Dergûş (Beşik 1997), uzun zamandır üzerinde çalıştıkları geleneksel Kürt müziği derlemelerinden hazırlandı. 

Bu albüm geleneksel Kürt müziğinin yerelden evrensele ulaşması ve dünya müziği standartlarında yerini bulması açısından bir dönüm noktası oldu. Kullandıkları zengin vokaller, enstrumanlar ve düzenlemeleriyle, geleneksel halk şarkılarına yenilikçi yaklaşımları

Dergûş albümü çok farklı kültür ve kimliklerden insanları Kürtçe müzikle tanıştırdı, kamusal alanlarda görünür hale getirdi. Hatta dönemin Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Türkiye'de Kürt varlığının tanınıyor olduğunu ispatlamak için Avrupa Birliği bakanlarına bu albümü hediye etmişti. 

Oysaki aynı zamanlarda grubun neredeyse tüm elemanları haklarında Devlet Güvenlik Mahkemelerinde açılan davalar ve istenen ağır cezalar; yaşadıkları gözaltılar ve baskılar nedeniyle başka ülkelere sığınma talebinde bulunmuştu. 

Dergûş albümü bir çok müzisyene ilham vermeye ve Kürt müziğinde halen en çok dinlenen albümlerden biri olmaya devam ediyor. 

Artık 2000'lere gelindiğinde grup elemanlarının neredeyse tamamı farklı ülkelerde 
yaşamak zorunda kalmıştı. Bu grubun dağılmasında önemli bir rol oynadı. 

Koma Amed tam 27 yıl sonra 3 Haziran 2024 tarihinde Paris'te buluşarak bir konser vermişti. Bu konserin çok ses getirmesi ve hayranlarından gelen yoğun ilgi üzerine grup ikinci konserlerini 5 Temmuz 2024 tarihinde, Almanya'nın Köln şehrinde düzenledi.

Konsere haklarında açılan davalar ve gördükleri baskılar nedeniyle Avrupa'da yaşamak zorunda kalan çok sayıda Kürt Sanatçı ve Kürt Siyasetçi geldi.

Başta "Hoy Memo" (Hey Memo), "Êvar e" (Akşamdır), "Kulîlka Azadî" (Özgürlük Çeçeği), "Amediye" (Amed) ve "Îro dîsa" (Bugün Yine) parçaları olmak şarkılarını dinleyicinin büyük katılımıyla söyleyen grubun konseri yaklaşık 2,5 saat sürdü. 

Konser sonrası grubun çok sayıda hayranı, grup elemanlarıyla resim çektirmek için izdiham oluşturdu.