Haaretz'in haberine göre, talep suçla mücadele gerekçesiyle gündeme gelirken, insan hakları örgütleri ise İsrail'in yüz tanıma teknolojisini özellikle Filistinlileri izlemek ve hareketlerini kısıtlamak için kullandığı uyarısında bulunuyor.
İsrail'de iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet'in (Şabak), havalimanları ve sınır kapılarındaki yüz tanıma sistemlerinde bulunan biyometrik fotoğraf veri tabanına sınırsız erişim talep ettiği iddia edildi. İsrail'in Haaretz gazetesinin haberine göre, Şin-Bet Direktörü David Zini, suçla mücadelede teşkilatın rolünü genişletmek amacıyla söz konusu veri tabanına erişim istedi.
Haberde, Zini'nin özellikle olay yerlerinde elde edilen görüntülerdeki şüphelilerin kimliklerinin tespit edilebilmesi için Ben-Gurion Havalimanı ve diğer sınır kapılarında oluşturulan güncel biyometrik fotoğraf arşivine erişim talep ettiği belirtildi.
Yasal engel bulunuyor
İsrail yasalarına göre Ben-Gurion Havalimanı ve diğer sınır kapılarındaki yüz tanıma ve biyometrik fotoğraf veri tabanına yalnızca İsrail Nüfus ve Göç İdaresi erişebiliyor. Bu sistemde bulunan kişisel bilgiler ile fotoğrafların en geç 90 gün içinde silinmesi zorunlu tutulurken, güvenlik kurumları dahil üçüncü taraflarla paylaşılması da yasak.
Haaretz'in aktardığına göre İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara, Şin-Bet Direktörü David Zini'ye, söz konusu veri tabanına erişimin ancak yasal düzenleme yapılması halinde mümkün olabileceğini bildirdi. Haberde ayrıca Zini'nin kapalı toplantılarda Başsavcı Baharav-Miara'yı talebe karşı çıktığı ve ülkedeki suç oranlarının artmasından sorumlu tuttuğu öne sürüldü.
Şin-Bet ise iddiaları reddederek, Haaretz'te yer alan haberin "asılsız olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını" savundu.
Mevcut veri tabanlarına erişimi var
Haberde, Şin-Bet'in halen İçişleri Bakanlığı ile polis kayıtlarındaki İsrail vatandaşlarına ait fotoğraflara erişebildiği ancak bu kayıtların her zaman güncel olmadığı ifade edildi. Nüfus ve Göç İdaresi bünyesindeki "Rotem" veri tabanında yer alan güncel biyometrik fotoğrafların ise yüz tanıma teknolojisi kullanılarak diğer görüntülerle eşleştirilmesine imkan sağlayacağı kaydedildi.
Öte yandan İsrail'de biyometrik veri tabanlarını denetleyen Biyometrik Uygulamalar Birimi'nin 2022 tarihli raporunda, Nüfus ve Göç İdaresi'nin yasal olarak 90 gün sonra silinmesi gereken düşük kaliteli görüntüleri saklamaya devam ettiği ve bunları yetkisiz şekilde Şin-Bet'e aktardığı tespit edilmişti.
Amnesty: Filistinliler kitlesel gözetim altında
İnsan hakları örgütü Amnesty International ise İsrail'in yüz tanıma teknolojisini yalnızca güvenlik amacıyla değil, Filistinlilerin hareketlerini izlemek ve özgürlüklerini kısıtlamak için de kullandığını belirtiyor.
Amnesty'nin raporuna göre, özellikle Batı Şeria'nın El Halil (Hebron) kentinde sokaklar, binalar, elektrik direkleri, gözetleme kuleleri ve çatılara yerleştirilen kameralarla kapsamlı bir gözetim ağı oluşturuldu. Raporda, Filistinlilerin bu yoğun gözetim nedeniyle evlerinin birkaç metre ötesindeki bazı bölgelere dahi girmekten çekindikleri, sürekli izleniyor olma hissinin günlük yaşam üzerinde ciddi baskı oluşturduğu vurgulandı.
Amnesty International, İsrail makamlarına Filistinlilere yönelik kitlesel ve hedef odaklı yüz tanıma gözetiminin derhal sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
