Günlerdir kapalı olan iş yerinin önünde toplanan çok sayıda mağdur, yıllardır birikimlerini ve altınlarını emanet ettikleri kuyumcudan haber alamadıklarını belirtti.
İddialara göre Mehmet Y., yalnızca bireysel müşterilerin değil, çok sayıda kurumun da emanet altınlarını teslim aldığı güvenilir bir isim olarak biliniyordu. Olayın ardından mağdur sayısının her geçen gün arttığı ifade edilirken, kaybolan altınların önemli bir bölümünün İsmailağa Cemaati'ne bağlı vakıf ve derneklere ait olduğu öne sürüldü.
İsmailağa'ya bağlı vakıfların da mağdur olduğu iddiası
Medyascope'ta yer alan habere göre, Atikali Mahallesi Darüşşafaka Caddesi'nde faaliyet gösteren kuyumcuya yıllardır emanet edilen altınlar arasında, İsmailağa Cemaati'nin çatı kuruluşlarından İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu (İDDEF) ile Erenler Vakfı'na ait emanetlerin de bulunduğu iddia edildi.
Söz konusu iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, vakıf ve derneklerden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Mağdurlara WhatsApp mesajı
İddialara göre Mehmet Y., ortadan kaybolmasının ardından mağdurların bulunduğu WhatsApp gruplarına bir mesaj gönderdi.
Mesajında, "Sevgili ihvan kardeşlerim, ben kimsenin parasını yemem. Ben sizin paranızı en kısa sürede ödeyeceğim." ifadelerini kullandığı öne sürüldü.
Ancak bu mesajın ardından kendisine ulaşılamadığı ve iş yerinin günlerdir kapalı olduğu belirtildi.
Cübbeli Ahmet'ten sert çıkış
İsmailağa Cemaati'nden ayrılan ve kamuoyunda "Cübbeli Ahmet" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarla olayın cemaat boyutunu gündeme taşıdı.
Ünlü, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"500 kilo altının buharlaştığı Altıneller Kuyumcusu'nda İsmailağa'ya bağlı İDDEF'in ve Mahmut Eren'e bağlı Erenler Vakfı'nın kaç kilo altını kayboldu ve bu altınlar kimin altınıydı? Kabirden keramete inanmayanlar, kabirden çarpılmayı gördüler."
Yayımladığı videoda ise söz konusu kuyumcunun yüksek kazanç vaadiyle altın topladığını öne süren Ünlü, bunun faiz ve tefecilik anlamına geldiğini savundu.
"Bir kilo altına 80-100 gram altın veriliyormuş. Bu zaten tefecilik, bu zaten faiz. Hangi kuyumcu bunu kazandırabilir? Ümmetin topladığı paraları bu şekilde bir yere teslim ediyorsunuz." diyen Ünlü, İDDEF ve Erenler Vakfı'nı hedef alarak vatandaşlara bu kurumlara bağış yapmamaları çağrısında bulundu.
Soruşturma beklentisi
Olayın ardından çok sayıda kişinin mağdur olduğu belirtilirken, yaklaşık 500 kilogram altının akıbetine ilişkin resmi makamlarca yürütülecek soruşturmanın kamuoyundaki soru işaretlerini gidermesi bekleniyor.
Öte yandan, kaybolduğu iddia edilen altın miktarı ile vakıf ve derneklere ait olduğu öne sürülen emanetlere ilişkin iddialar hakkında şu ana kadar yetkili kurumlardan doğrulayıcı resmi bir açıklama yapılmış değil.

