2023'te en çok gazeteci İsrail'in saldırılarında öldü 2023'te en çok gazeteci İsrail'in saldırılarında öldü

Bild'in İngiliz haber ajansı Middle East Eye'den aktardığı haberine göre, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye'nin bir AB büyükelçisi ile üst düzey bir Türk muhalifin arasındaki görüşmeyi dinlediğini iddia etti.

İddia edilen casusluk skandalının odağında Almanya var!

Haberde "Soylu'nun iddiasındaki, 'Kasım, Aralık'ta içişleri bakanıyla görüştüğü ülkenin büyükelçisi olduğunu söylediği için, Alman mevkidaşı Nancy Faeser'i işaret etmektedir. Herhangi bir delil sunulmamasına rağmen o zaman Bakan Soylu'nun iddia ettiği büyükelçi Alman!" ifadeleri dikkat çekti.

Middle East Eye'nin haberine göre, Soylu'nun iddiaları için Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği geçen yıl yapılan bir açıklamaya atıfta bulunarak, "Yazıdaki Alman büyükelçiliği ile ilgili iddialar tamamen asılsızdır" denilmişti.

Bild'deki yazı "muhalefet iddiaları reddetti, Büyükelçilik yalanladı" denilerek şu şekilde devam ediyor:

 "Defalarca mafya bağlantıları olmakla suçlanan Türk İçişleri Bakanı, açıklamalarına dair herhangi bir kanıt sunmadı. Alman turistleri de tehdit eden Soylu, kışkırtıcı ve Erdoğan'ın kaba adamı olarak görülüyor."

Soylu'ya göre, iddia edilen telefon dinleme skandalı, Türk muhalefetinin önde gelen dış politika danışmanlarından Ünal Çeviköz ile "bir AB büyükelçisi" arasındaki görüşmeyle ilgili.

Çeviköz, "Bu tür iddialar, seçim öncesi siyasi çıkarlar için çirkin bir manipülasyon örneğidir" uyarısında bulundu.
......................................
Ne olmuştu?

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, Süleyman Soylu - Ünal Çeviköz polemiğine dair 5 Mayıs günü bir yazı ile konuya geniş yer vermişti.

Erkin'in "O kasetteki büyükelçi" başlıklı yazısı şöyle:

“… Altılı Masa'nın ilk toplantısından çıkan neticeyi Ünal Çeviköz'le beraber AB'nin bir ülkesinin büyükelçisine gönderdiler. Öyle düşündükleri için mi bunu yaptılar. Bu bir iddia değil, ses kaseti de var. Direkt genel başkanın resmi yetkilisi olarak gittiler. Bundan dört ay önce Türkiye'ye gelen ilgili ülkenin içişleri bakanına da kendi ülkesinin büyükelçisinin ‘ne haltlar' karıştırdığını söyledim.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu önceki akşam katıldığı Habertürk canlı yayınında bu cümleleri kurdu. Açık açık “ses kasedi var” dedi.

13 ay önce… Soylu şu iddiayı gündeme getirmişti:

“Kılıçdaroğlu, Altılı Masa toplantısından sonra metni bir büyükelçiye düzeltmek için gönderdin. (31 Mart 2022)”

11 ay önce…

“O kasedin” ayrıntılarını vermişti Soylu:

“Ben bir şey söyledim; ‘siz bir büyükelçiyi, birisine gönderdiniz' dedim. ‘Ben göndermedim' desin Sayın Kılıçdaroğlu. Bir iddiayı daha ortaya koyuyorum. Ben tek tek konuştuğunuz cümleleri söyleyeceğim. Utanmadan 2023 yılında kaç tane milletvekili çıkacağını bir Avrupa ülkesinin büyükelçisiyle konuştunuz. Ufak bir dedikodu daha vereyim, Çağatay Kılıç dedikodusu yaptınız. ‘Tayyip Erdoğan, bunu niye bu ülkeye gönderdi' diye dedikodusunu yaptınız. Daha söyleyeyim Ukrayna Rusya krizinin, savaşın ve o savaşın sonuçlarının Türkiye'nin seçimini nasıl etkileyeceğinin değerlendirdiniz. Daha ötesini söyleyeyim; sözde millet ittifakı içerisindeki bütün ayrıntıları, Ali Babacan'ı nereye oturttuğunuzu, Ahmet Davutoğlu'nu nereye oturttuğunuzu, HDP'den nasıl oy alınacağını, nasıl oy devşirileceğini… (11 Mayıs 2022)”

Bitmedi…

Soylu kaseti savcılığa verdi mi?

Bir canlı yayında “savcılık” sopasını gösterdi Soylu:

“Kemal Kılıçdaroğlu'na tekrar söylüyorum, o büyükelçinin redakte ettiği, senin kendi milletvekilini, eski büyükelçini gönderdiğin o konuşmanın metnini, konuşma kasetini -kasetçiliği iyi bilirsiniz- sizin içinizden bir vatandaş savcılığa getirip verirse ihanet-i vataniyeden yargılanacaksınız. Hani bize ikide bir ‘Yargılanacaksınız' diyor ya ben vatanıma ihanet etmiyorum, hizmet ediyorum. Büyükelçi ile masada oturup bu ülkeyi pazarlamıyoruz. (11 Ocak 2023)

Şimdi burada Bakan Soylu'nun yanıtlaması gereken bazı sorular var:

CHP'li üst düzey yetkiliyi kim, nasıl dinledi?

O CHP'li hakkında savcılıktan dinleme için izin alındı mı?

Dinlenen bir büyükelçiyse, bu diplomatik kriz yaratmaz mı?

Bizim bilmediğimiz, devletin bildiği başka ne var?

O kaset Soylu'ya nasıl ulaştı?

O kaset ellerindeyse neden savcılığa vermediler? Suç duyurusunda bulunmadılar?

CHP suç duyurusu yapacak mı?

Ne dedi İçişleri Bakanı, Habertürk yayınında:

“Bu bir iddia değil, ses kaseti de var. Direkt genel başkanın resmi yetkilisi olarak gittiler. Bundan dört ay önce Türkiye'ye gelen ilgili ülkenin içişleri bakanına da kendi ülkesinin büyükelçisinin ‘ne haltlar' karıştırdığını söyledim.

Dört ay önce Soylu'nun görüştüğü bakanın kim olduğuna baktım!

Tarih 22 Kasım 2022… Medyaya yansıyan haber metnini okuyalım: “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser ile bakanlıkta bir araya geldi. Soylu ve Faeser, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı yaptı.”

O zaman Bakan Soylu'nun iddia ettiği büyükelçi Alman! Bu isim AB Büyükelçisi Nikolaus Meyer Landrut olabilir mi? Bu arada CHP'nin de konuyla ilgili mutlaka açıklama yapması gerekiyor! Aylardır iddialarda bulunan Soylu'yla ilgili de suç duyurusu yaptılar mı? Gerçekten bir pazarlık yapıldı mı? Sonuçta ortada bir ses kaseti iddiası var!

Soylu ısrarlı, Çeviköz yalanladı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya “O kayıt nasıl elde edildi? Mahkeme kararı var mıydı?” sorusu dün yöneltildi. Soylu, “Birisi ajanlık faaliyeti yapıyorsa Türkiye Cumhuriyeti'nin takip etmesi görevidir. Tüm devletler kendilerini ajanlık faaliyetine karşı korur. Görüşmeler ajanlık faaliyeti ve devletin kayıtlarında var” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz de Soylu'nun açıklamaları üzerine dün akşama doğru açıklama yaptı. Çeviköz, iddiaların asılsız olduğunu söyledi ve Kılıçdaroğlu'nun 29 Nisan tarihinde yaptığı, “Son 10 günde girişilecek en pis işleri biliyorum. Ve onlara diyorum ki: Azıcık sağduyu!” açıklamasını işaret etti:

“Kritik görevlerde bulunmuş, bu ülkenin onurlu bir diplomatı olarak altını çizmek isterim ki espiyonaj suçtur ve asla kabul edilemez. Türkiye'nin kurtarıcı ve kurucu partisine ve şahsıma yönelik bu ithamları bir kere daha reddediyorum.”