Olayın ardından toplu taşıma işletmesi, dini özgürlüğe saygı duyduklarını ancak görev sırasında dini ritüellere izin verilemeyeceğini açıklarken, benzer bir olayın geçtiğimiz hafta Almanya'nın Bavyera eyaletinde yaşanmış olması dikkat çekti.
Olay, 8 Temmuz sabahı saat 08.30 sıralarında Stäfa'daki Frohberg durağında meydana geldi. Zürichsee ve Oberland Ulaşım İşletmesi'nde (VZO) görev yapan otobüs şoförü, aracını durdurduktan sonra otobüsten indi, yol kenarına seccadesini sererek Mekke yönüne dönüp namaz kıldı. O anlar basına da yansıdı.
Tamamı belediyeler ve kantonlara ait olan VZO, Zürih Ulaşım Birliği (ZVV) adına bölgesel otobüs seferlerini yürütüyor.
"Din özgürlüğüne saygı var, ancak görev sırasında olmaz"
Olayın ardından açıklama yapan VZO yetkilileri, İsviçre'de din ve vicdan özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu ancak mesai saatleri içinde dini ibadetlerin şirket kurallarıyla bağdaşmadığını belirtti.
Şirket, otobüs şoförlerinin aktif görev sırasında araç önünde seccade sererek namaz kılmasının kabul edilemez olduğunu vurgularken, Zürih Ulaşım Birliği de aynı görüşü paylaştı. Açıklamada, planlı toplu taşıma hizmeti devam ederken gerçekleştirilen dini ritüellerin kurumun çalışma esaslarına uygun olmadığı ifade edildi.
Yetkililer, sürücü hakkında uygulanabilecek olası disiplin yaptırımlarına ilişkin ise açıklama yapmadı. Personel kararlarının, sürücünün bağlı bulunduğu bölgesel ulaşım işletmesi tarafından verileceği bildirildi.
Kamuoyunda farklı tepkiler
Olay, İsviçre kamuoyunda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı vatandaşlar, şoförün görevden alınmasını isterken, Müslüman çevreler ise tepkilerin İslam karşıtlığına dönüştüğünü savundu.
Yetkililer ise tartışmalara ilişkin yaptıkları değerlendirmede, tüm inançlara saygı gösterildiğini ancak kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesinin öncelikli olduğunu vurguladı.
Benzer olay geçen hafta Almanya'da yaşandı
İsviçre'deki tartışma sürerken, geçtiğimiz hafta Almanya'nın Bavyera eyaletinde de benzer bir olay yaşanmıştı.
Landshut kenti yakınlarındaki Ergolding'de görev yapan bir belediye otobüsü şoförü, 612 numaralı hat üzerinde sefer sırasında aracını durdurduktan sonra otobüsün arka bölümüne geçerek birkaç dakika namaz kılmıştı. O sırada otobüste bulunan yolcuların yaşananlar nedeniyle şaşkınlık yaşadığı, seferin ise birkaç dakika gecikmeli devam ettiği bildirilmişti.
Olayın ardından Landshut Belediyesi'ne bağlı ulaşım şirketi iç soruşturma başlatırken, yaptığı açıklamada çalışanların dini inançlarına saygı duyulduğunu ancak görev sırasında önceliğin kamu hizmeti olduğunu vurgulamıştı.
Açıklamada, "Hat seferleri sırasında çalışanlar yalnızca mesleki görevlerini yerine getirmelidir. Özel işler, özellikle toplu taşıma hizmeti yürütülürken hizmetin aksamasına neden olamaz. İbadetler mola saatlerinde yerine getirilebilir." ifadeleri kullanılmıştı.
Hem İsviçre'de hem de Almanya'da yaşanan iki olay, Avrupa'da toplu taşıma hizmetlerinde din özgürlüğü ile kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesi arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına neden oldu.
