CDU'lu siyasetçiler, özellikle Müslüman Kardeşler hareketinin siyasi ve toplumsal yapılar içerisinde nüfuz kazanmaya çalıştığını öne sürdü.
Süheyla KAPLAN
Berlin Eyalet Meclisi'nin CDU'lu iç politika uzmanlarından Burkard Dregger, SPD içerisinde "İslamcı eğilimlere karşı yeterli mesafenin gösterilmediğini" savundu. Brandenburg Eyaleti İçişleri Bakanı Jan Redmann da siyasi partiler, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının bu tür aktörleri hafife almaması gerektiğini söyledi.
Alman basınında yer verilen değerlendirmelere göre Alman güvenlik çevrelerinde, Müslüman Kardeşler'in yıllardır toplumsal ve siyasi yapılarda etkisini artırmaya çalıştığı görüşü bulunuyor. CDU'lu isimler, örgütün nihai hedefinin şeriat temelli bir toplumsal düzen kurmak olduğunu ve bu amaçla demokratik sistemin sunduğu imkanlardan yararlandığını iddia ediyor.
SPD'ye Yönelik Eleştiriler
Berlin'in Neukölln ilçesinin entegrasyon sorumlusu Güner Balcı da daha önce yaptığı açıklamalarda, SPD içerisindeki bazı kesimlerin İslamcı yapılanmalarla mücadele konusunda yeterince kararlı davranmadığını öne sürmüştü. Balcı, Almanya'da büyüyen İslamcılık sorununa dikkat çekerek Müslüman Kardeşler'in bu süreçte önemli bir rol oynadığını ifade etmişti.
Gazeteci ve İslamcılık uzmanı Sascha Adamek ise bazı çevrelerin "ılımlı bir görüntü sergileyerek" üst düzey siyasetçilere erişim sağladığını savundu. Adamek'e göre SPD içerisinde yaşanan bazı gelişmeler, Müslüman Kardeşler'in strateji belgelerinde tarif edilen yöntemlerle benzerlik gösteriyor.
Hükümetten Temkin Çağrısı
Alman hükümetine yakın güvenlik uzmanları da Müslüman Kardeşler'in bazı temsilcilerinin ılımlı bir görüntü vermesinin, hareketin ideolojik hedeflerini göz ardı etmeye yol açmaması gerektiğini belirtiyor. CDU'lu Parlamenter İçişleri Devlet Sekreteri Christoph de Vries ise Müslüman Kardeşler ile bağlantı şüphesi bulunan kişi ve kuruluşlar konusunda tüm hükümetlerin ve siyasi partilerin son derece dikkatli davranması gerektiğini söyledi.


