ABD Başkanı Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Venezuela’ya yönelik operasyonun “başarıyla tamamlandığını” savundu.

Trump, “Nicolás Maduro ve eşi yakalanarak Venezuela dışına çıkarıldı” ifadelerini kullandı. Trump, New York Times’a verdiği demeçte ise operasyonu “mükemmel planlanmış, parlak bir askerî başarı” olarak tanımladı.

Trump, Maduro’nun yakalanmasına ilişkin Kongre’den onay alıp almadığı ve Venezuela’da bundan sonra ne olacağına dair soruları, Florida’daki Mar-a-Lago’daki saat 11.00’de yapacağı basın toplantısında yanıtlayacağını söyledi.

ABD’li yayın kuruluşu CBS’ye konuşan yetkililer, Maduro ve eşinin ABD ordusunun seçkin özel kuvvet birimi Delta Force tarafından yakalandığını öne sürdü.

ABD: Maduro ABD’de yargılanacak

ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesine dayanarak, Maduro’nun ABD’ye götürüldüğünü ve bir Amerikan mahkemesinde yargılanmasının planlandığını söyledi. Lee, Rubio’nun kendisine “Maduro’nun artık ABD gözetiminde olduğu” bilgisini verdiğini ve Venezuela’da yeni bir askerî adım beklemediğini aktardı.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau da Maduro’nun “işlediği suçlar nedeniyle” yargılanacağını açıkladı.

Maduro’nun kaçırılması sonrası Trump’tan Venezuela’ya ikinci saldırı mesajı
Maduro’nun kaçırılması sonrası Trump’tan Venezuela’ya ikinci saldırı mesajı
İçeriği Görüntüle

Caracas’tan sert tepki: “Hayat belirtisi istiyoruz”

Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, Maduro ve eşinin nerede olduğunun bilinmediğini belirterek ABD’den “hayatta olduklarına dair kanıt” talep etti. Rodríguez, ülkenin tüm askerî kapasitesinin seferber edileceğini duyurdu.

Caracas yönetimi, ABD’nin eylemlerini “egemenliğe açık saldırı ve devlet başkanının zorla kaçırılması” olarak nitelendirdi.

Rusya, İran ve Küba’dan sert tepki

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını “silahlı saldırı” olarak tanımladı ve bunun uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu bildirdi. Moskova, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplanması çağrısında bulundu.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, saldırıyı “devlet terörü” olarak niteledi ve “Latin Amerika’nın barış bölgesi ağır biçimde hedef alınıyor” dedi.

İran da ABD operasyonunu sert sözlerle kınayarak, BM Güvenlik Konseyi’ni derhal harekete geçmeye çağırdı. Tahran, saldırının Venezuela’nın ulusal egemenliğine yönelik “ağır bir ihlal” olduğunu vurguladı.

Avrupa’dan temkinli açıklamalar

İspanya hükümeti, krizin tırmanmasından endişe duyulduğunu belirterek taraflara itidal çağrısında bulundu. Madrid hükümeti, uluslararası hukuk ve BM Şartı’na uyulması gerektiğini vurguladı ve arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu açıkladı.

Almanya’da ise SPD’nin dış politika sözcüsü Adis Ahmetovic, ABD’nin müdahalesini “uluslararası düzen açısından son derece tehlikeli bir kırılma” olarak nitelendirdi. Ahmetovic, “BM mandası olmadan askerî güç kullanılması ve açık rejim değişikliği çabaları, hukukun yerini güç politikasına bırakması anlamına gelir” dedi.

Küresel kriz endişesi

Venezuela’da ilan edilen olağanüstü hâl, Maduro’nun akıbetine ilişkin belirsizlik ve büyük güçlerden gelen sert tepkiler, krizin yalnızca Latin Amerika ile sınırlı kalmayabileceği endişesini artırdı. Gözler şimdi Trump’ın Mar-a-Lago’da yapacağı açıklamaya ve Birleşmiş Milletler’in atacağı olası adımlara çevrildi.