Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), gazetecilere yönelik baskılara dikkat çekerek tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulunurken, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verileri küresel ölçekte gerilemeye işaret etti.

TGC: “Gazeteciler üzerindeki baskılar artıyor”

TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında, gazetecilerin işsizlik, sansür, oto sansür, tehdit, fiziksel saldırı, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye’nin 180 ülke arasında 163. sıraya gerilediği hatırlatıldı.

Açıklamada, Türk Ceza Kanunu’nun “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen 217/A maddesinin gazetecilere karşı kötüye kullanıldığı ifade edildi. Bu kapsamda cezaevinde yaptıkları haberler nedeniyle 14 gazetecinin bulunduğu belirtilirken, son olarak gazeteciler Merdan Yanardağ, İsmail Arı ve Alican Uludağ’ın tutuklandığı aktarıldı.

Gazeteci Tolga Şardan’ın bir yazısı nedeniyle 5 ay hapis cezasına çarptırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, Zafer Arapkirli’nin ise sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası aldığı belirtildi. Halk TV’de yaptıkları yorumlar nedeniyle Murat Ağırel ile Barış Pehlivan’ın da aynı yasa kapsamında birer yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca çok sayıda gazeteci hakkında dava açıldığı ve bazı gazetecilerin adli kontrol şartıyla baskı altında tutulduğu vurgulandı. Toplumsal olayları ve basın açıklamalarını takip etmenin dahi gözaltı gerekçesi haline geldiğine dikkat çekildi.

Almanya’da gerileme

RSF’nin raporuna göre Almanya da basın özgürlüğü sıralamasında geriledi. Ülke, üç basamak düşerek 14. sıraya indi. Raporda Almanya’nın durumu “tatmin edici” olarak değerlendirilse de gazetecilerin sahada ve dijital ortamda artan tehditlerle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Özellikle sosyal medyada artan nefret söylemi, kutuplaşma ve itibarsızlaştırma kampanyalarının gazetecilik faaliyetlerini zorlaştırdığına dikkat çekildi. Medyaya olan güven kaybının da önemli bir sorun olduğu ifade edildi.

Küresel tablo: Yarım asırda en kötü dönemlerden biri

RSF verilerine göre, endeksin 25 yıllık tarihinde ilk kez ülkelerin yarısından fazlasında basın özgürlüğü “zor” veya “çok ciddi” kategorisinde yer aldı. Dünya nüfusunun yalnızca yüzde 1’inin “iyi” düzeyde basın özgürlüğüne sahip ülkelerde yaşadığı belirtildi.

Norveç’in ilk sırada yer aldığı listede Hollanda, Estonya ve Danimarka üst sıralarda bulunurken; Eritre, Kuzey Kore ve Çin listenin sonlarında yer aldı. ABD ise yedi basamak gerileyerek 64. sıraya düştü.

BM: “Basın özgürlüğü tüm hakların temelidir”

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, 3 Mayıs mesajında gazetecilerin dünya genelinde artan baskı ve tehlikelerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Özellikle savaş ve çatışma bölgelerinde gazetecilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çekilen mesajda, gazetecilere karşı işlenen suçların yüzde 85’inin cezasız kaldığı ifade edildi.

Açıklamada, basın özgürlüğünün demokrasi, insan hakları ve barış için temel olduğu vurgulanarak, gazetecilerin korunması ve özgür çalışabilmesi için daha fazla çaba gösterilmesi çağrısı yapıldı.

“Toplum da sorumluluk almalı”

Die Zeit gazetesinde dikkat çeken analiz: Zihinlerdeki faşizm
Die Zeit gazetesinde dikkat çeken analiz: Zihinlerdeki faşizm
İçeriği Görüntüle

Uzmanlar, basın özgürlüğünün korunması için yalnızca devletlerin değil, toplumun da sorumluluk alması gerektiğine dikkat çekiyor. Bağımsız gazeteciliğin desteklenmesi, medya kuruluşlarının çalışanlarını koruması ve kamuoyunun doğru bilgiye erişim için medyaya sahip çıkması gerektiği vurgulanıyor.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında yapılan tüm çağrılarda ortak mesaj ise açık: Özgür ve güvenli gazetecilik, demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olmaya devam ediyor.