Avrupa Postası'nın “Yerel Seçimler Sonrası Türkiye Nereye Gidiyor” konulu Hamburg Üniversite salonunda düzenlediği konferansa yoğun ilgi gösterildi.

TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansta açılış konuşmasını Adil Yiğit yaparken moderatörlük görevini ise Erhan Erdoğan üslendi.

Almanya, 52 ülkenin 16 milyar Euro'ya yakın borcunu sildi Almanya, 52 ülkenin 16 milyar Euro'ya yakın borcunu sildi

Diren Akbıyık ile Didem Kılınç'ın Anadolu ezgilerinden kısa bir bir müzik dinletisi sonrası  başlayan etkinliğe demokratik çevreler ve yerel basın yoğun ilgi gösterdi.

Aralarında Türkiye kökenli eyalet parlamentosu milletvekilleri, CHP Hamburg Birliği ile Alevi Kültür Merkezi yöneticileri ve üyeleri ile sol- sosyalist gelenekten çok sayıda kişinin katıldığı konferans geç saatlere kadar sürdü.

Konuşması pür dikkat dinlenen Yanardağ'ın, “CHP tıpkı 1989’daki gibi tuzağa düşmek üzeredir, AKP iktidarından kurtulmamın tek yolu erken seçime gitmektir. Türkiye artık AKP iktidarını taşıyamamaktadır. CHP toplumsal baskı kullanmalıdır” ifadeleri dikkat çekti.

Yanardağ'ın bir saati aşkın bir süre ile ayakta yaptığı konuşmasından satır başları şöyle:

AKP’NİN NORMALLEŞME İHTİYACI SEÇİM YENİLGİSİNİN SONUCUDUR

“Erken seçimi muhalefet istemeli ve bir an önce bu AKP iktidarından kurtulmalıyız. Bu iktidarın bu seçimde yenilgiye uğratılması çok önemlidir. Türkiye biran önce erken seçime gitmeli, muhalefet erken seçimi dillendirmeli ve ona göre mücadelesini yoğunlaştırmalıdır. Bir an önce AKP iktidarından kurtulmalıyız. 12 Eylül’ün anayasası, birkaç maddesi dışında bugünkü anayasadan daha demokratiktir. Avrupa Birliği de AKP iktidarını destekledi, ikiyüzlü davrandı. AKP iktidarından kurtulmak için siyasal mücadelenin cesaretle yapılması gerekiyor. Demokratik ve laik Cumhuriyeti yeniden kurmamız gerekiyor. AKP’nin normalleşme ihtiyacı AKP’nin seçim yenilgisinin sonucudur.”

AKP BİR AMERİKAN PROJESİDİR

"AKP, dinci programını ancak ABD ve Batı’ya hizmet ederek hayata geçirebileceklerini anlayan şeriatçıların örgütüdür. Bu anlamda, bulunduğu bölgede emperyalizmin kirli işlerini gören İslamcıların siyasi harekettir." 

"AKP bir Amerikan projesidir. Siyasal İslamcı hareket bir Soğuk Savaş ürünü ve emperyalizmin çocuğudur. Cumhuriyet’in kurucu kuvvetlerinin sola karşı düşmanca bir tutum izlemesi, İslamcılıkla uzlaşan Cumhuriyet burjuvazisinin ve bürokrasisinin bir kanadı, sonunda Cumhuriyet’i cami avlusunda terk etti. Cumhuriyet burjuvazisi sol düşmanlığı ve muhafazakârlaşma politikalarının sonucunda kendi devrimini teslim etti. Ama Cumhuriyetçi çevrelerin önderliğindeki kitleler, siyasal İslamcıların, muhafazakârların ve liberallerin kurduğu ablukayı her defasında aştı. Sokağa çıkan milyonlarca insan Cumhuriyet’i bir anlamda geri aldı."

"Sokaklara çıkan cumhuriyetçi ve seküler yaşam tarzını savunan kitleler, İslamcı iktidarın en büyük korkusudur. Bu nedenle AKP iktidarı milyonlarca yurttaşı, örneğin Gezi Direnişi’ne katılanları “terörist” ya da “darbeci” ilan etti."

"Bugün artık devlet İslamcı-muhafazakar oligarşinin, Cumhuriyet ise halkındır. Bu nedenle, Türkiye sosyalist ve devrimci hareketinin Cumhuriyet ve onun simgeleriyle yeniden barışmasının, onun ilerici birikimini amasız-fakatsız sahiplenmesinin zamanı gelmiş ve geçmektedir. Türkiye’de de islamo-faşist iktidara karşı geniş bir ‘cumhuriyetçi cephe’ oluşturulmalıdır."

Konferansın sonunda Yanardağ, Kutsal Kısır Döngü, İslamo Faşizm, Cumhuriyet’in Sonbaharı ve İçtihad Kapısı kitaplarını imzaladı.