Sergide “Hamide nach Hause”, “Greta Thunberg” ve sanatçının son üretim dönemine ait diğer eserler yer alıyor.
Sergi, Zülfikar’ın bireysel hafıza, toplumsal yapı ve çağdaş görsel kültür arasındaki geçirgen ilişkilere odaklanan üretim pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor. Sanatçının işleri, belgesel referanslar ile kişisel anlatım arasında gidip gelen bir görsel dil kurarak, güncel imge üretiminin sınırlarını ve anlam olanaklarını yeniden tartışmaya açıyor.
Sanat pratiğinin merkezinde yer alan kimlik, temsil ve görünürlük kavramları, Zülfikar’ın büyük ölçekli eserleriyle birlikte daha doğrudan ve çarpıcı bir deneyim alanına dönüşüyor. Figürler, imgeler ve semboller, tamamlanmış anlatılar olmaktan ziyade izleyiciyi farklı yorum katmanlarına davet eden açık yapılar olarak konumlanıyor.
Eserlerin anıtsal boyutu, izleyici ile iş arasında güçlü bir fiziksel ve algısal gerilim yaratırken; renk, jest ve kompozisyon bağımsız birer anlam taşıyıcısı olarak öne çıkıyor. Böylece sergi, duygusal yoğunluk ile düşünsel mesafenin aynı anda üretildiği çok katmanlı bir deneyim alanı sunuyor.
Endüstriyel mirasıyla öne çıkan LWL-Museum Henrichshütte mekânı ise serginin kavramsal çerçevesini güçlendiren önemli bir unsur olarak dikkat çekiyor. Tarih, malzeme ve dönüşüm kavramlarıyla yüklü bu mimari yapı, eserlerle kurduğu etkileşim üzerinden işlerin çağdaş ve toplumsal bağlamını daha görünür kılıyor.
Bu bağlamda “Hamide nach Hause” gibi eserler, kişisel bir anlatıdan yola çıksa da aidiyet, hafıza ve kimliğin inşa biçimlerine dair daha geniş bir düşünme alanı açıyor. Benzer şekilde “Greta Thunberg” çalışması, bireysel ikonografi ile küresel görsel politikalar arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir çerçeve sunuyor.
Politik ve kişisel bir portre
2022 yılında üretilen “Hamide nach Hause”, sanatçının en bilinen büyük ölçekli eserlerinden biri olarak sergide öne çıkıyor. Çalışma, Hamide Akbayır’ın yaşam öyküsünden hareketle bireysel bir portreyi toplumsal ve politik bir anlatıya dönüştüren güçlü bir görsel yapı olarak değerlendiriliyor.
Sanatçı, eseri yalnızca bir portre olarak değil, aynı zamanda “Hamide” adı etrafında kurulan kavramsal bir sanat projesi olarak tanımlıyor.
“Sanatla verilen bir destek ve vefa”
Medyaya yaptığı açıklamalarda Zülfikar, eserin ortaya çıkış sürecini şu sözlerle ifade ediyor:
“Dev boyuttaki bu detaylı portre çizimini Hamide’ye borçluyum. Bana ilham verdi. 360 x 250 cm ölçülerinde, adeta bir reklam panosu gibi oldu. Bu eser, Hamide’nin yaşamına bir destek ve vefa niteliği taşıyor.”
Sanatçı ayrıca çalışmanın, ifade özgürlüğü ve sanatın toplumsal sorumluluğu üzerine bir duruş içerdiğini vurguluyor.
Revierkunst, bu sergiyle birlikte çağdaş sanatın güncel pozisyonlarını görünür kılma ve farklı izleyici gruplarını sanatla doğrudan temas ettirme hedefini bir kez daha öne çıkarıyor.

Sergi, 24 Nisan – 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında ziyarete açık olacak.
Revierkunst, LWL-Museum Henrichshütte, Hattingen

