Frankfurt programı kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, 15 Mart 2026 Pazar günü Hochtaunus Alevi Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde yapıldı. Söyleşinin moderatörlüğünü Ümit Kaya üstlendi.
Medina Durmann / Frankfurt
Perwer Armed, Almanya’nın farklı şehirlerinde düzenlenen kitap buluşmaları kapsamında okurlarıyla bir araya gelerek kitabının yazım sürecini ve Mykonos suikastına dair araştırmalarını paylaştı.
Dr. Sadiq Şerefkendi’nin siyasi mücadelesi
Etkinliğin açılışında konuşan moderatör Ümit Kaya, kitabın İran Kürtleri ve Kürdistan Demokrat Partisi-İran (PDK-İ / KDPI) üzerine önemli bir boşluğu doldurduğunu söyledi.
Kaya, Türkiye’de Kürt kamuoyunun Irak ve Suriye Kürtleri hakkında görece daha fazla bilgiye sahip olduğunu, buna karşın İran Kürtlerinin siyasi tarihi konusunda bilginin daha sınırlı olduğunu belirtti. Perwer Armed’in çalışmasının bu açıdan önemli bir katkı sunduğunu ifade etti.

Söyleşide kitabın merkezinde yer alan Dr. Sadiq Şerefkendi’nin yaşamı ve siyasi mücadelesi de ele alındı. Akademisyen kimliğinin yanı sıra PDK-İ’nin önemli liderlerinden biri olan Şerefkendi’nin Kürt siyasi hareketi içinde belirleyici bir rol oynadığı vurgulandı.
Şerefkendi, 1989 yılında Viyana’da suikast sonucu öldürülen PDK-İ Genel Sekreteri Dr. Abdul Rahman Ghassemlou’nun ardından partinin genel sekreterliğini üstlenmişti.
Viyana’dan Berlin’e uzanan suikast zinciri
Söyleşide İran rejiminin muhalif Kürt liderlere yönelik suikast politikası da kapsamlı biçimde ele alındı.
Perwer Armed, PDK-İ lideri Dr. Abdul Rahman Ghassemlou’nun 13 Temmuz 1989’da Viyana’da bir görüşme sırasında öldürülmesinin İran’ın Avrupa’da yürüttüğü suikast politikasında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Bu suikastın ardından İran rejiminin muhaliflere yönelik operasyonlarını sürdürdüğünü belirten Armed, bu sürecin 1992’de Berlin’de gerçekleştirilen Mykonos suikastına kadar uzandığını vurguladı.

Berlin’de Mykonos suikastı
17 Eylül 1992 gecesi Berlin’deki Mykonos Restoranı’nda gerçekleştirilen saldırıda Kürdistan Demokrat Partisi-İran Genel Sekreteri Dr. Sadiq Şerefkendi ile birlikte Fattah Abdoli, Nouri Dehkordi ve Homayoun Ardalan yaşamını yitirdi.
Söyleşide Armed, Şerefkendi’nin o dönemde Avrupa’da İranlı muhaliflerle daha geniş bir siyasi platform oluşturmayı hedeflediğini ve Berlin’deki buluşmanın da bu temasların bir parçası olduğunu anlattı.
Ancak bu görüşmenin bir tuzağa dönüştürüldüğünü belirten Armed, kitabına bu nedenle “Mykonos Tuzağı” adını verdiğini söyledi.
İran’ın Avrupa’daki suikast politikası
Armed, araştırmaları sırasında 1979 ile 1992 yılları arasında gerçekleşen çok sayıda siyasi suikastı incelediğini belirterek, bu cinayetlerin İran rejiminin muhaliflere yönelik sistematik politikasının bir parçası olduğunu ifade etti.
Bu süreçte yalnızca Kürt siyasetçilerin değil, İranlı muhalif isimlerin de hedef alındığını söyleyen Armed, İran’ın son başbakanlarından Şapur Bahtiyar’ın Paris yakınlarında öldürülmesini de bu zincirin önemli halkalarından biri olarak hatırlattı.
Güvenlik tartışmaları ve soru işaretleri
Söyleşinin soru-cevap bölümünde Mykonos suikastına giden süreçteki güvenlik tartışmaları da gündeme geldi.
Armed, bazı uyarılara rağmen görüşmenin bir restoranda gerçekleştirilmesinin riskli olduğunu ve Berlin’de aynı günlerde uluslararası delegelerin katıldığı bir kongre nedeniyle şehirde yoğun bir güvenlik hareketliliği bulunduğunu anlattı.
Buna rağmen Şerefkendi ve beraberindeki heyet için resmi koruma talebinde bulunulmamasının önemli bir güvenlik zafiyeti olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Mykonos davasında kadınların adalet mücadelesi
Söyleşide Mykonos davasının ortaya çıkmasında kadınların yürüttüğü mücadelenin rolü de vurgulandı.

Suikastta yaşamını yitirenlerin yakınları olan kadınların yıllar boyunca mahkeme sürecini takip ettiği, kamuoyu oluşturduğu ve adalet talebini gündemde tuttuğu belirtildi.
Bu mücadelenin davanın uluslararası alanda duyulmasında ve Mykonos suikastının unutulmamasında önemli rol oynadığı açıklandı.
Alman siyasetinde Mykonos etkisi
Etkinlikte suikastın Almanya’daki siyasi etkileri de ele alındı. Berlin’in Prager Caddesi çevresinde yaşanan olayların uzun süre gündemde kaldığı belirtilirken, SPD’li siyasetçi Monika Thiemen’in suikastın unutulmaması için yürütülen girişimlerde aktif rol oynadığı ifade edildi.
Thiemen’in daha sonra Berlin’de Mykonos suikastında hayatını kaybedenler için yapılan anıtın oluşturulması sürecine de katkı sunduğu aktarıldı.
Kitap Almancaya çevriliyor
Söyleşide paylaşılan bilgilerden biri de kitabın Almanca çeviri süreci oldu.
Moderatör Ümit Kaya’nın kitabı Almancaya çevirdiği ve çeviri çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Çeviri tamamlandığında “Mykonos Tuzağı” kitabının Almanca okur kitlesiyle buluşması hedefleniyor.
Kitap buluşmaları devam ediyor
Perwer Armed’in kitabı için Almanya’nın farklı şehirlerinde düzenlenen buluşmalar sürüyor.
Bu kapsamda 11 Nisan 2026 tarihinde Köln’de de bir etkinlik yapılması planlanıyor.

Söyleşi imza ve sohbetle sona erdi
Yoğun ilgi gören etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Programın sonunda Perwer Armed okurları için kitaplarını imzaladı ve katılımcılarla sohbet etti.



