Öne Çıkanlar yol cesedi Yusuf İl Özkan

Financial Times: Putin Türkiye ve NATO'yu birbirine düşürmek istiyor
Gazete, "Batı'nın, Türkiye'nin otokrasiye sürüklenme kaygılarına rağmen Erdoğan'dan vazgeçmesi için çok erken" yorumunu yaptı.

Yazının başında Batı'nın Türkiye ile ilişkilerinde son dönemde yaşanan sorunların 15 Temmuz darbe girişimi ardından derinleştiğini, Erdoğan'ın Rusya ziyaretinin böyle bir dönemde gerçekleştiğini ve Türkiye'nin NATO ve AB'deki müttefiklerinin kaygı içinde olduğu belirtiliyor.

Yazıda Batı'nın Türkiye'yle ilişkilerinde diplomatik bir ikilem içinde yer aldığı belirtiliyor özetle şu yorumlar aktarılıyor:

"Türkiye'nin NATO ve Avrupa'daki müttefikleri için kaygı duyacakları çok şey var. Darbeyi takip eden dönemdeki sıkı tedbirler (16 bin kişi tutuklandı, binlerce kişi kamu sektöründen temizlendi, medya organları kapatıldı ve Erdoğan idam cezasını geri getirme tehdidinde bulundu) Türkiye'nin uzatmalı AB üyelik arayışının canına okuyabilir.

"Amerikan karşıtı duygular ABD'nin, Türkiye'nin darbeden sorumlu tuttuğu din adamı Fethullah Gülen'i iade etmeyi reddetmesiyle ateşlendi.

"Putin liberal demokrasilerin eleştirisine maruz kalan güçlü bir ahbabını desteklemekten mutlu. Türkiye ve NATO'daki müttefiklerini birbirine düşürmek için her fırsatı da değerlendirecektir. Bu, Suriye'deki Batı siyaseti için acil riskler taşıyor.

"Ana kaygısı Suriye Kürtlerinin isteklerini sınırlandırmak olan Türkiye, IŞİD'e karşı mücadelede güvenilmez bir ortaktı ancak Suriye'de Beşar Esad'la savaşan isyancı grupları silahlandırmada çok önemli bir mecraydı. Türkiye şimdi, Moskova'nın, Esad'ın herhangi bir geçiş süreci sırasında iktidarda kalması gerektiğine dair pozisyonunu üstü kapalı bir biçimde kabul etmesi için baskı altında olacak.

'Batı Türkiye'ye taviz vermemeli ama sorunlarını kabul etmeli'

"Bu risklere rağmen Suriye'yle ilgili Rus-Türk görüşmelerinin olumlu etkileri olabilir. Bu ülkelerin dahli olmadan bir siyasi çözüm olamaz ve Halep'teki kuşatmanın sonlanması iki ülkenin de çıkarına. Kuşatma, Rusya'nın hava gücünün sınırlarını ortaya koyarken Türkiye'ye yeni bir mülteci akışına da yol açabilir.

"Batı'nın, Türkiye'nin otokrasiye sürüklenme kaygılarına rağmen Erdoğan'dan vazgeçmesi için çok erken. Moskova ziyareti, onun Batı'ya yönelik hesaplanmış bir önemsememe hareketi ama aynı zamanda pragmatizminin de göstergesi.

"Türkiye'nin tüm komşularıyla kavga çıkarmaya gücü yetmez. Terörist saldırılar ve siyasi istikrarsızlık turistleri ve de aynı şekilde yatırımcıları korkutup kaçırıyor. Rusya, yaptırımları kaldırır ve enerji anlaşmalarını canlandırırsa ekonomik sıkışmışlığı dindirebilir. Ancak Avrupa Birliği çok daha önemli bir ticari ortak olarak durmaya devam ediyor ve NATO da savaş halindeki bölgedeki güvenliğin en iyi garantisi. Düşündüklerinden çok daha fazla manivela gücüne sahip olabilirler.

"Türkiye Brüksel'le, mülteci krizi üzerine sıkı bir pazarlık yaptı ancak darbe girişiminin kıyılarındaki devriye faaliyetlerine engel olmasına rağmen mülteci akışında bir artış olmadı. Dahası, Erdoğan hâlâ Batı'nın ne düşündüğünü önemsiyor.

"AB ve ABD Türkiye'yle ilişkilerinde taviz vermemeli. Hukukun üstünlüğüne yönelik her ihlali kınamalı ve Ankara'nın Gülen'in iadesini talebini desteklemek için kanıt sunması gerektiğinde ısrar etmeli. Türkiye'nin içeride ve sınırlarında karşılaştığı sorunları da kabul etmeliler."(BBC)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner69

banner71

banner84

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner51

banner58

banner61

banner82

banner27

banner59

banner81