Raporda, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Avrupa Birliği'nin Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında yaptırım uygulanması değerlendirilmesi gereken isimler arasında açıkça belirtilmesi dikkat çekti.

Taslak rapora yön veren isimlerden Slovenyalı parlamenter Vladimir Prebilic ise Ankara'nın Gürlek'in adının metinden çıkarılması için AKP'li çevrelerin girişimde bulunduğunu öne sürdü.

Raporda, Türkiye'de insan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu olduğu belirtilen yetkililere karşı AB sınırları içerisindeki mal varlıklarının dondurulması dahil çeşitli kısıtlayıcı tedbirlerin değerlendirilmesi çağrısı yapılıyor. Bu kapsamda, "devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayan isimlerden biri" olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek'in adı metne girdi.

Raporda yer alan ifadelerde, Gürlek'in geçmişte İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak yürüttüğü görevler hatırlatılarak, "kariyeri boyunca siyasi bir gündemi takip eden siyasi bir aktör gibi hareket ettiği" değerlendirmesine yer verildi.

AKIN GÜRLEK İLK KEZ AB YAPTIRIM GÜNDEMİNDE

Avrupa Parlamentosu kararları bağlayıcı olmasa da, bir Türk bakanın isminin ilk kez Avrupa Birliği'nin yaptırım mekanizmalarıyla ilişkilendirilmesi dikkat çekiyor.

Raporun kabul edilmesi halinde Akın Gürlek otomatik olarak yaptırım listesine alınmayacak. Ancak Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve AB Konseyi'ne çağrıda bulunarak Gürlek hakkında yaptırım süreci başlatılması yönünde siyasi baskı oluşturmuş olacak.

AB'nin 2020 yılında yürürlüğe koyduğu Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında bugüne kadar Rusya, İran, Belarus, Suriye, Venezuela, Sudan ve Myanmar'dan çok sayıda kişi yaptırım listesine alındı. Türkiye'den bir ismin bu kapsamda gündeme getirilmesi ise bir ilk olarak değerlendiriliyor.

PREBILIC: "ARTIK YETER, ŞAKA YAPMIYORUZ"

Raporun hazırlanmasında kilit rol üstlenen Avrupa Parlamentosu Türkiye dosyasının "gölge raportörü", Slovenyalı Yeşiller Partisi milletvekili Vladimir Prebilic, Akın Gürlek'in metne bilinçli olarak dahil edildiğini söyledi.

Prebilic, Gürlek'i "siyasi motivasyonla yürütülen yargı süreçlerinin baş aktörlerinden biri" olarak gördüklerini belirterek, önerdikleri yaptırımların AB içerisindeki mal varlıklarının ve hesaplarının dondurulmasını, finansal işlemlerinin sınırlandırılmasını kapsadığını ifade etti.

Türk yetkililerle yaptıkları görüşmelerde bu konuda önceden bilgi verdiklerini açıklayan Prebilic, Ankara'nın metinden Gürlek'in adının çıkarılması için girişimde bulunduğunu da öne sürdü.

Prebilic, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun AKP'li Eş Başkanı İsmail Karayel'in kendilerine, "Bu ismi metinden çıkarmak için ne yapabiliriz?" sorusunu yönelttiğini belirterek şu yanıtı verdiğini aktardı:

"Yanlış soruyu soruyorsunuz. Bu ismi metinden çıkartacak olan biz değiliz. Türkiye'nin hukuk ve demokrasi alanında atacağı adımlardır."

Ankara'ya verdikleri mesajın net olduğunu vurgulayan Prebilic, "Artık yeter, şaka yapmıyoruz" ifadelerini kullandı.

RAPORUN ALTINDA NACHO SÁNCHEZ AMOR'UN İMZASI VAR

Çinli otomotiv devi BYD, Türkiye planlarını erteledi: Öncelik Avrupa üretiminde
Çinli otomotiv devi BYD, Türkiye planlarını erteledi: Öncelik Avrupa üretiminde
İçeriği Görüntüle

17 Haziran'da Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda oylanacak raporun altında, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü olan İspanyol Sosyal Demokrat parlamenter Nacho Sánchez Amor'un imzası bulunuyor.

Raporda, Türkiye'de hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve demokratik standartlarda ciddi gerileme yaşandığı değerlendirmesi yapılıyor.

RAPORDA SERT ELEŞTİRİLER

Taslak metinde;

-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin "otoriter yorumunun" yargı bağımsızlığını aşındırdığı,

-CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na yönelik soruşturmaların siyasi nitelik taşıdığı,

-Gizli tanık uygulamalarının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği,

-Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun hükümetten bağımsız olmadığı,

-Yargının muhalefeti bastırmak amacıyla araçsallaştırıldığı,

-Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik girişimlerin endişe verici olduğu belirtiliyor.

"ERDOĞAN YÖNETİMİNDE İLERLEME MÜMKÜN DEĞİL"

Prebilic, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise oldukça sert mesajlar verdi.

Türkiye'de mevcut siyasi yönetim devam ettiği sürece Avrupa Birliği ile ilişkilerde ilerleme sağlanamayacağını savunan Slovenyalı parlamenter, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarında değişim yaşanmadan Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ya da vize serbestisi gibi başlıklarda ilerleme beklenmemesi gerektiğini söyledi.

Prebilic, Avrupa Parlamentosu'ndaki çoğunluğun bu görüşü paylaştığını belirterek, Türkiye raporunun yüzde 60'ın üzerinde bir destekle kabul edilmesini beklediklerini ifade etti.

17 Haziran'daki oylama, hem Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği hem de Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında ilk kez dile getirilen yaptırım çağrısı açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.

Kaynak: Cansu Çamlıbel / t24