Kimliği henüz belirlenemeyen profesyonel bir çete, 3 binden fazla kiralık kasayı açarak 100 milyon Euroyu aşabileceği değerlendirilen bir vurguna imza attı. Soygun günlerce fark edilmezken, olay güvenlik zaaflarını ve banka sorumluluğunu yeniden tartışmaya açtı.
Parkhaus üzerinden bankaya sızdılar
Polis ve İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre, zanlılar bankaya yanındaki otoparktan ulaştı. Sadece özel çip kartla girilebilen otopark bölümüne nasıl eriştikleri ise hâlâ bilinmiyor. Buradan bankaya açılan kapının manipüle edildiği, kapının tamamen kapanmadığı ve bu sayede alarm sisteminin devreye girmediği değerlendiriliyor.
Merdiven boşluklarındaki hareket sensörlerinin bantla kapatıldığı, ardından zanlıların banka içine sızarak kasa dairesinin yanındaki arşiv odasına geçtiği belirlendi.
Elmas uçlu matkapla duvarı deldiler
Şüpheliler, arşiv odasından kasa dairesine geçmek için yaklaşık 40 santimetrelik bir duvarı elmas uçlu matkapla deldi. Elektronik kayıtlara göre, 27 Aralık sabahı saat 10.45’te ilk kasa açıldı. Bankada kamera sisteminin yalnızca mesai saatlerinde aktif olması, zanlıların içeride rahatça hareket etmesine olanak sağladı.
Soyguncuların kasa dairesinde en az dört saat, bazı değerlendirmelere göre ise 48 saate yakın süre kaldıkları tahmin ediliyor. Toplamda 3.100 ila 3.200 kasa açıldı.
Yangın alarmı çaldı, kimse şüphelenmedi
Olay sırasında iki ayrı yangın alarmı yaşandı. İlki 27 Aralık sabahı erken saatlerde çaldı. Olay yerine gelen itfaiye ve polis ekipleri, dumana rastlamayınca alarmı “yanlış alarm” olarak değerlendirip ayrıldı. İkinci alarm ise 29 Aralık sabaha karşı devreye girdi. Bu kez ekipler kasa dairesindeki büyük yıkımı ve binlerce açılmış kasayı fark etti. Ancak zanlılar çoktan kaçmıştı.
Kimyasal sıvılarla delil yok etme girişimi
Polis, zanlıların kaçmadan önce kasa dairesine kimyasal maddeler dökerek delilleri yok etmeye çalıştığını açıkladı. İçişleri Bakanı Herbert Reul, olay yerinde yaklaşık 500 bin nesnenin incelemeye alındığını belirterek, “Burası bir suç mahallinden çok çöplüğe benziyordu” dedi.
230 polis, özel soruşturma ekibi
Olayın ardından soruşturma için 230 polis memuru görevlendirildi. “Özel Yapılanma Bohrer” adı verilen ekip, çevredeki 10 bin saatlik kamera görüntüsünü ve bölgedeki telefon sinyallerini inceliyor. Zanlıların 6–7 kişilik profesyonel bir ekip olduğu tahmin ediliyor. Kaçışta çalınmış araçlar ve sahte plakalar kullandıkları değerlendiriliyor.
Bankaya dava dalgası kapıda
Sparkasse Gelsenkirchen yönetimi kendilerini “birlikte mağdur” olarak tanımlarken, mağdur avukatları buna sert tepki gösterdi. Hukukçular, bankanın güvenlik ve gözetim yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal etmiş olabileceğini savunuyor. Çünkü kiralık kasalar standart olarak yalnızca 10.300 Euroya kadar sigortalı.
Avukatlara göre birçok mağdur 80 bin ile 700 bin Euro arasında kayıp bildirdi. Özellikle göçmen kökenli müşterilerin, altın ve nakdi varlıklarını kasalarda sakladığı ifade ediliyor. Önümüzdeki günlerde bankaya karşı yüzlerce, hatta binlerce davanın açılabileceği belirtiliyor.
“Almanya suç tarihine geçti”
Yetkililer, soygunun büyüklüğü nedeniyle olayın Almanya kriminal tarihine geçebileceğini ifade ediyor. Şüphelilerden henüz iz yok. Sparkasse şubesi ise süresiz olarak kapalı tutuluyor.

