Raúl Castro hakkındaki suçlamaların, 1996 yılında ABD merkezli aktivist-insani yardım grubu “Brothers to the Rescue”a ait iki uçağın düşürülmesi olayına dayandığı belirtildi.

ABD büyük jürisinin onayına sunulması beklenen olası iddianame hazırlığı, CIA Direktörü John Ratcliffe’in Kübalı yetkililerle görüşmek üzere Havana’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında gündeme geldi.

94 yaşındaki Raúl Castro, kardeşi Fidel Castro’nun görevden ayrılmasının ardından Küba yönetimini devralmış, 2021 yılında Komünist Parti liderliğinden çekilerek yarım asrı aşan Castro dönemini fiilen sona erdirmişti.

1996’daki uçak krizi yeniden gündemde

“Brothers to the Rescue” adlı sürgündeki Kübalı muhalif grup, denizdeki Kübalı mültecileri tespit etmeye yönelik faaliyetlerinin yanı sıra Küba kıyılarına Castro karşıtı broşürler bırakmasıyla biliniyordu.

Küba yönetimi, grubun ülke hava sahasını birçok kez ihlal ettiğini savunmuştu. Ancak Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), saldırının uluslararası sularda gerçekleştiği sonucuna varmıştı.

Florida Başsavcılığı mart ayında yaptığı açıklamada, Raúl Castro’nun olaydaki olası rolüne ilişkin soruşturmanın yeniden açıldığını duyurmuştu. Florida Valisi Ron DeSantis ise olası cezai suçlamaları “çok gecikmiş bir adım” olarak değerlendirdi.

ABD ambargosu sonrası Küba’da protesto dalgası
ABD ambargosu sonrası Küba’da protesto dalgası
İçeriği Görüntüle

CIA Direktörü Havana’da temaslarda bulundu

CIA Direktörü John Ratcliffe, Havana’daki İçişleri Bakanlığı’nda Kübalı mevkidaşıyla bir araya geldi. Görüşmede Raúl Castro’nun torunu Raúl Rodríguez Castro da hazır bulundu.

ABD basınında yer alan haberlere göre Ratcliffe, Küba’ya 100 milyon dolarlık yardım teklifinde bulundu. Yardımın, Havana yönetiminin “temel değişiklikler” yapması şartına bağlandığı ifade edildi.

Bir CIA yetkilisi, CBS News’e yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin ekonomik ve güvenlik alanlarında diyaloga açık olduğunu ancak bunun yalnızca Küba’nın belirli değişiklikleri hayata geçirmesi durumunda mümkün olacağını söyledi.

Küba’dan “rejim değişikliği” mesajlarına tepki

Küba hükümeti görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, diyaloğun geliştirilmesini hedeflediklerini ve ülkenin ABD ulusal güvenliği açısından tehdit oluşturmadığını belirtti. Havana yönetimi ayrıca Küba’da herhangi bir terör örgütünün barınmadığını vurguladı.

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez ise Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS toplantısında ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik ve enerji politikalarını “acımasız” olarak nitelendirdi. Rodríguez, Washington’un üçüncü ülkelere yönelik yaptırım baskısının uluslararası hukuku tehdit ettiğini söyledi.

Enerji krizi derinleşiyor

Küba Enerji Bakanı Vicente de la O Levy, ülkedeki enerji sisteminin ciddi darboğaz içinde olduğunu açıkladı. Bakan, ulusal elektrik şebekesinde 1.500 megavatın üzerinde üretim açığı bulunduğunu, bazı termik santrallerin teknik arızalar nedeniyle devre dışı kaldığını belirtti.

Başkent Havana başta olmak üzere birçok bölgede uzun süreli elektrik kesintileri yaşandığı, sağlık kuruluşları ve stratejik tesislere öncelik verilmesi nedeniyle bazı yerleşim bölgelerinde kesintilerin daha da uzadığı ifade edildi.

ABD’nin son dönemde enerji sevkiyatlarını hedef alan yaptırımları sıkılaştırdığı, potansiyel petrol tedarikçilerine yönelik baskıyı artırdığı belirtiliyor. Washington yönetimi ise Küba’ya yönelik yardım teklifini ekonomik ve güvenlik alanlarında iş birliği çağrısıyla birlikte gündeme getiriyor.

Küba: “Sosyalist sistem müzakere konusu değil”

Küba hükümeti, ABD ile sınırlı alanlarda iş birliğine açık olduklarını ancak ülkenin sosyalist sisteminin tartışmaya kapalı olduğunu açıkladı. Havana yönetimi, Çin, Rusya, Vietnam ve Hindistan gibi ülkelerin enerji alanındaki desteklerinin sürdüğünü bildirdi.