Almanya'da Duisburg Savcılığı, öğretmen hakkında “ticari dolandırıcılık” şüphesiyle soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Yetkililer, arama kapsamında “delil niteliği taşıyan belgeler ve elektronik veri taşıyıcılarının” incelenmek üzere alındığını belirtti.
2009 yılından bu yana “ruhsal rahatsızlık” gerekçesiyle raporlu olduğu belirtilen öğretmenin bu süre boyunca hiç görev yapmadığı, buna rağmen tam maaş almaya devam ettiği ifade edildi. Yıllık yaklaşık 72 bin euro gelir elde ettiği belirtilen öğretmenin, yıllar içinde raporlarını sürekli uzattığı kaydedildi.
Soruşturma kapsamında, öğretmenin gerçekte çalışamayacak durumda olmadığı halde kendisini görev yapamaz gösterdiği şüphesi üzerinde duruluyor. İddialara göre öğretmen, bu süreçte alternatif tıp alanında “heilpraktiker” olarak faaliyet yürüttü ve bir girişimcilik yarışmasına da katıldı.
Öte yandan öğretmen, kendisinden istenen psikiyatrik muayenenin “makul olmadığı” gerekçesiyle işverenine karşı dava açtı. Ancak Kuzey Ren-Vestfalya Yüksek İdare Mahkemesi bu başvuruyu reddetti. Karara göre öğretmenin sağlık kontrolüne gitmesi gerekiyor; aksi halde raporlu statüsü ve maaş hakkı iptal edilecek.
Savcılık, ceza soruşturmasının tüm 16 yıllık dönemi kapsamadığını, yalnızca son dört yılın incelendiğini belirtti. Daha eski dönemlere ilişkin iddiaların zaman aşımına uğramış olabileceği ifade edildi. Sürecin kesinleşmesine kadar masumiyet karinesinin geçerli olduğu vurgulandı.
Olay, hem kamuoyunda hem de siyasette geniş yankı uyandırdı. Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Okul Bakanı Dorothee Feller, söz konusu durumu “affedilemez ve boyutu itibarıyla anlaşılmaz” olarak nitelendirdi. Son dönemde eyalette benzer vakaların gündeme gelmesi, denetim mekanizmalarına yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi.



