Öne Çıkanlar öncüsü çağırıp Borispol Varsak Sebastien Kurz

Bu haber kez okundu.

'Yılın Kadını' ödülünü alan Sezgin'i, Türkler yalnız bıraktı

2009'dan bu yana her yıl geleneksel “Euskirchener Friedenstag – Euskirchen Barış Günü” adlı etkinlik düzenleyen Sezgin, 2017 yılında Euskirchen'de (2005 yılından bu yana başarılı kadınlara verilen Margaretha Linnery Ödülü) 'Yılın Kadını' ödülüne layık görüldü. 2018 yılında ise başarılı faaliyetlerinden dolayı Cumhurbaşkanı Gauck tarafından Berlin'e davet edildi.

Proje Menajerliği öğrenimi gören Nevin Sezgin'in, ırkçılığa karşı ve barıştan yana düzenlediği birçok etkinlikteki başarılı çalışmaları Almanya'nın sınırlarını aşmasına rağmen, gerekli ilgiyi Türkiye kökenlilerden görmedi. Bu hafta sonu (15 Mart) yapılması planlanan Barış Günü festivalinin koronavirüsü gerekçesi ile iptal edilmesinden dolayı üzgün olduğunu açıklayan Nevin Sezgin ile ilgiyle okuyacağınız bir söyleşi yaptık.

Nevin Sezgin kimdir, kendinizi tanıtır mısınız?

Euskirchen'de doğdum. Benim insanlara yardım etme sevgim çocuk yaşta başladı. Daha 10 yaşımdayken Türk komşuların gelen mektuplarını tercüme ederdim, yarısını anlamazdım ama anlamış gibi yapardım. Çünkü amacım yardım etmekti. Okulda mobbing edilen çocuklara sahip çıkardım. Yaşlıların alışveriş torbalarını taşırdım. Komşular beni çok severdi. Doğum günlerim kalabalık olurdu, sanki iyiliğin karşılığını vermek için gibiydi. 15 yaşlarımda tüm çocuklarla oynardım. Çevredeki çocuklara gönüllü olarak bakardım. Hatta ilk okula giden çocuklara ders anlatırdım ev ödevlerinde yardım ederdim. Çocuklar beni çok mutlu ediyordu. Üzgün zamanlarımda çocuklar bana bir terapi gibi geliyordu. Yaşım ilerledikçe yardım sevdam daha da büyüyordu. Herkesle çok iyi anlaşıyordum, yaşlılar olsun çocuklar olsun. Benim ilgimi en çok problemli çocuklar çekiyordu. Çocuklara değer vermeyi ve cesaretli olmalarını öğretiyordum bunu çok severek yapıyordum. Kimsenin mağdur olmasını yada üzülmesini istemiyordum.

TİYATRO GRUBU KURDU

Çok düşündüm ne yapabilirim diye, sonra tiyatro grubu aklıma geldi ve ilk projem bu şekilde başladı.

'Wir sind eins' adı altında bir tiyatro grubu oluşturdum. Amacım barış sembolü örneği vermekti diğer çocuklara ve yaşlı insanları sevindirmekti. Sonradan bir arkadaşın vesilesi ile engelli insanlarla tanışma fırsatı oldu. Burada vakit geçirmek çok huzur verici bir duyguydu. Bu duyguyu 'Wir sind eins' tiyatro grubuyla paylaşmak istedim ve grupla, 'Tag der Begegnung Festival für Menschen mit Behinderung' ('Engelliler İçin Buluşma Günü Festivali') etkinliğine katılıp tiyatro gösterileri sunduk halende sunuyoruz. Sonra Deutsches Rotes Kreuz'e ( DRK ) gönüllü olarak tiyatro grubunu tanıştırdım ve DRK-tiyatro grubu birleşti ve tiyatromuz büyüdü, yılda 9 gösteri yapıyoruz. Bahçemizde sebzeler vardı ve bu sebzeleri çocuklarla haftada bir gün yemek yapmaya başladık. Çocukların anneleri beni destekliyor ve çocuklarıyla beraber geliyorlardı. Bu şekilde çekingen, ürken, cesaretsiz çocuklar canlandı ve mobbing riski azaldı. İlk okullarda proje başlattım ilk önce kitap okuma sonra velileri birleştirme, kısacası başarılı sonuçlar elde ettik.

AYNI SINIFTA OLAN ÇOCUKLARIN VELİLERİ SELAMLAŞMIYORDU

Okulda veliler tek tanıdıklarına selam veriyordu, bu bana çok tuhaf geldi. Neden aynı sınıfta olan çocukların velileri selamlaşmıyordu ki? Sri Lanka'lılar kendileriyle, Afrika'lılar kendi aralarında oluyordu. Burada iyi bir dostluk oluşması için '10 hafta 10 kişi' projesi oluşturup yani velilerle her hafta okulda toplandık. Bu projede 10 kültür tanıtımı yapılmasını amaçlıyorduk. Tüm kültürleri tanımak ve ırkçılığı durdurmak, insanlara ön yargısız yaklaşabilmek vb. gibi. Okul müdürüne fikrimi paylaştım ve onay aldım.

Farklı kültürleri tanımak ve bir araya getirmek zor olmadı mı?

Yaklaşımızı anlattığımda zor olmadı, hatta herkes yardımcı oldu. 10 farkli kültürden örnekler verdik: Almanlar neden dini anmalar yapar?, Türk veliler kına gecesi anısını resimler eşliğinde ve kına ile birlikte yaptılar, Hindistanlılar Tempel Anıtı kutsal Tempel'e girmeden bir avuç pirinç verilir ve sebeplerini anlattılar. 10 konu 10 insan 10 hafta sonra veliler birbirlerini selamlamaya başladı ve en az 10 farklı kültürü birlikte öğrenmiş olduk. Bir çocuk annesine sordu 'Anne neden selam verdin siz arkadaş mısınız?' dedi. Annesi 'evet' dedi ve çocuklarda birlikte oynadılar birbirleriyle çünkü anne ve baba ne yaparsa çocuklar baka baka aynısını yaparlar. Böylece proje amacına ulaştı ve başarılı oldu. Bir yandan okuyup bir yandan da yardımlarla uğraşıyordum.

ÇOCUKLARA YÜZME ÖĞRETTİ

İntegrationsarbeit (uyum çalışması) mesleğim bitmişti ve yüzme öğrenme diplomamı almıştım, hem suda hem karada yardıma devam ediyordum. Çocuklara normalinde yüzmeyi öğretmem lazımdı ama ben hem öğrettim hemde çocuklara su ne kadar güzelse o kadarda tehlikeli olabilir programlar hazırladım. Oyun oynayarak çocukları panik olduğunda yada suya düştüğünde nasıl paniksiz sudan çıkarılır şeklinde oyun programı hazırladım. Ve bu çocukların en çok zevk aldığı oyundu. Şu an en popüler yüzme hocasıyım ve benim yüzme kurslarımda sırada bekleyen veliler çok var. Çünkü anneler projemizin ne kadar faydalı olduğunu anladı.Tatilde çocuğun biri benim kursumdan suya düşmüş ve kendini ve başkasını kurtarmış. Annesi bana bunu anlattı. Anne 'Çok korktum ama benim yavrum hiç birşey olmamış gibi sudan çıktı ve oyuna devam etti' dedi. Ve bana çok teşekkür etti. Böyle durumlar beni çok motive ediyor.

ALMANYA'DAN FİLİSTİN'E YARDIM ELİ UZATTI

Televizyon izlemeyi sevmem ama Gazze ve İsrail arasında 2008'de başlayan savaş beni her gün ekranın başına bağlamıştı. Bu sebeple Euskirchen'de Barış Günü etkinliğinde ilk adımı attım. Çok araştırdım, hangi şekilde yardım edebilirim, hangi yardım gerçekten ulaşıyor çok araştırdım. Benim gibi düşünen arkadaşlarımla paylaştım ve hep birlikte yapabiliriz diye önerdim. Sağ olsunlar 5 bayan arkadaş Euskirchen'de Barış Günü'nde bana katıldı. Berlin'i aradım; tüm yardım kuruluşların bilgilerini ve hangisi yüzde yüz yardım ulaştırabilir diye bilgi topladım. Bana Gazze'ye para yüzde doksan ulaşıyor denildi ama net bilgi alamadım. Hava yolundan para yardımından vazgeçtim ve araştırmaya devam ettim. Sonra aklıma Kızılay geldi ilaç yardım konusunu araştırdım. Kızılay'dan 'Bana senin paran tek ilaca gitmeyecek kızılay yola gidebilmesi için benzin dolduracağız, yada çadır alacağız, battaniye alacağız eğer para yeterse ilaç alınır bilgisini aldım. Çünkü festivale başlamadan önce bir yere yardım ediyorsam yüzde yüz emin olmam lazımdı. Ve eğer bana sorarlarsa yardım gerçekten tam yerine ulaşıyor mu? diye. Ben kendim gönül rahatlığıyla insanların gözlerin içine bakıp 'Evet' diyebilmem lazım.

Pekii ne kadar ve nasıl yardım topladınız?

Festivale 2009'da başladım ve 2 bin 500 kişi katıldı, giriş ücretsizdi yemek ve içeceklerden 5 bin Euro bağış elde edildi. Bunu Filistin'e (Gazze'ye) kızılay orada insanlara yardım edebilmesi için verdik. Sonra 2010, 2011, 2012, 2014, 2016, 2018 çok yoğun bir organizasyon olduğu için her iki yılda yapmaya karar aldım. Her zaman başka bir ülkeye yardım ettik. Amacım; en acil en mağdur insanlara yardım etmekti ve bunu da birebir insanlardan tanışıp kendi projelerini destekleme amacıyla başlattım. Euskirchen'de gönüllü doktor fakir ülkelere gidip çocuklara aşı ve ücretsiz muayenehanelerle destek verdiler. 2010 Festivalinde toplanan paralardan. 2011'de 77 Cent Proje kapsamında Afrika'da ilk okul çocuklarının köy yolundan okula kadar olan bölüme kedigözü ışıklandırma yaptırdık. Çünkü araçlar çocuklar okula giderken göremiyor araba çarpma tehlikesi oluyordu. 2012'de temiz kanal su için (Brunnen für Saubere Wasser Tanzania) Proje sahipleriyle tanışıp ve çok emin olmak için düzenli bilgiler aldım. Bu yıl da Hindistan/Südindien'de okul projesine destek olacağız. Proje sahiplerini her zaman Euskirchener Friedenstag'a davet ediyoruz ve festival hazırlık zamanında toplantı yapılıyor, hem daha yakından tanışma amaçlı hemde güvenmek için.

'IRKÇILIĞA KARŞIYIM, BARIŞTAN YANAYIM'

Eğer bir projeye güvenmiyorsam hiçbir şekilde bu işin içine girmiyorum. Şimdi Neden festival? Kendime ait bir sözüm var. Einen friedlichen Ort gibt es nicht, den müssen wir uns selbst erschaffen (Huzurlu bir yer yok, kendimiz yaratmalıyız) Düzenlediğimiz festivallerde farklı ülkeler kendi kültürlerini tanıtma fırsatı buluyor. Şarkılarla, dansla, giyim, yemek tanıtımı çünkü insanlar sohbet ederek birbirlerini tanıyabilirler, yargısız şekilde. Eğer ön yargıları varsa bu vesileyle kendini ifade edebilir. Bu yüzde etkinliklerde uluslararası şahane gösteriler oluyor. Hem kendimize yardım ediyoruz hem dünyada bir köşede yardım bekleyen insanlara yardım ediyoruz. Euskirchen Barış Günü insanların barışı için uğraşır. Irkçılığa karşıdır. Barıştan yanadır, mülteciler ve engelli insanlara saygı ve değer verilmesinden yanadır çalışmalarıyla.

Türkiye kökenlilerden destek buluyor musunuz?

Yaptığım çalışmalarla ne yazık ki Türkiye kökenli vatandaşlara yeterince ulaşamadım elbette ki üzücü. Yaptığım başarılı çalışmalarımdan dolayı 2013'de Radio Euskirchen Mitglied für ausländische Bürger seçildim ve hâlâ orada gönüllü çalışıyorum.

2014 yılın insanı seçilme teklifi aldım çünkü insanlar Euskirchener Friedenstag konseptini çok sevdiler. Kadınlara şiddete hayır projesi, dolayısıyla da teklifi aldım. Çünkü beni yılın kadını seçmek istediklerini söyleyenler Almanlardı. Öneriye ilgisiz kalarak destek olmayan Türkiye kökenlilerin tavrına çok üzüldüm ve yılın kadın adaylığını da kabul etmedim. 

2017 DE CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN BERLİN'E DAVET EDİLDi

2017 yılında Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck gerçekleştirdiğim projelerimden haberdar olmuş ve beni cumhurbaşkanlığı sarayına davet etti. Çok güzel ağırlandım. Elbette çok onurlandım ve çok güzel program organize edildi, unutulmaz bir gündü ve çok teşekkür ediyorum emeği geçenlere. 2018 projek memory ırkçılığa hayır projesi yaptım. Ve halen devam ediyor Workshop Afrika, trommelgruppe, karaok international, Friedensmoseik. 2015'te başladığım ve hâlâ devam eden mülteci kampında festival düzenliyorum. Ben 2015'den beri DRK Landesunterkunft Sozial yardımcı ve proje hazırlama görevlisiyim. Yılda iki kere Noel konseri, Almanya'da NRW olarak tanınan sanatçılar müzik grubu geliyor. Bu grupdakiler tanıdık arkadaşlarım ücretsiz geliyorlar. Bu yıl 20. Mart'ta Nevruz Şenliği olacak, yani şu an iki festivali hazırlıyorum 15 mart Euskirchen Barış Günü (Korona virüsü gerekçesi ile iptal edildi) ve 20 Mart Nevruz Eğlencesi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nevin Sezgin 4 ay önce

Çok teşekkür ederim

Avatar
Mustafa Sülü 4 ay önce

Sayın Nevin Hanım
Güzel çalışmaları Euskirchen de yaşayan Türkler olarak memnun oluyoruz ve gurur duyuyoruz belki istediği gibi olmasada yardımcı olduk Gazze için yapılan proğrama Ditib Euskirchen Camisi ve gönüllü bayanlarımız her türlü yardımı yaptı,kendisinin görev yaptığı Rotekruezen mülteciler kampına Ditib Euskirchen Camisi olarak Ramazan ayı boyunca hergün çorba götürdük hafta sonları üç çeşit yemek götürdük,Kuran’ı Kerim,seccade baş örtüsü gibi yardımlarımız oldu sonradan kendisi ve oradaki görevliler Camimize teşekkür etmek için geldiler.
Berlin’e Cumhurbaşkanı görüşmesinde sonra Camimizin Kermesinde bütün vatandaşlarımızın huzurunda teşekkür ederek çiçek taktim ettik.
Bu vesileyle bilhassa Camimizin proğramlarındada kendisi ve Rotekreuzunda ilk yardım konularında yardımları olmuştur.
Güzel ve faydalı çalışmalar dileğiyle

banner67

banner68

banner69

banner71

banner84

banner62

banner85

banner73

banner11

banner56

banner51

banner58

banner61

banner82

banner27

banner59

banner81