Öne Çıkanlar Cumhurbaşkanı AVRUPA kısa Doğan Suriyeli

Grup Yorum'un eski solisti CHP'li Yarayıcı'dan sert HDP eleştirisi

Önder'in Cumhuriyet gazetesindeki röportajında CHP'li vekillere söylediği, “Yarın öbür gün cezaevlerine konulacaksınız …Cezaevinde dinlemek üzere 'Kendim Ettim, Kendim Buldum' şarkısını şimdiden repertuarlarına almalarını öneriyorum” sözlerine yönelik Hilmi Yarayıcı, şöyle yanıt verdi:

"Bize hapishane şarkısı öneren Sayın Önder’e hatırlatmak isterim ki cezaevlerinde 'Daha fazla cesaret' türküleri söyleyen, 'O duvarlarınız vız gelir bizlere' diyen geleneğin temsilcileri de vardır. Bu anlamda Sayın Önder bizi düşünmesin içi rahat olsun, dün olduğu gibi yarında söyleyeceğimiz türküler umut, cesaret ve kavga türküleridir."

GEZİ SÜRECİNİ ÖRNEK VERDİ

"Gezi sürecinin “barış görüşmelerini sabote amaçlı olduğunu” söyleyen, 17/25 Aralık sürecini iktidara bir darbe olarak nitelendiren, 4+4+4 eğitim sisteminin gerici yönlerine destek veren, HDP’nin, CHP’ye dokunulmazlıklar konusunda üst perdeden akıl verir gibi konuşmasını kabul etmiyorum. Bu “akla”da ihtiyacımız yoktur."

HİLMİ YARAYICI'NIN BİRGÜN GAZETESİNDEKİ YAZISININ TAMAMI:


"Dokunulmazlıkların kaldırılmasının terörle mücadelenin başarıya ulaşmasını sağlamadığını geçmiş uygulamalardan biliyoruz. DEP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla bölgede şiddet sona ermemiştir.

Bu ülkenin Kürt sorunu vardır ve Genel Başkanımızın belirttiği gibi bu bir siyasi sorundur ve siyaset yoluyla çözülmelidir. AKP’nin dokunulmazlıklarını kaldırma hazırlığı “terörle mücadele” ye yönelik hamle değildir. Kürt sorununda çıkmaza saplanan iktidar şiddete dayanan politikalarında kendisine suç ortakları yaratmak istemektedir. Demokrasiyi, insan haklarını, özgürlüğü şiar edinen bir milletvekili olarak bu suça ortak olmayacağım.

Öncelikle dokunulmazlıkların Anayasaya geçici bir madde eklenerek kaldırılmak istenmesi hukuka da, Anayasanın ruhuna da aykırıdır. 83. Madde milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması sürecinde, siyasi parti gruplarında görüşme yapılmasını ve karar alınmasını yasaklamıştır. 83. madde bu haliyle dururken ek geçici maddeyle fezlekeleri toptan ele almak temel hukuk ilkeleriyle bağdaşmaz. İkinci önemli bir nokta: Dokunulmazlık, ceza yargılaması ile ilgili olduğundan, AK Parti önerisi ile ilgili olarak bir başka hukuka aykırılık sorunu daha ortaya çıkacaktır. Bilindiği gibi ceza hukukunda şüphelinin, sanığın veya mahkûmun aleyhine olan değişiklikler geriye yürümeyeceğini biliyoruz. Dolayısıyla Anayasal değişikliğinin yapıldığı ana kadar olan fezlekeler işleme alınamaz.Hukukun temel normlarından habersiz olan AKP’nin bu yaklaşımı “ben yaptım oldu” yaklaşımının bir sonucudur.

Ayrıca AKP’nin bu yasa önerisi ile, hem meclis çoğunluğu, hem de yargı eli ile, yolsuzları, hırsızları, yargılamayacağı açıktır! 17/25 Aralık gibi tarihin en büyük yolsuzluğunu kendi denetimlerine aldıkları yargıyla sözde aklayan AKP’nin dokunulmazlık dosyalarını yargıya havale etmek istemesi iki yüzlülüktür.14 yıllık deneyden sonra AKP’ye güvenmenin, sahte söylemelerine inanmanın mümkün olmadığını biliyoruz.AKP’nin “yargısı ile yargılamadan” çıksa çıksa bir kez daha adaletsizlik çıkacaktır!

Eğer kaldırılacak bir dokunulmazlık varsa bu; her gün başta Genel Başkanımız olmak üzere kendisinden olmayan herkese küfür ve hakaretler yağdıran Cumhurbaşkanı’nın dokunulmazlığıdır.

En ufak demokratik gösteriyi bile şiddetle bastırarak muhalefetsiz bir ülke özleminde olan Saray ülkemiz insanını gün geçtikçe kutuplaştırarak, düşmanlık tohumları ekmeye devam ediyor. Milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırarak parlamento muhalefetini de ortadan kaldırmak istiyor.

Hırsızlıklarının, yolsuzluklarının hesabının mutlaka sorulacağını bilen iktidar konumunu yitirmemek için her türlü hukuksuzluğa başvuracağını, dokunulmazlıkların kaldırılmak istenmesinin bunun bir parçası olduğunu biliyor ve iktidarın bu adımlarına hayır diyeceğim.

Gezi sürecinin “barış görüşmelerini sabote amaçlı olduğunu” söyleyen, 17/25 Aralık sürecini iktidara bir darbe olarak nitelendiren, 4+4+4 eğitim sisteminin gerici yönlerine destek veren, HDP’nin, CHP’ye dokunulmazlıklar konusunda üst perdeden akıl verir gibi konuşmasını kabul etmiyorum. Bu “akla”da ihtiyacımız yoktur.

Cumhuriyet gazetesine röportaj veren Sırrı Süreyya Önder CHP’li vekillere seslenerek; “Yarın öbür gün cezaevlerine konulacaksınız …Cezaevinde dinlemek üzere “Kendim Ettim, Kendim Buldum” şarkısını şimdiden repertuarlarına almalarını öneriyorum” diyor. Bize hapishane şarkısı öneren Sayın Önder’e hatırlatmak isterim ki cezaevlerinde “Daha fazla cesaret” türküleri söyleyen, “O duvarlarınız vız gelir bizlere” diyen geleneğin temsilcileri de vardır. Bu anlamda Sayın Önder bizi düşünmesin içi rahat olsun, dün olduğu gibi yarında söyleyeceğimiz türküler umut, cesaret ve kavga türküleridir.

Önder’in sözcülüğünü yapmakta olduğu siyasi geleneğe olan eleştirilerimizi içinden geçtiğimiz süreci göz önünde bulundurarak saklı tutuyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin başkanlık sistemine yaklaşımı nettir. Dün ne söylüyorsak bugünde aynı şeyi söylüyoruz, duruşumuzda en küçük bir sapma yoktur. Yeri geldiğinde iktidarla kol kola yürüyenlerin bu gün üst perdeden akıl verircesine CHP’nin “Anayasa değişikliğine evet” demenin “Erdoğan’ın başkanlığına evet” demek olduğunu söylemesi hafızalarımızla alay etmektir. “Seni başkan yaptırmayacağız” diyerek yola çıkanların bugün “gerekirse başkanlık tartışılır” noktasına geldiğinin farkındayız."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
şahin kanbur 5 yıl önce

dandini, dandini destana, danalar girmiş bostana, kow bostanci danay'i, yemesin lahana'yi, e... e... e... eh :-) (!)

türkiye'de siyaset gerçek yalan kurumudur. bu zat ı muhterem olan aynı zaman ve mekan içinde de bütün anadolu'nun ve rumeli'nin birer biricik ve altın tonton bu erlerimiz de kendi durdukları ve yürüdükleri bu zeminde tuttukları bu gerçek yalan rol model kader senaryolarını hakikaten ve çok samimiyetle, hem de her ikisi de çok doğru oynamışlardır :-) ... & ... /

şahin kanbur & (17 nisan 2016)


**(!)**

banner67

banner68

banner69

banner71

banner84

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner51

banner58

banner61

banner82

banner27

banner59

banner81