11 Mayıs 2021 İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanışının 10. yıldönümü.

Ganime GÜLMEZ

Almanya'da kadına yönelik erkek şiddeti, göçmen-mülteci kadınların sorunları, kadınların mesleki yaşam alanlarındaki sorunları gibi dallarda uluslararası faaliyet yürüten kadın örgütleri, “İstanbul Sözleşmesi’nin 10. yıldönümü. Ancak bu kutlanamayacak bir yıldönümü” şeklinde bir bildiri yayınladı.

Tunus'ta Kadın Konferansı: 'Zorluklar bizi durduramaz' Tunus'ta Kadın Konferansı: 'Zorluklar bizi durduramaz'

Onlarca kadın organizasyonu ve bu organizasyonlara bağlı yüzlerce şubenin destek verdiği bildiride şu ifadeler dikkat çekti:

“İstanbul Sözleşmesi’ni Almanya gibi geç imzalayan ülkeler var. Bu Sözleşme’yi, Türkiye gibi fesheden ülkeler var. Bu Sözleşme’ye imza attıkları halde, hukuki olarak henüz bunu pratiğe geçiremeyen ülkeler var. Örneğin Almanya bu Sözleşme’yi geç imzalamasına karşın, diğer ülkelerin deneyimlerinden faydalanarak sunduğumuz öneriler henüz yasallaşabilmiş, pratiğe geçirilebilmiş değil. 10 yıldır hukukileşmiş olan bu Uluslararası Sözleşme; kadın hayatlarına dokunamamış ve kadına yönelik şiddeti engellemenin önünde henüz bir yaptırım gücü olamamıştır. Bu Uluslararası Sözleşme’nin 10. yılını sevinçle kutlamanın mümkün olmadığı bir gerçeklik içerisindeyiz.”

Uluslararası Kadın Örgütlemeleri, 11 Mayıs’ta İstanbul Sözleşmesi gündemli çevirimiçi konferanslar düzenleyecekler.

Bu konferanslara; mesleki hayatları boyunca, göçmen-mülteci kadın sorunlarıyla ve uluslararası boyutta kadına yönelik şiddet gündemiyle ilgilenmiş olan doktorlar, avukatlar, psikologlar da katılacaklar.

Bu organizasyonlarda faaliyet gösteren kadınlar; İstanbul Sözleşmesi kapsamında binlerce sayfalık raporlar ve bu raporlara dayanan yasal öneriler sundukları halde, bu yasal öneriler henüz gündeme dahi alınmış değil.

Çevirimiçi konferanslara Ortadoğu ve Afrika ülkeleri de dahil birçok ülkeden katılım sağlanacak.

Almanya açısından da, özellikle mülteci-göçmen kadınların maruz kaldıkları aile içi şiddete yönelik sadece ek yasal maddeler eklenmesi değil, bu kadınların yaşam koşullarının düzeltilmesi (iltica süreçleri, ucuz emek pazarında sömürülmeleri vb.) için verilmesi gereken destek önerileri de yinelenecek.