Halkın Hukuk Bürosu, müvekkilleri Mustafa Koçak’ın (28) ölüm orucunun 297. gününde hayatını kaybettiğini duyurdu.

Bir itirafçının yalan beyanları sonucu tutuklandığı ileri sürülen Koçak, 3 Temmuz’dan beri açlık grevindeydi.

Mustafa Koçak'ın kendisine ağır işkence altında imzalatılan gizli tanık ifadelerini kabul etmediği için ölüm orucuna başladığını belirten Halkın Hukuk Bürosu, "Egemenler, onu bir tanıklarına 'Beyanlarım yalandı, bana işkenceyle yalan ifadeler imzalattılar' sözünü söyletmemek için katletti. Cinayet işlediler" açıklamasında bulundu. 

Halkın Hukuk Bürosu, ölüm orucundaki diğer müvekkilleri ve avukatları da hatırlatarak, "Bir kez daha sesleniyoruz, müvekkillerimiz İbrahim Gökçek, Didem Akman ve Özgür Karakaya'yı yaşatmak için arkadaşlarımız Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal'ı yaşatmak için taleplerini kabul edin" dedi.

İşte o mesaj:

28 yaşındaki Mustafa Koçak, 297 gündür sürdürdüğü ölüm orucu nedeniyle 29 kiloya düşmüştü.

Tatar'ın cinayet şüphelisi olarak oğlu tutuklandı Tatar'ın cinayet şüphelisi olarak oğlu tutuklandı

İzmir, Kırıklar 1 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Koçak’ın Ablası Ayşe Koçak, dün akşam sosyal medya hesabında kardeşi Koçak ile yaptığı telefon görüşmesini dair video çekerek, açıklamada bulunmuştu. Kardeşi Koçak’ın sağlık durumunun iyi olmadığını belirten abla Koçak, şunları söylemişti:

“Koçak'la yaptığımız telefon görüşmesi tamamlanmadı malesef. Kardeşim telefonda artık nefes alamadığını ve konuşamadığını söyledi. Tahmin edersiniz haftada iki gün 10 dakikalık sesini duyuyoruz. Artık onu da duyamıyoruz. Biz ailesi olarak cezaevini arıyoruz fakat bize ve avukatlarına bilgi vermeyeceklerini söylüyorlar. Mustafa bizim kardeşimiz ailemiz. Size bırakmayacağız. Onun orada sessizce ölmesini istiyorsunuz. Adalet Bakanlığına soruyorum. Mustafa’nın ölmesini mi bekliyorsunuz? Dosyayı neden sonuçlandırmıyorsunuz. Sizin işiniz adaleti sağlamak değil mi? Kime hizmet ediyorsunuz. Adalete, hukuka ve insanlığa hizmet etmeniz gerekirken, yeter artık çekin pis ellerinizi kardeşimin, ailemin ve insanların üzerinden. İnsanları suçsuz yere yargılamaktan vazgeçin ve yeter artık Mustafa’ya ses olun.”