Bir podcast'te ortaya atılan iddiaya göre Döpfner, Merz'i aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ile iş birliğine açık olmaya ikna etmeye çalıştı. Başbakanın bunu kesin bir dille reddettiği öne sürülürken, Axel Springer Grubu iddiaları "tamamen uydurma" ve "düzmece yalan" olarak nitelendirdi.
İddiaların kaynağı bir podcast
Tartışmalar, RedaktionsNetzwerk Deutschland (RND) tarafından yayımlanan "Wenn Sie wüssten..." (Bir Bilseydiniz...) adlı siyaset podcast'inde gündeme geldi.
Belgesel yapımcısı Stephan Lamby ile RND Genel Yayın Yönetmeni Eva Quadbeck, RND Berlin Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Kristina Dunz ile birlikte yaptıkları araştırmaya dayanarak, yılın başında Başbakanlık'ta Merz ile Döpfner arasında baş başa bir görüşme gerçekleştiğini ileri sürdü.
Gazeteciler, iddialarını görüşme sonrasında bilgi sahibi olduklarını söyledikleri "iyi bilgilendirilmiş kişiler", ikincil kaynaklar ve çeşitli emarelere dayandırdı. Bununla birlikte görüşmenin gerçekleştiğine dair doğrudan bir belge veya ses kaydı bulunmadığını da belirttiler.
"Bu ancak cesedimin üzerinden olur"
Podcast'te aktarılan iddiaya göre Döpfner, görüşmede Merz'i CDU'nun AfD ile olası bir iş birliğine kapıyı aralaması konusunda ikna etmeye çalıştı.
İddiaya göre Merz ise bu öneriyi kesin bir dille reddederek, "Bu ancak cesedimin üzerinden olur" ifadelerini kullandı.
Döpfner'in ısrarını sürdürmesi üzerine görüşmenin sertleştiği, Merz'in "Bu görüşme burada sona ermiştir" diyerek toplantıyı bitirdiği öne sürüldü.
Podcast'e göre Döpfner ise odadan çıkarken Başbakan'a, "Buna pişman olacaksınız" dedi.
Springer'den çok sert yalanlama
İddiaların ardından Axel Springer Grubu yazılı bir açıklamayla suçlamaları reddetti.
Şirket, X platformundaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Mathias Döpfner'in Başbakan'ı AfD ile iş birliğine zorladığı iddiası düpedüz yalandır. Görüşmenin hem içeriği hem de gidişatı tamamen uydurmadır."
Springer ayrıca benzer içerikte söylentilerin zaten Kasım 2025'ten itibaren Berlin'deki gazeteciler arasında dolaşıma sokulduğunu belirterek, bunun Döpfner'e yönelik uzun süredir planlanan bir "itibar suikastı kampanyası" olduğunu savundu.
Başbakanlıktan yorum yok
Federal Hükümet ise görüşmenin yapılıp yapılmadığı konusunda açıklama yapmadı.
Başbakan Yardımcı Sözcüsü Sebastian Hille, günlük basın toplantısında yalnızca "saçma söylentiler" ifadesini kullanırken, Başbakan'ın kamuoyuna açık olmayan programları hakkında prensip gereği bilgi verilmediğini söyledi.
Başbakanlık da RND'nin sorusuna verdiği yanıtta, "Başbakan'ın kamuya açık olmayan programları hakkında, gerçekleşmiş olsun ya da olmasın, bilgi vermiyoruz" açıklamasını yaptı.
Döpfner'in AfD tartışması yeni değil
Podcast'te yer alan bir başka iddiaya göre Döpfner, Merz'e benzer bir öneriyi 2025 Federal Meclis seçimleri öncesinde de iletti.
Habere göre Merz o görüşmede de AfD ile herhangi bir iş birliğini reddetti. Belgeselci Stephan Lamby, 2025 başında yaptığı bir röportajda Merz'in kendisine, "1933 bize bir kez yetti" dediğini hatırlattı. Bu sözle Merz'in Nazi iktidarının başlangıcına gönderme yaptığı değerlendiriliyor.
Merz'in sözleri yeniden gündemde
Podcast'in ardından siyasi kulislerde Merz'in 9 Mart 2026'da yaptığı bir açıklama yeniden gündeme geldi.
CDU'nun Baden-Württemberg eyalet seçimlerinde aldığı yenilginin ardından konuşan Merz, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bazı yayınevlerinden farklı çoğunluklar aramam yönünde çağrılar gelse bile bunu yapmayacağım."
Merz, AfD ile iş birliğinin ne Berlin'de ne de Baden-Württemberg'de söz konusu olacağını belirterek, "Bu partiyle iş birliği yapmayacağız. Nokta." demişti.
Springer medyasında dikkat çeken yayın çizgisi
Öte yandan Alman medyasında son aylarda Axel Springer Grubu'nun yayın politikası da tartışılıyor.
Özellikle Bild ve Die Welt gazetelerinde yayımlanan yorumlarda CDU'nun AfD'ye yönelik "güvenlik duvarı" (Brandmauer) siyasetinin sorgulandığına dikkat çekiliyor.
Mayıs ayında Bild Genel Yayın Yönetmeni Marion Horn, kaleme aldığı yazıda AfD ile hiçbir temas kurmama politikasının yalnızca AfD'nin işine yaradığını savunmuştu.
Gazete ayrıca okurları arasında yaptığı ankette katılımcıların yüzde 84'ünün CDU ile AfD arasında iş birliğini desteklediğini öne sürdü.
Bild Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Linna Nickel de "Güvenlik duvarı ülkeyi felç ediyor" diyen bir iş insanını öven bir köşe yazısı kaleme aldı.
Musk ve Thiel bağlantıları da gündemde
Springer'in son dönemde ABD'deki muhafazakâr çevrelerle kurduğu ilişkiler de Alman kamuoyunda tartışılıyor.
2024 sonunda milyarder Elon Musk, Springer bünyesindeki Die Welt gazetesinde yayımlanan makalesinde AfD'yi "Avrupa'nın son umudu" olarak nitelendirmişti.
Öte yandan Manager Magazin'in haberine göre, Trump'a yakınlığıyla bilinen Palantir kurucusu Peter Thiel, Mathias Döpfner'in oğlu Moritz Döpfner'in yatırım fonuna 50 milyon dolar aktardı. Fonun, savunma sanayi alanında faaliyet gösteren girişimlere yatırım yaptığı belirtiliyor.
Döpfner daha önce de siyasete müdahale iddialarıyla gündeme gelmişti
Mathias Döpfner'in siyaset üzerindeki etkisi Almanya'da ilk kez tartışılmıyor.
Birkaç yıl önce ortaya çıkan elektronik posta yazışmalarında Döpfner'in, dönemin Bild Genel Yayın Yönetmeni'ne federal seçimler öncesinde FDP lehine yayın yapılmasını istediği iddia edilmişti.